Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6036 E. 2014/20447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki dinlenilme hakkı↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ tebligat kanunu m.35↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ cy/cy şerhi↗ kefil↗ tebligat↗ tacir↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacılar murisi Ş.. G..ün 23.962,19 TL ödeme yaptığı, eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarına halef bulunduğu, alacaklının haklarına halef olan kefilin Bankanın sadece sıfatından kaynaklanan haklara değil örneğin alacaklının tacir sıfatından kaynaklanabilecek haklarına da halef bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar H.. N.. ve Ü..vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alacak davasıdır. […]. N.. ve Ü.. vekili davanın müvekkillerine tebliğ edilmediğini ve müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde; dava dilekçesinin adı geçen davalıların ".. Mah. Yenidere Sok. No.. Şişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle tebligat ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildi. Keyfiyeti bildiren ihbarname adresin kapısına yapıştırıldı. Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
1982 Anayasası'nın 36., HUMK'nın 73., 6100 sayılı HMK'nın 27. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Aynı Kanun'un 20. maddesine göre de, 17. maddede yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır.
Yukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında davalılara yapılan tebligatta asillerin tevziaat saatlerinde nerede bulundukları ve haber verilen komşusunun kimliği tebligat mazbatasından anlaşılamamaktadır. Bu durumda tebligatın usulüne uygun olduğundan da bahsedilemez. Mahkemece, davalılara usulüne uygun biçimde tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına geçilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekilinin ve davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14357 E. 2014/2684 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." «şerhi» ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21. maddeye göre yapılır.
Dosya kapsamında bulunan, davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin tarafın vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · tebligat usulsüzlüğü · vekile tebliğ · temsil
Benzer bu karardaYukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında davalı vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, «usulsüz tebliği» «öğrenme tarihinin» beyan edilmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen, 15/07/2013 tarihli davalı «temsilcisinin» temyiz talebinin reddine yönelik kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davalı temsilcisinin asıl karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair kararı davalı «temsilcisi» tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan, davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin tarafın vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
2-Davalı «temsilcisinin» asıl karara yönelik temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5358 E. 2014/11606 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." «şerhi» ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21. maddeye göre yapılır. .
Dosya kapsamında bulunan, fer'i müdahale talep eden vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin fer'i müdahale talep edenin vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahale · öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · müdahale talebi · tebligat usulsüzlüğü · tahkikat · vekile tebliğ · tasfiye memuru
Benzer bu karardaA.Ş tarafından davalı .... aleyhine açılan davada davalı ....'nin TTK 435. maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği ve kararın 10/01/2013 tarihinde kesinleştiği, HMK'nın 66. maddesine göre «tahkikat» tamamlanıncaya kadar «feri müdahale» talebinde bulunulabileceği, fer'i müdahale talebinde bulunanın tahkikat sona erdikten sonra müdahale talebinde bulunduğu gerekçesiyle «müdahale talebinin» reddine karar verilmiş, anılan kararın fer'i müdahale talep eden tarafından temyizi üzerine, mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz iste …
Yukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında fer'i müdahale talep eden vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu, «usulsüz tebliği» «öğrenme tarihinin» beyan edilmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen, 05.02.2014 tarihli, fer'i müdahilin temyiz talebinin reddine yönelik kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve fer'i müdahale talep edenin asıl karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamında bulunan, fer'i müdahale talep eden vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin fer'i müdahale talep edenin vekiline değil de sekreterine yapıldığı, ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı anlaşılmaktadır.
… sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve fer'i müdahale talep edenin, zarar gördüğünü iddia ettiği «tasfiye memuru» işlemlerine karşı her zaman tasfiye memurunu denetleyen mahkemeye başvurabilecek olmasına göre, fer'i müdahale talep edenin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7056 E. 2015/548 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21. maddeye göre yapılır.
Benzer bu kararda… ..., ....'nin temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Aynı Yasa'nın 20. maddesinde, anılan 12 nci ve 13 ncü maddelere atıf yapılarak, kendisine «tebligat» yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde, bu keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · dava sebebi · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen komşunun isim ve imzasının tebliğ tutanağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalı ...’na «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...’na 18.11.2013 günü «usulüne uygun tebliğ» edilmiş ve hüküm HUMK'nın 432 nci maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra 04.12.2013 tarihinde temyiz edilmiştir.
… ..., ....'nin temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9968 E. 2010/8935 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." «şerhi» ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Benzer bu karardaKendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21 inci maddeye göre yapılır denilmektedir.
Dosya içerisinde bulunan «tebligat» tutanaklarının incelenmesinde; davalıların dışarıda olması sebebiyle tebligatın Eyüp Manaz isimli kişiye yapıldığı, bu kişinin aynı yasanın 13,14,16,17,18 maddeler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatif tarafından davacının ihracına karar verildiği, kararın iptal edildiği, buna rağmen ortaklığa iade edilmediği, «yönetim kurulu» üyelerinin kendilerine yüklenen «görevleri» kasten veya ihmal ile yerine getirmemeleri durumunda sorumlu olacakları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.000 YTL maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17211 E. 2015/8571 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat · teslim
İncelediğiniz karardaŞişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle «tebligat» ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildi.
Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." «şerhi» ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Benzer bu karardaBu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde «tebligat», 21'inci maddeye göre yapılır. '' ve 21. maddesinde ''Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı «şerh» ve imza eder.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde de '' Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de «tebligat» yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · öğrenme tarihi · kollektif şirket · tebliğ tarihi · halefiyet · usulüne uygun tebliğ · mirasçılık · fesih
Benzer bu karardaY.. vekili tarafından tebliğ mazbatasında ismi geçen şahsın çalışanı olmadığı beyan edilerek buna ilişkin sigortalı «kaydı» sunulması ve özellikle yapılan karar tebliğinin yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle gerekçeli kararın «usulüne uygun tebliğ» edildiğindan söz edilemeyeceğinden, «öğrenme tarihi» «tebliğ tarihi» olarak kabul edilerek temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, mümeyyiz davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile, mahkemece verilen te …
Film'in bir «kollektif şirket» olup, şirketin 1971 yılında kurulduğu, 1983 yılında da «fesih» ve «tasfiye» olduğu, filmler üzerindeki hakların anılan şirketin yetkili imza sahibi dava dışı M.
Dava konusu filmleri imal ettiren (yapımcı) şirketi «temsile» yetkili Mehmet Karahafız'ın 1983 tarihinde «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete ait filmlerin «tasfiye» yoluyla mali haklarına sahip olduğu hususu da ispat edilemediğinden adı geçenin «mirasçılarının» davalılara mali hak devir yetkilerinin bulunmadığına dair mahkeme görüşü isabetlidir.
Ç."ın «kanuni halefinden» mali hak devrine dair bir belgenin de «ibraz» edilmediği, dolayısıyla dava tarihinde asıl davada davacının da mali hak sahipliği bulunmadığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın asıl davada davalı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6036 E. , 2014/20447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÇAY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/02/2013
NUMARASI 2012/2-2013/100
Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2013 tarih ve 2012/2-2013/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı Nilgün'ün kullandığı krediye diğer davalılar ile birlikte kefil olduğunu, davalılaraın kredi borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilleri murisinin ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle 26.730,00 TL'nin muhtelif ödeme tarihinden itibaren işleyecek %72 temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacılar murisi Ş.. G..ün 23.962,19 TL ödeme yaptığı, eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarına halef bulunduğu, alacaklının haklarına halef olan kefilin Bankanın sadece sıfatından kaynaklanan haklara değil örneğin alacaklının tacir sıfatından kaynaklanabilecek haklarına da halef bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar H.. N.. ve Ü..vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alacak davasıdır. […]. N.. ve Ü.. vekili davanın müvekkillerine tebliğ edilmediğini ve müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde; dava dilekçesinin adı geçen davalıların ".. Mah. Yenidere Sok. No.. Şişlş-İstanbul" adreslerine tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın tevziaat saatlerinde bulunmaması sebebiyle tebligat ilgili mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildi. Keyfiyeti bildiren ihbarname adresin kapısına yapıştırıldı. Durumun muhattaba haber vermesi icin ismini vermeyen komşusuna haber verildi." şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. .
1982 Anayasası'nın 36., HUMK'nın 73., 6100 sayılı HMK'nın 27. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Aynı Kanun'un 20. maddesine göre de, 17. maddede yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır.
Yukarıda belirlenen kanun hükümleri karşısında davalılara yapılan tebligatta asillerin tevziaat saatlerinde nerede bulundukları ve haber verilen komşusunun kimliği tebligat mazbatasından anlaşılamamaktadır. Bu durumda tebligatın usulüne uygun olduğundan da bahsedilemez. Mahkemece, davalılara usulüne uygun biçimde tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına geçilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekilinin ve davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar H.. ve N.. Ç.. ile Ü.. Ç.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102570500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz