Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2506 E. 2013/3539 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil sözleşmesi↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ şirketin feshi↗ bono↗ husumet yokluğu↗ protokol↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bononun tarafların ortağı oldukları davalı şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik olarak teminat amacıyla verildiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı hakkında başlatılan takibe konu 212.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine davalı şirket yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, bonoya dayalı menfi tesbit istemine ilişkin olup, mahkeme yukarıda yazılı olduğu şekilde mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Senede dayalı menfi tesbit davalarında, davacının iddiasını yine aynı mahiyette bir delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça iddianın ispatı cihetinde taraflar arasında düzenlenen 29.11.2007 tarihli protokole dayanılmış olup, bu protokole göre davacının kendi adına yurtdışında tescil ettirmiş olduğu tasarımlar ile web sitesine ilişkin haklarının tarafların ortağı olduğu davalı şirkete devredileceği ve bu devrin gerçekleşmesine kadar davacı tarafından şirkete 212.000,00 TL ödeneceği, tasarımların devredilmesi halinde şirketin anılan bedeli davacıya iade edeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar protokolde bonoya ilişkin bir düzenleme mevcut değil ise de, kural olarak senede karşı tanık dinlenmesi mümkün değil ise de protokol taraflar arasındaki ilişkide bir delil sözleşmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece, davacıya verilen ödünç para nedeniyle bononun imzalanarak davalıya verildiğine ilişkin davalı tarafın savunmasının taraflar arasındaki ilişki ve dosya kapsamına göre hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabulü ile delil sözleşmesi mahiyetindeki taraflar arasında düzenlenen protokolde yer alan davacının şirkete devretmeyi taahhüt ettiği tasarım tescil belgelerinin ne olduğu ve davalı şirkete devredilip devredilmediği, dolayısı ile davaya konu bononun bu devir işlemine ilişkin olarak düzenlenip düzenlenmediği protokolde isim ve imzaları bulunan tanıkların da dinlenilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10642 E. 2016/4180 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «bononun» tarafların ortağı oldukları davalı «şirketin feshi» ve tasfiyesine yönelik olarak «teminat» amacıyla verildiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı hakkında başlatılan takibe konu 212.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine davalı şirket yönünden ise «husumet yokluğundan» davanın reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, şirket aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya ve takibe konu 212.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce anılan yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6207 E. 2022/2627 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · mevduat hesabı
Benzer bu kararda… lüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10204 E. 2013/14266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacının temyiz istemi üzerine Dairemizce re'sen görev cihetinden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2506 E. , 2013/3539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret (...
4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen ....11.2010 tarih ve 2008/422-2010/922 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’in davalı şirketin ortakları iken 29.11.2007 tarihinde yapılan protokol ile müvekkilinin şirketteki hisselerinin devrinin kararlaştırıldığını, ayrıca şirketin geçmiş yıllara ait borçlarından dolayı müvekkilinden 212.000,00 TL bedelli teminat bonosu alındığını, bu bononun davalı ... tarafından kendi adına düzenlenerek takibe konulduğunu, oysa müvekkilinin davalılara bono nedeniyle borçu bulunmadığını ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, bononun davacının müvekkiline olan borcu nedeniyle verildiğini, teminat için verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bononun tarafların ortağı oldukları davalı şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik olarak teminat amacıyla verildiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı hakkında başlatılan takibe konu 212.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine davalı şirket yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, bonoya dayalı menfi tesbit istemine ilişkin olup, mahkeme yukarıda yazılı olduğu şekilde mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Senede dayalı menfi tesbit davalarında, davacının iddiasını yine aynı mahiyette bir delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça iddianın ispatı cihetinde taraflar arasında düzenlenen 29.11.2007 tarihli protokole dayanılmış olup, bu protokole göre davacının kendi adına yurtdışında tescil ettirmiş olduğu tasarımlar ile web sitesine ilişkin haklarının tarafların ortağı olduğu davalı şirkete devredileceği ve bu devrin gerçekleşmesine kadar davacı tarafından şirkete 212.000,00 TL ödeneceği, tasarımların devredilmesi halinde şirketin anılan bedeli davacıya iade edeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar protokolde bonoya ilişkin bir düzenleme mevcut değil ise de, kural olarak senede karşı tanık dinlenmesi mümkün değil ise de protokol taraflar arasındaki ilişkide bir delil sözleşmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece, davacıya verilen ödünç para nedeniyle bononun imzalanarak davalıya verildiğine ilişkin davalı tarafın savunmasının taraflar arasındaki ilişki ve dosya kapsamına göre hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabulü ile delil sözleşmesi mahiyetindeki taraflar arasında düzenlenen protokolde yer alan davacının şirkete devretmeyi taahhüt ettiği tasarım tescil belgelerinin ne olduğu ve davalı şirkete devredilip devredilmediği, dolayısı ile davaya konu bononun bu devir işlemine ilişkin olarak düzenlenip düzenlenmediği protokolde isim ve imzaları bulunan tanıkların da dinlenilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararı mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487595000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz