Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13039 E. 2013/12915 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ sigorta ettiren↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ ıslah↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte 27.240.00 TL'nin ıslah tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davanın zaman aşımı nedeniyle karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki hasarın davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamında “Sigorta sözleşmesinden doğan alacaklara ilişkin TTK’nın 1268. maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresi, sigorta ettiren bakımından rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.'nın 1299. madde yollaması ile aynı Kanunun 1292. maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın sigorta
poliçesine dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ancak; kısmi dava açılmış olması halinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilir, ek davanın da zaman aşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ıslahla artırılan miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli ıslah dilekçesine karşı ıslahla artırılan bölüm için davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle tüm sigorta bedeli yönünden temerrüde düşmesine ve ıslahla arttırılan kısım bakımından TTK.’nın 1268. maddesindeki zamanaşımı süresi dolmuş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi bakımından ıslah edilen kısım için davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı sigorta şirketi yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3662 E. 2011/17241 K.
Ortak:sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · riziko · iş bölümü · olumsuz oy · ıslah · taşıyan · sigorta poliçesi · zamanaşımı iki yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaDairemizin bozma ilamında “Sigorta «sözleşmesinden doğan» alacaklara ilişkin TTK’nın 1268. maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresi, «sigorta ettiren» bakımından «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.'nın 1299. madde yollaması ile aynı Kanunun 1292. maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSigorta «sözleşmesinden doğan» alacaklara ilişkin TTK.nun 1268 nci maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresi, «sigorta ettiren» bakımından, «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.nun 1299 nci madde yollaması ile aynı Kanun’un 1292 nci maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu durumda mahkemece, 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı def»’i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
2) Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · ağır kusur · taşıyıcının sorumluluğu · tanıma · kâr mahrumiyeti · zamanaşımı def'i · def'i · taşıyıcı
Benzer bu kararda2) Davalılardan «taşıyıcı» firmanın «zamanaşımı def»’ine karşı mahkemece, emtiadaki «hasarın» taşıyıcının ağır kusuruyla gerçekleştiği kabul edilerek TTK.nun 767/5.maddesi uyarınca, «taşıyıcının sorumluluğunda» bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmayacağına hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,araç sürücüsünün gerekli özeni göstermeyerek üst geçide kamyondaki emtiayı çarpmasının «ağır kusur» olarak nitelenmesinin gerektiği, bu nedenle de TTK 767/5 maddesi uyarınca «zamanaşımının» bir yıl olarak uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.112,00 TL’nin 22.12.2005, 27.240,00 TL’nin ise «ıslah» tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle davalılardan tahsiline, atiye bırakılan «kar mahrumiyeti» istemi hakkında ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Somut olayda da bu «tanımın» kapsamında kalan ve «ağır kusur» olarak kabulü gereken olgu ispat edilmediğinden davaya konu alacağın davalılardan «taşıyıcı» şirket hakkında «zamanaşımına» uğradığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan taşıyıcı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece, 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı def»’i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1050 E. 2013/1418 K.
Ortak:ıslah · hasar · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan «hasarın» «sigorta poliçesine» dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için «zamanaşımı» süresi dolmamıştır.
Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yargılama konusu uyuşmazlıkta «hasar» 08.12.2008 tarihinde meydana gelmiş, davacı 02.04.2009 tarihinde ikame ettiği davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500 TL'nın tahsilini talep etmiş,10.10.2011 tarihinde istemini 84.931,94 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile «ıslahın» yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i
Benzer bu karardaDavalı ise ıslahla artırılan tutar yönünden süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile «ıslahın» yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle tüm sigorta bedeli yönünden «temerrüde» düşmesine ve ıslahla arttırılan kısım bakımından TTK.’nın 1268. maddesindeki «zamanaşımı» süresi dolmuş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi bakımından «ıslah» edilen kısım için davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin temyi …
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7733 E. 2011/695 K.
Ortak:zamanaşımı defi · sigorta sözleşmesi · olumsuz oy · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle tüm sigorta bedeli yönünden «temerrüde» düşmesine ve ıslahla arttırılan kısım bakımından TTK.’nın 1268. maddesindeki «zamanaşımı» süresi dolmuş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi bakımından «ıslah» edilen kısım için davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin temyi …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece davalı vekilinin «zamanaşımı defi» hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Davada, «ıslah» dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili «son» celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · işyeri sigortası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Davada, «ıslah» dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili «son» celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13039 E. , 2013/12915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2012/56-2012/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 4 adet dokuma makinesinin, davalılardan sigorta şirketince nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalandığını ve diğer davalıya ait kamyonla Adana'dan İstanbul'a taşınırken Şirinevler üst geçidine çarpma nedeniyle hasarlandığını ve bundan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, hasar tutarı olarak şimdilik 12.112.00 TL tazminatın ve 5.000.00 TL kâr mahrumiyetinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında kar mahrumiyeti talebini atiye terk etmiş ve 04.12.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat istemini 39.352,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili, rizikonun poliçe teminatı dışında olduğunu ve zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan taşıyıcı şirket vekili, hasarın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte 27.240.00 TL'nin ıslah tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davanın zaman aşımı nedeniyle karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki hasarın davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamında “Sigorta sözleşmesinden doğan alacaklara ilişkin TTK’nın 1268. maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresi, sigorta ettiren bakımından rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.'nın 1299. madde yollaması ile aynı Kanunun 1292. maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan hasarın sigorta
poliçesine dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ancak; kısmi dava açılmış olması halinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilir, ek davanın da zaman aşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ıslahla artırılan miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli ıslah dilekçesine karşı ıslahla artırılan bölüm için davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle tüm sigorta bedeli yönünden temerrüde düşmesine ve ıslahla arttırılan kısım bakımından TTK.’nın 1268. maddesindeki zamanaşımı süresi dolmuş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi bakımından ıslah edilen kısım için davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı sigorta şirketi yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040385700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz