6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz Ticaret

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7274 E. 2011/17376 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35 cy/cy şerhi tebligat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ilk transferden önce Akıntürk bargede 3.850 litre bulunduğu, ilk transferden sonra Orse Gemisi'nde bulunan 3.250 litre ile bargedeki 150 litre toplandığında yakıt miktarının 3.400 litre olduğu, 100 litre farkın gemi devrelerinde kalabilecek veya kalibrasyon cetveli olmayan jeneratör tankında ölçülen miktarın yanlışlığından doğabileceği, her transferde motorindeki kayıp oranı dikkate alındığında yakıt alımından önce Orse Gemisi'ndeki kalibrasyonsuz tankların kontrol edilmemesi ve makine jurnalindeki o günlere ait sayfalara bakma imkanının olmaması nedeniyle davacının 3.500 litre motorin bedelini, taşıma ücretini ve 24 saat 10 dakika bekletilmesinden dolayı piyasa rayicine göre 1000 USD sürastarya ücretini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Davalı vekili, kararın tebliğine ilişkin tebligatın yanında çalışmayan kişiye, farklı bir tarih yazılarak yapıldığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun olmadığını savunarak, mahkemenin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine ilişkin 24/03/2010 tarihli ek kararı temyiz etmiştir. Tebligat Kanunu’nun 17. maddesinde “ Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü ile 20. maddesindeki “… anılan şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir..” hükmü gereğince, tebligatın davalı vekili yanında çalışmayan kişiye ve vekilin geçici olarak başka bir yere gittiği keyfiyeti şerh düşülmeden yapıldığı, bu durumda tebligatın geçerli olmadığı anlaşıldığından, davalının temyiz talebinin reddine ilişkin 24/03/2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin 16/02/2010 tarihli karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14357 E. 2014/2684 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Feri müdahale

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5358 E. 2014/11606 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6036 E. 2014/20447 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tecavüzün ref'i ve men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17211 E. 2015/8571 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müstahsil makbuzu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4830 E. 2011/15704 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7274 E.  ,  2011/17376 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2008/212-2010/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin petrol ticareti yaptığını, 05/01/2007 tarihinde davalı tarafın Orse gemisi için 3.500 litre motorin talebi üzerine Bornova’dan Aliağa’ya tanker ile getirilen motorinin Orse Gemisi'nin açıkta olması nedeniyle ... ile gemiye tahliye edildiğini, davalının tahliye edilen miktarın 3.500 litreden az olduğunu iddia etmesi üzerine bargeye geri tahliye işlemi yapıldığını ve birkaç kez daha yapılan aynı işlemlerde farklı miktarlar çıktığını, survey talepleri üzerine üç kez daha işlemin tekrarlandığını ve her tahliyede motorinin azaldığının anlaşıldığını, survey raporlarından motorindeki eksilmenin müvekkiline yüklenemeyeceğinin anlaşıldığını, Orse Gemisi'nde yakıt kaçağının olabileceğini, bu gemide kalibrasyon olmadığından sağlıklı ölçüm de yapılamadığını, 10 dakikalık tahliye işlemi için 28 saat denizde çalışmak zorunda kaldıklarını, navlun ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL motorin bedeli, 250 TL navlun bedeli ve 1.250 TL sürastarya bedeli olmak üzere toplam 6.500 TL’nin , ıslah dilekçesiyle de toplam 9.562 TL’nin 06/01/2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, getirilen motorinin ilk tahliyesinde 750 litre eksik olduğunu, tarafların imzası olmayan ve kabul etmedikleri survey raporunda bu eksikliğin nedeninin tespit edilmediğini, eksikliğini davacının gemisinin motorini kara tankerinden alırken boş devrelerinin dolması ile oluştuğunu, Orse Gemisi'nin devrelerindeymiş gibi gösterilmesinin yanıltıcı olduğunu, gemilerinin her zaman denize elverişli halde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ilk transferden önce Akıntürk bargede 3.850 litre bulunduğu, ilk transferden sonra Orse Gemisi'nde bulunan 3.250 litre ile bargedeki 150 litre toplandığında yakıt miktarının 3.400 litre olduğu, 100 litre farkın gemi devrelerinde kalabilecek veya kalibrasyon cetveli olmayan jeneratör tankında ölçülen miktarın yanlışlığından doğabileceği, her transferde motorindeki kayıp oranı dikkate alındığında yakıt alımından önce Orse Gemisi'ndeki kalibrasyonsuz tankların kontrol edilmemesi ve makine jurnalindeki o günlere ait sayfalara bakma imkanının olmaması nedeniyle davacının 3.500 litre motorin bedelini, taşıma ücretini ve 24 saat 10 dakika bekletilmesinden dolayı piyasa rayicine göre 1000 USD sürastarya ücretini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Davalı vekili, kararın tebliğine ilişkin tebligatın yanında çalışmayan kişiye, farklı bir tarih yazılarak yapıldığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun olmadığını savunarak, mahkemenin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine ilişkin 24/03/2010 tarihli ek kararı temyiz etmiştir. Tebligat Kanunu’nun 17. maddesinde “ Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü ile 20. maddesindeki “… anılan şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse;

keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir..” hükmü gereğince, tebligatın davalı vekili yanında çalışmayan kişiye ve vekilin geçici olarak başka bir yere gittiği keyfiyeti şerh düşülmeden yapıldığı, bu durumda tebligatın geçerli olmadığı anlaşıldığından, davalının temyiz talebinin reddine ilişkin 24/03/2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin 16/02/2010 tarihli karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 24/03/2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 16/02/2010 tarihli hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 426,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039478600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.