Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1629 E. 2019/3482 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haciz ihbarnamesi↗ ilamsız takip↗ müddeabih↗ sahtelik↗ icra hukuk mahkemesi↗ bloke↗ şikayet↗ ipotek↗ kefalet↗ ihtiyati haciz↗ hak düşürücü süre↗ temlik↗ geçersizlik↗ haciz↗ iflas↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ ibraz↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil... tarafından yapılan en son ödemenin 08/05/2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD'lik kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak icra iflas kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/15495 esas sayılı dosya alacağı için 31/10/2004 tarihinde haczedildiği, haczedilen maaş tutarı 16/01/2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık 1 yıl süre ile...'in emekli maaşını alamadığı yapılan usulsüz işlem nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, müddeabihi temlik alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alanların tüm davalı Banka'nın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen dosya davacısı... tarafından her ne kadar emekli maaşına haciz konulması nedeniyle manevi tazminat talep edilmekte ise de, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2004/15495 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı hakkında başlattığı ilamsız takip öncesinde almış olduğu ihtiyati haciz kararını dosyaya ibraz ederek 08/07/2004 tarihinde, borçluların bankalar nezdindeki doğmuş ve doğacak mevduat hak ve alacaklarının haczi için İİK’nun 89/1 maddesi gereğince 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etmiş olduğu, 1.haciz ihbarnamesine istinaden T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Yeşilköy Şubesince gönderilen 16/07/2004 tarih 785-319 sayılı cevabi yazıda ise, davacının banka nezdinde SSK maaş hesabının bulunduğu, 5838796 numaralı hesaba bloke konulduğunun bildirildiği, daha sonra bu hesaptaki hak ve alacaklar üzerindeki haczin kaldırılması talebi üzerine 09/05/2006 tarihinde ilgili Banka şubesine müzekkere gönderildiği görülmüştür. Davacının haciz işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayette bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir. Bu nedenle manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gözetilerek davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı ve eksik değerlendirme ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle birleşen dosya davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3570 E. 2021/1435 K.
Ortak:sahtelik · ipotek · kefalet · hak düşürücü süre · temlik · geçersizlik · iflas · ıslah · dava şartı · hak düşürücü süre · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil... tarafından yapılan en «son» ödemenin 08/05/2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak icra «iflas» kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14.
Kararı, «müddeabihi» «temlik» alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «temlik» alanların tüm davalı Banka'nın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en «son» ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8843 E. 2011/2364 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz kararda2-Birleşen dosya davacısı... tarafından her ne kadar emekli maaşına «haciz» konulması nedeniyle manevi tazminat talep edilmekte ise de, İstanbul 14.
İcra Müdürlüğü’nün 2004/15495 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı hakkında başlattığı «ilamsız takip» öncesinde almış olduğu «ihtiyati haciz» kararını dosyaya «ibraz» ederek 08/07/2004 tarihinde, borçluların bankalar nezdindeki doğmuş ve doğacak mevduat hak ve alacaklarının haczi için İİK’nun 89/1 maddesi gereğince 1. «haciz ihbarnamesi» gönderilmesini talep etmiş olduğu, 1.haciz ihbarnamesine istinaden T.C.
Davacının «haciz» işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne «şikayette» bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir.
Benzer bu karardaDavacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
O halde mahkemece, 506 sayılı yasa ile «haciz» «yasağının» devam ettiği göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak red hükmü kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · takibin kesinleşmesi · oy yasağı · istirdat
Benzer bu karardaDavacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan «takibin kesinleştiği», İzmir 6.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
SSK emekli maaşının haczine ilişkin «yasağın» düzenleyen 506 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeler içeren 5510 sayılı yasanın 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmişse de, bu tarih özel yasalarla ertelenmiş ve adı geçen yasa 01.10.2008 tarihinde, emekli maaşı haczine ilişkin yasak da eklenerek yürürlüğe girmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1629 E. , 2019/3482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince Bozmaya uyularak verilen 29/11/2017 tarih ve 2014/81-2017/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin müddeabihi temlik alanlar ... ve... ile davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, asıl davada davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi... hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... ve..., davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek, asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından..., davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile... tarafından talep edilen alacağın 177.199 TL ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Davacı... birleşen davada, davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil... tarafından yapılan en son ödemenin 08/05/2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD'lik kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak icra iflas kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14.
İcra Müdürlüğünün 2004/15495 esas sayılı dosya alacağı için 31/10/2004 tarihinde haczedildiği, haczedilen maaş tutarı 16/01/2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık 1 yıl süre ile...'in emekli maaşını alamadığı yapılan usulsüz işlem nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, müddeabihi temlik alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alanların tüm davalı Banka'nın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen dosya davacısı... tarafından her ne kadar emekli maaşına haciz konulması nedeniyle manevi tazminat talep edilmekte ise de, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2004/15495 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı hakkında başlattığı ilamsız takip öncesinde almış olduğu ihtiyati haciz kararını dosyaya ibraz ederek 08/07/2004 tarihinde, borçluların bankalar nezdindeki doğmuş ve doğacak mevduat hak ve alacaklarının haczi için İİK’nun 89/1 maddesi gereğince 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etmiş olduğu, 1.haciz ihbarnamesine istinaden T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Yeşilköy Şubesince gönderilen 16/07/2004 tarih 785-319 sayılı cevabi yazıda ise, davacının banka nezdinde SSK maaş hesabının bulunduğu, 5838796 numaralı hesaba bloke konulduğunun bildirildiği, daha sonra bu hesaptaki hak ve alacaklar üzerindeki haczin kaldırılması talebi üzerine 09/05/2006 tarihinde ilgili Banka şubesine müzekkere gönderildiği görülmüştür.
Davacının haciz işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayette bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir. Bu nedenle manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gözetilerek davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı ve eksik değerlendirme ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle birleşen dosya davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan sebeplerle temlik alanların tüm, birleşen dosya davalısının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dosya davalısının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alanlar ... ve...'den ayrı ayrı alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı iadesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/506877900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz