Muacceliyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1050 E. 2013/1418 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ıslah↗ hasar↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268'inci maddeleri uyarınca, sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yargılama konusu uyuşmazlıkta hasar 08.12.2008 tarihinde meydana gelmiş, davacı 02.04.2009 tarihinde ikame ettiği davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500 TL'nın tahsilini talep etmiş,10.10.2011 tarihinde istemini 84.931,94 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ise ıslahla artırılan tutar yönünden süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece, alacağın muaccel olduğu tarih ile ıslahın yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13039 E. 2013/12915 K.
Ortak:ıslah · hasar · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yargılama konusu uyuşmazlıkta «hasar» 08.12.2008 tarihinde meydana gelmiş, davacı 02.04.2009 tarihinde ikame ettiği davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500 TL'nın tahsilini talep etmiş,10.10.2011 tarihinde istemini 84.931,94 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile «ıslahın» yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan «hasarın» «sigorta poliçesine» dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için «zamanaşımı» süresi dolmamıştır.
Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · riziko · iş bölümü · olumsuz oy · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDairemizin bozma ilamında “Sigorta «sözleşmesinden doğan» alacaklara ilişkin TTK’nın 1268. maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresi, «sigorta ettiren» bakımından «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.'nın 1299. madde yollaması ile aynı Kanunun 1292. maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan «hasarın» «sigorta poliçesine» dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için «zamanaşımı» süresi dolmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1050 E. , 2013/1418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.11.2011 tarih ve 2009/196-2011/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanan müvekkiline ait dükkanda çıkan yangın sonucu bütün malzemelerinin yandığını, talep edilmesine rağmen davalının zararı karşılamayı kabul etmediğini ileri sürerek, şimdilik 7500,00 TL'nın yangının çıkış tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 84.931,94 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının yandığını ileri sürdüğü malların giriş faturalarını ibraz edemediğini, iş yerinin hacmi itibariyle bu miktar emtianın dükkanda bulunmasının mümkün olmadığını, hasar miktarının tespitinde işyerinin hacminin dikkate alınması gerektiğini, ıslah olunan alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davacının işyerinde çıkan yangın sonucu işyerindeki emtiaların bir kısmının kısmen, bir kısmının ise tamamen hasarlandığı, yangın nedeniyle davacının zararının 84.931,94 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 84.931,94 TL toplam alacaktan 7.500,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden, 77.431,94 TL'nın 10/10/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 1299, 1292 ve 1268'inci maddeleri uyarınca, sigorta alacakları 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yargılama konusu uyuşmazlıkta hasar 08.12.2008 tarihinde meydana gelmiş, davacı 02.04.2009 tarihinde ikame ettiği davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500 TL'nın tahsilini talep etmiş,10.10.2011 tarihinde istemini 84.931,94 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ise ıslahla artırılan tutar yönünden süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece, alacağın muaccel olduğu tarih ile ıslahın yapıldığı tarih arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilerek, ıslahla artırılan tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253545500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz