6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5223 E. 2023/1421 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale ödeme emri tebliği müddeabih tashih kat ihtarı tavzih sahtelik ödeme emri esas sözleşme ipotek kefalet hak düşürücü süre temlik kefil istirdat ihtar geçersizlik haciz iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ıslah yönetim kurulu kararı kredi sözleşmesi eksik inceleme yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına teminat temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 12.01.2022 tarihli karar ile ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı ve 12.01.2022 tarihli ek karar verilmesine yer olmadığı kararı davacılar ... ve... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde; davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi ... hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Temlik alanlar ... ve ...; davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından ..., davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile ... tarafından talep edilen alacağın 177.199,00 TL'ye yükseltildiği bildirilmiştir.

3.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davacıların ipotek ve kefaletleri nedeniyle sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkeme Kararı

Mahkemenin 29.11.2017 tarih, 2014/81 E. ve 2017/975 K. sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması davacı şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil ... tarafından yapılan en son ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000,00 USD tutarlı kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; ancak usulsüz işlem nedeniyle davacı ...'nin manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, müddeabihi temlik alanlar ... ve ... ile davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 07.05.2019 tarih, 2018/1629 E. ve 2019/3482 K. sayılı kararıyla temlik alanların tüm davalı Bankanın sair temyiz itirazlarının reddi ile sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm birleşen dosya davalısı yararına bozulmuştur.

C. Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bozma kapsamı dışında bırakılmakla kesinleştiğinden asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece 12.01.2022 tarih, 2021/191 E. ve 2021/483 K. sayılı ek kararı ile asıl davada müdahil olan ...'ın tavzih ve tahsis talebinin reddi ile ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına ve ek karara karşı süresi içinde asıl davada asli müdahil ... ve birleşen davada davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asli müdahil ... asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkilinin sağlanmadığını, Mahkemenin yeterli gerekçe olmaksızın taleplerini reddettiğini, son celse kendisine söz hakkı verilmediğini, son celse hükmünün tashih yolu ile düzeltilmesi gerektiğini, işin esasına yönelik de sözleşmelerdeki imzaların sahte olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahil ve birleşen davada davacı ... asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme yapıldığını, kredilerde imzasının bulunmadığını, kat ihtarı ve ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, yeniden duruşma açılıp karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketten alacaklarını temlik alan asli müdahiller ... ... ve ...'nin şirketin borçlarından dolayı sorumlu olup olmadığı, kararın tavzihi ve tahsisi ile esasına dair taleplerin reddine ilişkin ek kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asli müdahil ... ile asli müdahil ve birleşen davada davacı ...'in mahkemenin ek kararına ve asıl kararına yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11073 E. 2013/13048 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3570 E. 2021/1435 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1629 E. 2019/3482 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5223 E.  ,  2023/1421 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığı, ret

Taraflar arasındaki istirdat davasında bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda, Mahkemece asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekilince tavzih ve tahsis talebinde bulunmuş ve Mahkemeden ek karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece 12.01.2022 tarihli karar ile ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı ve 12.01.2022 tarihli ek karar verilmesine yer olmadığı kararı davacılar ... ve... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde; davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi ... hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Temlik alanlar ... ve ...; davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından ..., davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile ... tarafından talep edilen alacağın 177.199,00 TL'ye yükseltildiği bildirilmiştir.

3.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davacıların ipotek ve kefaletleri nedeniyle sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkeme Kararı

Mahkemenin 29.11.2017 tarih, 2014/81 E. ve 2017/975 K. sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması davacı şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil ... tarafından yapılan en son ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000,00 USD tutarlı kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı;

ancak usulsüz işlem nedeniyle davacı ...'nin manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, müddeabihi temlik alanlar ... ve ... ile davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 07.05.2019 tarih, 2018/1629 E. ve 2019/3482 K. sayılı kararıyla temlik alanların tüm davalı Bankanın sair temyiz itirazlarının reddi ile sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm birleşen dosya davalısı yararına bozulmuştur.

C. Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bozma kapsamı dışında bırakılmakla kesinleştiğinden asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece 12.01.2022 tarih, 2021/191 E. ve 2021/483 K. sayılı ek kararı ile asıl davada müdahil olan ...'ın tavzih ve tahsis talebinin reddi ile ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına ve ek karara karşı süresi içinde asıl davada asli müdahil ... ve birleşen davada davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asli müdahil ... asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkilinin sağlanmadığını, Mahkemenin yeterli gerekçe olmaksızın taleplerini reddettiğini, son celse kendisine söz hakkı verilmediğini, son celse hükmünün tashih yolu ile düzeltilmesi gerektiğini, işin esasına yönelik de sözleşmelerdeki imzaların sahte olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahil ve birleşen davada davacı ... asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme yapıldığını, kredilerde imzasının bulunmadığını, kat ihtarı ve ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, yeniden duruşma açılıp karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketten alacaklarını temlik alan asli müdahiller ... ... ve ...'nin şirketin borçlarından dolayı sorumlu olup olmadığı, kararın tavzihi ve tahsisi ile esasına dair taleplerin reddine ilişkin ek kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asli müdahil ... ile asli müdahil ve birleşen davada davacı ...'in mahkemenin ek kararına ve asıl kararına yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

asli müdahil ... ile asli müdahil ve birleşen davada davacı ... Öner'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ve asıl kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... ve ...'e ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/907000300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.