Ibraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5093 E. 2011/16749 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının ortaklığını usulüne uygun ibraz edeceği pay senedi veya onun yerine geçecek ilmuhaberle kesin olarak kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4030 E. 2021/6017 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre,ilmuhaberlerin «teslimine» ilişkin karar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», davacı vekilinin alacak istemi için açtığı davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9444 E. 2015/6159 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, «sözleşmenin ihlalinin» de sabit olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10644 E. 2013/13287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaMahkemece,davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda, davalının, davacıya ait tescilli markayı kullanmasının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12643 E. 2016/6412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı banka ve «borcu üstlenen» ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda anılanlar yönünden davanın bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3678 E. 2014/10444 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17022 E. 2014/1925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5093 E. , 2011/16749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2010 tarih ve 2009/230-2010/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Denizli plastik san. Tic. A.Ş. nin 500.000.000.-TL sermayeli olarak kurulduğunu davacının 1 hissesi 1000 TL den olmak üzere 200 hisseyi satın alarak ortak olduğunu bu tarihten itibaren pay defterinde hissedarlığının tescilli olduğu halde, şirketin ünvanının değiştirildiği ve yeni adı ile toplanılan olağan üstü genel kurulun hazirun cetvelinde adı ve hissesinin gösterilmediğini, toplantı sonucu sorulduğunda şirketin iflas ettiği hissesinin bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin 1977 yılında söz konusu 200 hisseyi yüksek bir bedelle satın aldığını TTK.na göre şirketin pay defteri tutulmasının zorunlu olduğunu şirket tarafından yapılan toplantının TTK nun 368 nci maddesine uygun şekilde tebliğ edilmediğini toplantının usulsüz olması nedeni ile TTK nun 370 nci maddesi uyarınca toplantının geçersiz olacağını davalı şirketin kurulduğu 1976 yılından bu yana müvekkilinin hissesine karşılık olarak herhangi bir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin şirkette hissedar bulunduğuna ve bu hissenin 1/150 paya tekabül edecek ölçüde ve güncel parasal meblağa iblağının, artırılan sermayeden payına düşen bedelin ve bedelsiz tutarında sermayeye ilavesini dağıtılan kardan hissesine düşen miktarın tespiti ve yasal faizi ile taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket yetkililerinin davacının şirket ortağı olduğunu iddia ettiği dönemdeki yöneticilerden pay defterini teslim almadıklarını, davacının şirket ortağı olduğuna ilişkin ticaret sicilinde hiçbir kayıt bulunmadığını, yalnızca hazirun cetvelindeki bilgiye dayanılarak bilgi verildiğini, bunun dışında davacının şirket ortağı olduğuna dair başkaca resmi belgenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının ortaklığını usulüne uygun ibraz edeceği pay senedi veya onun yerine geçecek ilmuhaberle kesin olarak kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039376800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz