Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14762 E. 2012/2624 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '15 günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas masası↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ iflas idaresi↗ eda davası↗ tespit davası↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ hak düşürücü süre↗ görevsizlik kararı↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına tespit davası olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir eda davası ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin görevsizliğine, TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, dava dilekçesi kapsamında Off Shore hakkında eda davası açılması gerekir iken tespit talebi ile yetinildiğinden İmar Bankası Off Shore Ltd hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan Z. Cumhur Doğan ve Müflis İmar Bankası İflas İdaresi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf davalı TMSF’nun tasarruf mevduat sigorta kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek dava açtığına göre bu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle sonucu itibariyle kararın doğru olması nedeniyle davacı vekilinin TMSF, BDDK, Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
./...
2009/14762
2012/2624
S3
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-[…] Cumhur Doğan Müflis İmar Bankası A.Ş.’ne BDDK tarafından el konulmasından sonra yönetim kurulu üyesi olarak , daha sonra bankanın 03.07.2003 tarihinde TMSF’ye devri üzerine TMSF tarafından yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak atanan bir kamu görevlisidir. Davalının atandığı ve görev yaptığı dönemde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da husumet ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir. Bu itibarla mahkemece davalı ...’nın hukuki durumunun açıklanan maddeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.235.maddesi uyarınca davacının davadan önce iflas masasına başvurduğu, iflas masanın talebi reddettiği ve işbu davanın İİK. 235. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından bu davalı aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmek gerekirken, bu davalı aleyhine açılan davanın erken olduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamış Müflis İmar Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Müflis İmar Bankası A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
./...
2009/14762
2012/2624
S4
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2511 E. 2012/11354 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · eda davası · tespit davası · derdestlik · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın «derdest» olduğunu bildirmiştir.
Benzer bu kararda… i olduğu ve işlemleri denetlemenin mahkemenin görevi dışında kaldığı, davalı ...’nin ise bankaya el koymakla beraber ayrı bir yönetim atadığı ve daha sonra bankanın «iflas» ettiği anlaşılmakla ...’ye «husumet» yöneltilemeyeceği, müflis İmar Bankası A.Ş ile ... ve ... hakkında açılan davaların da banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği bunun yanında banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacının dava dilekçesinin sonuç kısmının 1. ve 2. maddesindeki hususların tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek konular olduğu gerekçesiyle Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu hakkında açılan davada mahkemenin «görevsizliğine» ... hakkında davanın husumet nedeniyle reddine, müflis T.İmar Bankası T.A.Ş., ..., ... hakkında açılan davanın ise erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, Off …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · i̇i̇k 194 · sınırlı sorumluluk
Benzer bu kararda2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… i olduğu ve işlemleri denetlemenin mahkemenin görevi dışında kaldığı, davalı ...’nin ise bankaya el koymakla beraber ayrı bir yönetim atadığı ve daha sonra bankanın «iflas» ettiği anlaşılmakla ...’ye «husumet» yöneltilemeyeceği, müflis İmar Bankası A.Ş ile ... ve ... hakkında açılan davaların da banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği bunun yanında banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacının dava dilekçesinin sonuç kısmının 1. ve 2. maddesindeki hususların tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek konular olduğu gerekçesiyle Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu hakkında açılan davada mahkemenin «görevsizliğine» ... hakkında davanın husumet nedeniyle reddine, müflis T.İmar Bankası T.A.Ş., ..., ... hakkında açılan davanın ise erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, Off …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · husumet · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · yargı yolu · i̇i̇k 194 · sınırlı sorumluluk · uyuşmazlık konusu · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
5)Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince, mahkemece, davalılar BDDK, ... ve TMSF’ye yönelik davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15923 E. 2013/2649 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz karardaİflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.235.maddesi uyarınca davacının davadan önce «iflas» masasına başvurduğu, «iflas masanın» talebi reddettiği ve işbu davanın İİK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.
Ortak:eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Benzer bu kararda… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · idari işlem · yargı yolu · i̇i̇k 194 · hukuki yarar · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15411 E. 2012/15707 K.
Ortak:eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · hak düşürücü süre · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · husumet · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Benzer bu kararda… edelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tesbitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, «eda davası» açılabilecekken tesbit talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» görülmediğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine, davalı ...A.Ş'ye yönelik açılan davanın kayıt kabul talebine dönüştüğünü, ancak davanın erken açılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden de reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği, bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise davacı tarafından davalı ...
Ltd'e yatırılan meblağın adı geçenin mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» çerçevesinde adı geçen davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden davacı tarafça bu aşamada ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · hukuki yarar · temsil
Benzer bu kararda… edelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tesbitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, «eda davası» açılabilecekken tesbit talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» görülmediğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine, davalı ...A.Ş'ye yönelik açılan davanın kayıt kabul talebine dönüştüğünü, ancak davanın erken açılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden de reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği, bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise davacı tarafından davalı ...
Ltd'e yatırılan meblağın adı geçenin mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» çerçevesinde adı geçen davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden davacı tarafça bu aşamada ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
4- Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille «temsil» ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.
Ortak:derdestlik · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
… , müvekkilinin parasını gerçekte davalı T.İmar Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, dava …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15970 E. 2012/14711 K.
Ortak:eda davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete «husumet» yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına «tespit davası» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir «eda davası» ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin «görevsizliğine», TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, d …
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, «eda davası» açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.
Yönünden davacının ilk önce paranın «havale» edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak «görevlendirildiği» ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka «tüzel kişiliğinin» de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ...
2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · yargı yolu · i̇i̇k 194 · tüzel kişilik · hukuki yarar · havale
Benzer bu karardaYönünden davacının ilk önce paranın «havale» edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak «görevlendirildiği» ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka «tüzel kişiliğinin» de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ...
2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, «eda davası» açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.
Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5481 E. 2013/8603 K.
Ortak:iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaİflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.235.maddesi uyarınca davacının davadan önce «iflas» masasına başvurduğu, «iflas masanın» talebi reddettiği ve işbu davanın İİK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası
Benzer bu kararda… i yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun «sorumluluk davası» bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalılar TMSF vekili ve Müflis T.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14762 E. , 2012/2624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
DAVALIlLAR :
1- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
VEKİLİ Av. ...
2-...
VEKİLİ Av. ... Gelirli
3-...İFLAS İDARESİ
4-...
5-...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2009 tarih ve 2008/392-2009/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Z. Cumhur Doğan ve Müflis Türkiye İmar […]A.Ş. İflas İdaresi vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.......ile davalı ... iflas idaresi vekili Av. N..........u, TMSF vekili Av. C..........lu, BDDK vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası’nın gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilana aldanarak bankaya yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, daha sonra 03.07.2003 tarihli kararla bankanın TMSF’ye devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından Off Shorre’ye para yatıranlara paranın ödenmeyeceği kararı altına aldığını, oysa ki müvekkilinin parayı Off Shore hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, cüzdan üzerine Off Shore yazılmasının müvekkilinin talimatı dışında olduğunu, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off Shore Ltd’nin hakim ortağı olan ...’ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, bunun yanında BDDK çalışanı İmar Bankası A.Ş yönetim kurulu üyesi ve daha sonra Müflis İmar Bankası A.Ş Genel Müdürü olan ...
ve temsil ettiği BDDK’nın da zarardan sorumlu olduğunu, TMSF’nin de bankaya el koyarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek İmar Bank Off Shore Ltd adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının ve paranın İmar Bankası A.Ş bünyesinde bulunduğunun ve Off Shore’ye aktarılmadığının tespitine, 164.141,33 Euro karşılığı olan 317.296,71 TL’nin davalılardan avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı BDDK vekili, kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, ...’ın yasalar gereği atamasının yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
./...
2009/14762
2012/2624
S2
Davalı ... vekili, kendisinin el konulmadan önce bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere dava açılamayacağını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, ayrıca idari işlem olması nedeniyle husumetin idari yargıda görülmesi gerektiğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 sayılı ve 08.06.2004 günlü kararı ile İmar Bankası’nın iflasına karar verildiğinden husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Müflis Türk İmar […]A.Ş iflas idaresi vekili, İmar Bankası’nda mevduatı olan kişilerin iflas masasına başvurabileceklerini, davacının da iflas masasına müracaat ettiğini, İmar Bankası Off Shorre’nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve husumetin oraya yöneltilmesi gerektiğini, davacının 02.10.2000 tarihinde iki farklı Off Shorre hesabı için ayrı ayrı yazmış olduğu hesap kapatma talimatında ve hesap açma talimatlarında imzasının olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına tespit davası olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir eda davası ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin görevsizliğine, TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ...
ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, dava dilekçesi kapsamında Off Shore hakkında eda davası açılması gerekir iken tespit talebi ile yetinildiğinden İmar Bankası Off Shore Ltd hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan Z. Cumhur Doğan ve Müflis İmar Bankası İflas İdaresi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf davalı TMSF’nun tasarruf mevduat sigorta kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek dava açtığına göre bu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle sonucu itibariyle kararın doğru olması nedeniyle davacı vekilinin TMSF, BDDK, Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
./...
2009/14762
2012/2624
S3
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-[…] Cumhur Doğan Müflis İmar Bankası A.Ş.’ne BDDK tarafından el konulmasından sonra yönetim kurulu üyesi olarak , daha sonra bankanın 03.07.2003 tarihinde TMSF’ye devri üzerine TMSF tarafından yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak atanan bir kamu görevlisidir. Davalının atandığı ve görev yaptığı dönemde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da husumet ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
Bu itibarla mahkemece davalı ...’nın hukuki durumunun açıklanan maddeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.235.maddesi uyarınca davacının davadan önce iflas masasına başvurduğu, iflas masanın talebi reddettiği ve işbu davanın İİK. 235. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından bu davalı aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmek gerekirken, bu davalı aleyhine açılan davanın erken olduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamış Müflis İmar Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Müflis İmar Bankası A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
./...
2009/14762
2012/2624
S4
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar TMSF, BDDK, Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalılardan TMSF, BDDK ve Z.Cumhur Doğan'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22/03/2012 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036831200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz