Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3570 E. 2021/1435 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik↗ ipotek↗ kefalet↗ hak düşürücü süre↗ temlik↗ geçersizlik↗ iflas↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en son ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD'lik kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı ...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/15495 esas sayılı dosya alacağı için 31.10.2004 tarihinde haczedildiği, haczedilen maaş tutarı 16.01.2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık 1 yıl süre ile ...'in emekli maaşını alamadığı yapılan usulsüz işlem nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın ... ve...vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
... ve...vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asli müdahiller ... ve...vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1629 E. 2019/3482 K.
Ortak:sahtelik · ipotek · kefalet · hak düşürücü süre · temlik · geçersizlik · iflas · ıslah · dava şartı · hak düşürücü süre · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en «son» ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil... tarafından yapılan en «son» ödemenin 08/05/2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak icra «iflas» kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14.
Kararı, «müddeabihi» «temlik» alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «temlik» alanların tüm davalı Banka'nın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · ilamsız takip · müddeabih · bloke · şikayet · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2004/15495 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı hakkında başlattığı «ilamsız takip» öncesinde almış olduğu «ihtiyati haciz» kararını dosyaya «ibraz» ederek 08/07/2004 tarihinde, borçluların bankalar nezdindeki doğmuş ve doğacak mevduat hak ve alacaklarının haczi için İİK’nun 89/1 maddesi gereğince 1. «haciz ihbarnamesi» gönderilmesini talep etmiş olduğu, 1.haciz ihbarnamesine istinaden T.C.
Davacının «haciz» işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne «şikayette» bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir.
Kararı, «müddeabihi» «temlik» alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
2-Birleşen dosya davacısı... tarafından her ne kadar emekli maaşına «haciz» konulması nedeniyle manevi tazminat talep edilmekte ise de, İstanbul 14.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5327 E. 2011/16292 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet yolu · malvarlığına ilişkin dava · hakkın kötüye kullanılması · emredici hüküm · şikayet · oy yasağı · muvafakat · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile «şikayet yolu» ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen «muvafakat» ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, «emredici» nitelikteki hükümlerdir.
Bu kapsamda, mahkemece aksi düşünce ile, Mart 2006 tarihinden Mart 2007 tarihine kadar yasal yollara başvurmamak suretiyle davacının hacze zımnen «muvafakat» ettiği ve bu döneme ilişkin talepte bulunmasının MK'nun 2. maddesine göre «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Kural olarak, borç dolayısıyla borçlunun «malvarlığını» teşkil eden mal, alacak ve hakları, haczedilebilmekle birlikte, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3570 E. , 2021/1435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2017 gün ve 2014/81 - 2017/975 sayılı kararı bozan Daire'nin 07.05.2019 gün ve 2018/1629 - 2019/3482 sayılı kararı aleyhinde asli müdahiller ... ve...vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı temsilcisi, asıl davada davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi...hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000.- TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... ve ..., davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek, asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından ..., davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile...tarafından talep edilen alacağın 177.199 TL'ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Davacı...birleşen davada, davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek, 50.000.- TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en son ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD'lik kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı ...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14.
İcra Müdürlüğünün 2004/15495 esas sayılı dosya alacağı için 31.10.2004 tarihinde haczedildiği, haczedilen maaş tutarı 16.01.2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık 1 yıl süre ile ...'in emekli maaşını alamadığı yapılan usulsüz işlem nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın ... ve...vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
... ve...vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asli müdahiller ... ve...vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asli müdahiller ... ve...vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asli müdahiller ... ve ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639773700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz