6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11706 E. 2011/4249 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi limited şirketin feshi limited şirket ortağı takibin kesinleşmesi münfesihlik şirketin feshi kar payı ihbar ihtar limited şirket kâr payı haciz eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 522

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına haciz konulduğu, davalı şirkete kar payının ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre ihtar gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin feshine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket ortağının alacaklısı tarafından ortaklık payının haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı limited şirketin feshi davasıdır. Böyle bir davanın açılabilmesi için alacaklı, borçlunun kişisel mallarından veya limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmektedir. TTK'nun 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki icra

takibinin kesinleşmesi ile limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olması, ortaklığın feshin için ancak bir koşuldur. Böyle bir durumda TTK'nun 522. maddesindeki feshi ihbarın limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekmektedir. Bundan sonra ortaklığın feshi davasının açılması gerekmektedir.

Somut olayda ise davalı şirket ortakları ... ve ...hakkında başlatılan takip kesinleşmiş ise de TTK’nun 522. maddesinde düzenlenen feshi ihbar tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğ edilmeden doğrudan şirkete tebliğ edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlara göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Icra takibinin kesinleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18554 E. 2013/16232 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Icra takibinin kesinleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13917 E. 2012/5034 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Münfesihlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11706 E.  ,  2011/4249 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2006/122 - 2009/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortakları olan ...ve ...’den olan alacağının tahsili için başlatılan takip sonucu bu kişilerin şirketteki paylarına haciz konulduğunu, davalı şirkete ortakların kar paylarının icra dosyasına ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre ihtar gönderildiğini, ancak borcun ödenmediği gibi ortakların şirketten ihraç da edilmediklerini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortakları olan ...ve ... hakkında yapılan icra takibinde davalı şirketteki paylarına haciz konulduğu, davalı şirkete kar payının ödenmesi için TTK’nun 522. maddesine göre ihtar gönderildiği halde borcun ödenmediği ve ortakların ihraç edilmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin feshine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket ortağının alacaklısı tarafından ortaklık payının haczi nedeniyle TTK’nun 522. maddesine dayalı alacaklının açtığı limited şirketin feshi davasıdır. Böyle bir davanın açılabilmesi için alacaklı, borçlunun kişisel mallarından veya limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmektedir. TTK'nun 522. maddesinde ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak limited ortaklıkta bir ortağın aleyhindeki icra

takibinin kesinleşmesi ile limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olması, ortaklığın feshin için ancak bir koşuldur. Böyle bir durumda TTK'nun 522. maddesindeki feshi ihbarın limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekmektedir. Bundan sonra ortaklığın feshi davasının açılması gerekmektedir.

Somut olayda ise davalı şirket ortakları ... ve ...hakkında başlatılan takip kesinleşmiş ise de TTK’nun 522. maddesinde düzenlenen feshi ihbar tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğ edilmeden doğrudan şirkete tebliğ edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlara göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021093700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.