Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10236 E. 2010/10822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ bloke↗ sahtecilik↗ sözleşmeye aykırılık↗ hamil↗ bilirkişi incelemesi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ... adına düzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart hamili tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya bloke koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğre karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı üye işyerinin, davalı bankadan satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle bloke koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke kaydının haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir. Nitekim, sözleşmenin sair hususlar başlıklı 3. maddesinde satış belgesi tutarını bankanın davacı üye işyerine ödemesinden sonra, yurtdışı bankadan tahsli edemeyen davalı bankanın, bu zararını chargeback işlemleri kapsamında davacıdan geri isteme hakkı bulunmaktadır. Davalı bankanın yurtdışı bankadan satış bedelini tahsil ettikten sonra yurt dışı bankaya sahtecilik nedeniyle geri ödemede bulunduğunu kanıtlaması halinde zararı doğmuş olacak ve bloke kaydının haklılığının devam ettiğini kanıtlamış olacaktır. Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle chargeback işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına eksik inceleme gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin sözleşmeye aykırılık oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden de mahkemeyi araştırmaya sevkeden ikinci bir bozma gerekçesine yer verilmesi doğru olmamıştır. Esasen slip bölmesine bağlı sözleşmeye aykırılık hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan bloke kaydının devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olasılığı varmışcasına bu hususun da araştırılması gerektiğine yönelik 2. bent bozma gerekçesine gerek bulunmadığı gibi, bunun mahkemeyi tededdüte sevk edeceği de kuşkusuzdur.
Bu durumda, sadece 1 nolu bentte yazılı gerekçe ile bozma yapılması ile yetinilmesi gerekirken, 2 nolu bozma gerekçesine de yer verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin bozma ilamından 2 nolu bendin "Sonuç" bölümünden de "2 nolu bentte" ibaresinin çıkartılması ve saedce 1 nolu bentte yazılı gerekçe ile mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Esasen slip bölmesine bağlı «sözleşmeye aykırılık» hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan «bloke» «kaydının» devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olası …
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Esasen slip bölmesine bağlı «sözleşmeye aykırılık» hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan «bloke» «kaydının» devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olası …
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
Davacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu «bilirkişi incelemesi» ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle «bloke» koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke «kaydının» haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura · kusur
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik «kusuru» bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil
İncelediğiniz kararda… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
Esasen slip bölmesine bağlı «sözleşmeye aykırılık» hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan «bloke» «kaydının» devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olası …
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:oy yasağı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.
Ortak:chargeback · bloke
İncelediğiniz kararda… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Davacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu «bilirkişi incelemesi» ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle «bloke» koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke «kaydının» haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir.
Nitekim, sözleşmenin sair hususlar başlıklı 3. maddesinde satış belgesi tutarını bankanın davacı üye işyerine ödemesinden sonra, yurtdışı bankadan tahsli edemeyen davalı bankanın, bu zararını «chargeback» işlemleri kapsamında davacıdan geri isteme hakkı bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yurtdışı bankalarından «chargeback» talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · üye işyeri sözleşmesi · sahtelik · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.
Ortak:chargeback
İncelediğiniz karardaNitekim, sözleşmenin sair hususlar başlıklı 3. maddesinde satış belgesi tutarını bankanın davacı üye işyerine ödemesinden sonra, yurtdışı bankadan tahsli edemeyen davalı bankanın, bu zararını «chargeback» işlemleri kapsamında davacıdan geri isteme hakkı bulunmaktadır.
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10236 E. , 2010/10822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 gün ve 2006/668 - 2008/154 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/14106 - 2010/5483 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka tarafından tahsis edilen POS makinesi ile işlemler gerçekleştirdiğini, usulsüz yurt dışı kredi kartı ile işlem gerçekleştirildiğinden bahisle müvekkilinin hesabına bloke konulduğunu, işlem sırasında makinenin uyarı vermediğini, işlemlere onay verdiğini, gereken özenin gösterildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını ileri sürerek, 10.045 TL'nın 07.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sahte yurt dışı kartıyla, yüksek tutarda ve slip bölmek suretiyle işlem yaptığını, bu hususların sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ... adına düzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart hamili tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya bloke koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğre karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı üye işyerinin, davalı bankadan satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle bloke koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke kaydının haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir. Nitekim, sözleşmenin sair hususlar başlıklı 3. maddesinde satış belgesi tutarını bankanın davacı üye işyerine ödemesinden sonra, yurtdışı bankadan tahsli edemeyen davalı bankanın, bu zararını chargeback işlemleri kapsamında davacıdan geri isteme hakkı bulunmaktadır. Davalı bankanın yurtdışı bankadan satış bedelini tahsil ettikten sonra yurt dışı bankaya sahtecilik nedeniyle geri ödemede bulunduğunu kanıtlaması halinde zararı doğmuş olacak ve bloke kaydının haklılığının devam ettiğini kanıtlamış olacaktır.
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle chargeback işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına eksik inceleme gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin sözleşmeye aykırılık oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden de mahkemeyi araştırmaya sevkeden ikinci bir bozma gerekçesine yer verilmesi doğru olmamıştır. Esasen slip bölmesine bağlı sözleşmeye aykırılık hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan bloke kaydının devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olasılığı varmışcasına bu hususun da araştırılması gerektiğine yönelik 2.
bent bozma gerekçesine gerek bulunmadığı gibi, bunun mahkemeyi tededdüte sevk edeceği de kuşkusuzdur.
Bu durumda, sadece 1 nolu bentte yazılı gerekçe ile bozma yapılması ile yetinilmesi gerekirken, 2 nolu bozma gerekçesine de yer verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin bozma ilamından 2 nolu bendin "Sonuç" bölümünden de "2 nolu bentte" ibaresinin çıkartılması ve saedce 1 nolu bentte yazılı gerekçe ile mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 17.05.2010 tarih ve 2008/14106 Esas ve 2010/5483 karar sayılı bozma ilamından 2 nolu bendin ve "Sonuç" bölümünden de "2 nolu bentte" ibaresinin kaldırılarak, sadece 1 nolu bentte yazılı gerekçe ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034024200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz