Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4126 E. 2011/16279 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/4126 E. , 2011/16279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2008/148-2009/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;müvekkilinin 24. ve 25 sınıfta tescilli PANÇO ve PANCHO markalarının sahibi olduğunu, davalı Kariyer Dış Ticaret ve Dan. Hiz Nakl. LTD. ŞTİ' nin PANÇO ve PANCHO ibarelerinin 12 ve 20. sınıfl mallarda marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyetli başvuru sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazların reddedildiğini, oysa markaların aynı olduğunu, emtia benzerliği konusunda da sınıflandırma sisteminin bağlayıcı olmadığını, tescil başvurusu kapsamındaki malların müvekkilinin markasının emtia listesi ve ticari işletmesinin faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili mallar olduğunu ileri sürerek; TPE YİDK’nın 2008-M-406 ve 2008-M-417 sayılı kararlarının iptalini, davalı şirket adına tescil edilen markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; başvuruların emtia listelerindeki malların farklı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı Kariyer Dış Tic. ve Dan. Hiz. Nakl. Ltd. Şti. vekili ise, markaların görsel açıdan aynı veya benzer olmadığını, tescilli oldukları mal veya hizmet sınıfları açısından da aynı veya benzer olmadığını, davacının 3, 5, 10, 12, 18, 20, 25 ve 35. sınıflarda 2007 yılında yaptığı tescil başvurusunun ise müvekkilinin 2006 yılındaki tescil başvurusundan sonra yapıldığını, markaların sınıfları dikkate alındığında hitap ettikleri tüketici grubunun farklı olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacının uzun yıllardan beri kullandığı ve tanıttığı markasını, yazılış şeklini dahi değiştirmeden ve emtia listesinin bir kısmı bakımından benzer olacak şekilde tescil ettirmek istemesindeki amacın, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak olduğu, bu bakımdan davalının başvuru aşamasında kötü niyetli olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı; davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu marka başvurularında yer alan 12/04, 12/09, 12/26, 20/05, 20/01, 20/15 ve 20/24. sınıf mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) ve 8/4. maddesi uyarınca nisbi ret ve hükümsüzlük sebeplerinin gerçekleşmiş bulunmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı şirketin, davacının uzun yıllardan beri kullandığı ve tanıttığı markasının yazılış şekli ve emtia listesinin bir kısmı bakımından haksız yarar sağlaması kuvvetle muhtemel mallar için tescil ettirmek istemesi ve binlerce kelime içinde davacı markasının yazılış şeklini dahi aynen kullanarak uyuşmazlık konusu 2006/40831 ve 2006/40832 sayılı marka başvurularını yapmasının davalının kötüniyetli olarak davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak amacını taşıdığı gerekçe siyle de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde kötüniyetle gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nun 2. maddesi uyarınca kötü niyetin korunması mümkün olamayacağndan kötüniyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Söz konusu HGK kararında, genel olarak kabul gören anlayışa göre tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli marka tescili olarak kabul edileceği belirtilmekte olup, kötüniyetin varlığının her somut olayın özellikleri gözönüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu durumda, somut uyuşmazlık bakımından yukarıda (1) nolu bentteki 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) ve 8/4 maddeleri kapsamında tescil engeli bulunan mallar dışındaki dava konusu başvuruların kapsadığı 12 ve 20. sınıftaki diğer ürünlerin vasfı, niteliği, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi ve başvuruda kullanılan renklerin davacının tanınmış kabul edilen markasının koruma kapsamında olmadığı dikkate alındığında başvuru konusu PANÇO ve PANCHO ibarelerinin bu ürünler üzerinde kullanılması halinde davacı markalarından haksız yararlanma oluşturmak amacıyla davalı şirket tarafından kötüniyetli olarak tescil başvurusu yapıldığının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
O halde, yukarıda (1) nolu bentte sayılan emtia dışında kalan ve dava konusu başvurularda yer alan 12. ve 20. sınıflardaki diğer mallar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4241 E. 2012/5907 K.
Ortak:ticari işletme · kötüniyet
İncelediğiniz karardaŞTİ' nin PANÇO ve PANCHO ibarelerinin 12 ve 20. sınıfl mallarda marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, benzerlik, tanınmışlık ve «kötüniyetli» başvuru sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazların reddedildiğini, oysa markaların aynı olduğunu, emtia benzerliği konusunda da sınıflandırma sisteminin bağlayıcı olmadığını, tescil başvurusu kapsamındaki malların müvekkilinin markasının emtia listesi ve «ticari işletmesinin» faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili mallar olduğunu ileri sürerek; TPE YİDK’nın 2008-M-406 ve 2008-M-417 sayılı kararlarının iptalini, davalı şirket adına tescil …
… ndan haksız yarar sağlaması kuvvetle muhtemel mallar için tescil ettirmek istemesi ve binlerce kelime içinde davacı markasının yazılış şeklini dahi aynen kullanarak «uyuşmazlık konusu» 2006/40831 ve 2006/40832 sayılı marka başvurularını yapmasının davalının «kötüniyetli» olarak davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak amacını taşıdığı gerekçe siyle de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde «kötüniyetle» gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağndan kötüniyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
Benzer bu karardaŞti' nin PANÇO ve PANCHO ibarelerinin 12 ve 20. sınıfl mallarda marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, benzerlik, tanınmışlık ve «kötüniyetli» başvuru sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazların reddedildiğini, oysa markaların aynı olduğunu, emtia benzerliği konusunda da sınıflandırma sisteminin bağlayıcı olmadığını, tescil başvurusu kapsamındaki malların müvekkilinin markasının emtia listesi ve «ticari işletmesinin» faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili mallar olduğunu ileri sürerek; TPE YİDK’nın 2008-M-406 ve 2008-M-417 sayılı kararlarının iptalini, davalı şirket adına tescil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/272 E. 2013/826 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet
İncelediğiniz karardaYargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde «kötüniyetle» gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağndan kötüniyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
ŞTİ' nin PANÇO ve PANCHO ibarelerinin 12 ve 20. sınıfl mallarda marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, benzerlik, tanınmışlık ve «kötüniyetli» başvuru sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazların reddedildiğini, oysa markaların aynı olduğunu, emtia benzerliği konusunda da sınıflandırma sisteminin bağlayıcı olmadığını, tescil başvurusu kapsamındaki malların müvekkilinin markasının emtia listesi ve «ticari işletmesinin» faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili mallar olduğunu ileri sürerek; TPE YİDK’nın 2008-M-406 ve 2008-M-417 sayılı kararlarının iptalini, davalı şirket adına tescil …
… ndan haksız yarar sağlaması kuvvetle muhtemel mallar için tescil ettirmek istemesi ve binlerce kelime içinde davacı markasının yazılış şeklini dahi aynen kullanarak «uyuşmazlık konusu» 2006/40831 ve 2006/40832 sayılı marka başvurularını yapmasının davalının «kötüniyetli» olarak davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak amacını taşıdığı gerekçe siyle de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… sunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının «iyiniyetinden» bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1811 E. 2019/3433 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… 8/4 maddeleri kapsamında tescil engeli bulunan mallar dışındaki dava konusu başvuruların kapsadığı 12 ve 20. sınıftaki diğer ürünlerin vasfı, niteliği, hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi ve başvuruda kullanılan renklerin davacının tanınmış kabul edilen markasının koruma kapsamında olmadığı dikkate alındığında başvuru konusu PANÇO ve PANCHO ibarelerinin bu ürünler üzerinde kullanılması halinde davacı markalarından haksız yararlanma oluşturmak amacıyla davalı şirket tarafından «kötüniyetli» olarak tescil başvurusu yapıldığının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… a göre; davalının "KARİYER OFİSİ+Şekil" ibareli başvuru markasıyla, davacının "KARİYER" asıl unsurunu oluşturan tescilli markaları arasında görsel ve işitsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunduğu, davalının başvuru markasında asli unsurun "KARİYER" ibaresi olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… a göre; davalının "KARİYER OFİSİ+Şekil" ibareli başvuru markasıyla, davacının "KARİYER" asıl unsurunu oluşturan tescilli markaları arasında görsel ve işitsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunduğu, davalının başvuru markasında asli unsurun "KARİYER" ibaresi olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu …
Karara karşı davalı kurum vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7135 E. 2011/17206 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaYargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde «kötüniyetle» gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağndan kötüniyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
Benzer bu karardaYargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde kötü niyetle gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki TMK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağından kötü niyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
… te kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli marka tescili olarak kabul edileceği belirtilmekte olup, «kötü niyetin» varlığının her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ‘ VOLKAN’ ibaresini önceye dayalı olarak kullandığı, bilinir hale getirdiği, her iki marka arasında esaslı unsurun ‘VOLKAN’ ibaresi olduğu, davalının «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak markayı adına tescil ettirdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, markaya tecavüzün tespitine, hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4256 E. 2013/11834 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4126 E. , 2011/16279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2008/148-2009/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;müvekkilinin 24. ve 25 sınıfta tescilli PANÇO ve PANCHO markalarının sahibi olduğunu, davalı Kariyer Dış Ticaret ve Dan. Hiz Nakl. LTD. ŞTİ' nin PANÇO ve PANCHO ibarelerinin 12 ve 20. sınıfl mallarda marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyetli başvuru sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazların reddedildiğini, oysa markaların aynı olduğunu, emtia benzerliği konusunda da sınıflandırma sisteminin bağlayıcı olmadığını, tescil başvurusu kapsamındaki malların müvekkilinin markasının emtia listesi ve ticari işletmesinin faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili mallar olduğunu ileri sürerek; TPE YİDK’nın 2008-M-406 ve 2008-M-417 sayılı kararlarının iptalini, davalı şirket adına tescil edilen markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; başvuruların emtia listelerindeki malların farklı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı Kariyer Dış Tic. ve Dan. Hiz. Nakl. Ltd. Şti. vekili ise, markaların görsel açıdan aynı veya benzer olmadığını, tescilli oldukları mal veya hizmet sınıfları açısından da aynı veya benzer olmadığını, davacının 3, 5, 10, 12, 18, 20, 25 ve 35. sınıflarda 2007 yılında yaptığı tescil başvurusunun ise müvekkilinin 2006 yılındaki tescil başvurusundan sonra yapıldığını, markaların sınıfları dikkate alındığında hitap ettikleri tüketici grubunun farklı olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacının uzun yıllardan beri kullandığı ve tanıttığı markasını, yazılış şeklini dahi değiştirmeden ve emtia listesinin bir kısmı bakımından benzer olacak şekilde tescil ettirmek istemesindeki amacın, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak olduğu, bu bakımdan davalının başvuru aşamasında kötü niyetli olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı; davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu marka başvurularında yer alan 12/04, 12/09, 12/26, 20/05, 20/01, 20/15 ve 20/24. sınıf mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) ve 8/4. maddesi uyarınca nisbi ret ve hükümsüzlük sebeplerinin gerçekleşmiş bulunmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı şirketin, davacının uzun yıllardan beri kullandığı ve tanıttığı markasının yazılış şekli ve emtia listesinin bir kısmı bakımından haksız yarar sağlaması kuvvetle muhtemel mallar için tescil ettirmek istemesi ve binlerce kelime içinde davacı markasının yazılış şeklini dahi aynen kullanarak uyuşmazlık konusu 2006/40831 ve 2006/40832 sayılı marka başvurularını yapmasının davalının kötüniyetli olarak davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak amacını taşıdığı gerekçe siyle de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde kötüniyetle gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nun 2. maddesi uyarınca kötü niyetin korunması mümkün olamayacağndan kötüniyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Söz konusu HGK kararında, genel olarak kabul gören anlayışa göre tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli marka tescili olarak kabul edileceği belirtilmekte olup, kötüniyetin varlığının her somut olayın özellikleri gözönüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu durumda, somut uyuşmazlık bakımından yukarıda (1) nolu bentteki 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) ve 8/4 maddeleri kapsamında tescil engeli bulunan mallar dışındaki dava konusu başvuruların kapsadığı 12 ve 20. sınıftaki diğer ürünlerin vasfı, niteliği, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi ve başvuruda kullanılan renklerin davacının tanınmış kabul edilen markasının koruma kapsamında olmadığı dikkate alındığında başvuru konusu PANÇO ve PANCHO ibarelerinin bu ürünler üzerinde kullanılması halinde davacı markalarından haksız yararlanma oluşturmak amacıyla davalı şirket tarafından kötüniyetli olarak tescil başvurusu yapıldığının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
O halde, yukarıda (1) nolu bentte sayılan emtia dışında kalan ve dava konusu başvurularda yer alan 12. ve 20. sınıflardaki diğer mallar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039446800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz