Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7733 E. 2011/695 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ zamanaşımı defi↗ işyeri sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ ıslah↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Kısmi dava açılması hallerinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilmekte olup, daha sonra açılacak ek davanın da işleyen zamanaşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden, ıslahla artırılan miktar bakımından da işlemeye devam eden zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
Davada, ıslah dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili son celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı defi hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı define karşı, olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.
Ortak:olumsuz oy · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavada, «ıslah» dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili «son» celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Mahkemece davalı vekilinin «zamanaşımı defi» hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı vekilinin «zamanaşımı» define karşı, olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «iltibas» yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13039 E. 2013/12915 K.
Ortak:zamanaşımı defi · sigorta sözleşmesi · olumsuz oy · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece davalı vekilinin «zamanaşımı defi» hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Davada, «ıslah» dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili «son» celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece 04.12.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine karşı ıslahla artırılan «bölüm» için davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı defi» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle tüm sigorta bedeli yönünden «temerrüde» düşmesine ve ıslahla arttırılan kısım bakımından TTK.’nın 1268. maddesindeki «zamanaşımı» süresi dolmuş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi bakımından «ıslah» edilen kısım için davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin temyi …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · riziko · iş bölümü · taşıyan · sigorta poliçesi · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın davalılardan sigorta şirketinden ve emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyandan» tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamında “Sigorta «sözleşmesinden doğan» alacaklara ilişkin TTK’nın 1268. maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresi, «sigorta ettiren» bakımından «rizikonun» gerçekleştiğinin sigortacıya bildirme borcunun doğduğu (TTK.'nın 1299. madde yollaması ile aynı Kanunun 1292. maddesi hükmünde belirtilen) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, 04.12.2005 tarihinde meydana gelen kazada oluşan «hasarın» «sigorta poliçesine» dayalı olarak davalılardan sigorta şirketinden istenmesine yönelik 07.12.2006 tarihinde açılan işbu kısmi dava için «zamanaşımı» süresi dolmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 12.112,50 TL'nin 22/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte 27.240.00 TL'nin «ıslah» tarihi 04/12/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8358 E. 2016/6599 K.
Ortak:ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavada, «ıslah» dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili «son» celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Kısmi dava açılması hallerinde, «zamanaşımı» yalnızca açılmış olan kısım için kesilmekte olup, daha sonra açılacak ek davanın da işleyen zamanaşımı süresi dolmadan açılması şarttır.
Benzer bu karardaOysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · ceza zamanaşımı · eş rızası · muvafakat · haksız fiil · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
3- Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin, «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7733 E. , 2011/695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ AV. CEVHER DAĞDEVİREN
Taraflar arasında görülen davadaİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/634-2008/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalanan müvekkiline ait işyerinde hırsızlık olduğunu, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile 15.107,25 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Kısmi dava açılması hallerinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilmekte olup, daha sonra açılacak ek davanın da işleyen zamanaşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden, ıslahla artırılan miktar bakımından da işlemeye devam eden zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
Davada, ıslah dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili son celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı defi hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı define karşı, olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlere temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009670000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz