Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12122 E. 2010/3476 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ pos cihazı↗ gerçek zarar↗ bloke↗ sözleşmeden doğan dava↗ reeskont faizi↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ ihbar↗ havale↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 5 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/192 E. ve 2002/202 K. sayılı dosyasında bulunan deliller incelendiğinde işyerinde kullanılan kredi kartlarının fotokopilerinin işyeri sahibince alındığı, alınan 1. ve 3. raporda bu delillerin değerlendirilmediği, bu nedenle 2. rapora itibar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 havale tarihli dilekçede Bankanın sebepsiz zenginleşmeye dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı chargeback girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı birleşen davada davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden doğan alacağın tahsili ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen 2. bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı banka 07.06.2007 tarihli yazısında, bankanın eski üye işyerlerinden olan ... firmasında gerçekleşen işlemlere dair diğer bankalardan taraflarına gönderilen harcama bedeli bulunmadığını bildirmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin VIII. POS İşlemleri ile İlgili Kurallar başlıklı bölümünün 5. maddesi hükmüne göre, firma, alış veriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenleyemez. Diğer bir değişle otorizasyon alınmaması amacıyla satış tutarını bölerek birden fazla satış belgesi düzenleyemez. Sözleşmenin 7.maddesinde de 5. maddede belirtilen hususların firma tarafından layıkıyla yerine getirilmemesi halinde bankanın, bahse konu satış belgelerinin tutarını firmaya ödememe, ödeme yapmış olsa dahi ödeme tarihinden itibaren fer’ileriyle birlikte firmadan talep etme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, kredi kartı hamilinin kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart ihbarı üzerine davalının hesaba geçen para üzerine bloke kaydı koyması esasen sözleşmeye uygundur. Ancak, davalının bu işlem dolayısıyla gerçekten zarara uğrayıp uğramadığı, işlemde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Her ne kadar yurt dışı bankası tarafından kartların sahte ve çalıntı olduğu açıklanmış ise de davalının geri ödeme yapıp yapmadığı net olarak ortaya konulmamıştır. Mahkemece, chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının bloke koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da dahil uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten bir zararının doğup doğmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı birleşen davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Mahkemece, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · sözleşmeye aykırılık · fatura
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Mahkemece, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · sözleşmeye aykırılık · fatura
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
2- Öte yandan, davacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Mahkemece, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura · kusur
Benzer bu karardaDavacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik «kusuru» bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
… ar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 «havale» tarihli dilekçede Bankanın «sebepsiz zenginleşmeye» dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı «chargeback» girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · oy yasağı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaO halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
… ar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 «havale» tarihli dilekçede Bankanın «sebepsiz zenginleşmeye» dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı «chargeback» girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler «sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yurtdışı bankalarından «chargeback» talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · üye işyeri sözleşmesi · sahtelik · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2797 E. 2015/4011 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · havale · Alacak
İncelediğiniz kararda… ar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 «havale» tarihli dilekçede Bankanın «sebepsiz zenginleşmeye» dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı «chargeback» girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Benzer bu karardaDavalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı banka tarafından, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerinin sahte olduğu iddiası ile hesabına «bloke» konulmuş ve ödeme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · davanın konusuz kalması · sahtelik · sahtecilik · uyuşmazlık konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, «uyuşmazlık konusu» bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir «chargeback» işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/13671 E. 2009/2934 K.
Ortak:sözleşmeden doğan dava · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler «sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · fatura · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lışveriş için 2.000,00 YTL ve 1.000,00 YTL'lik iki adet slip düzenlendiği, işlemin sahte kartla yapıldığının çekişmesiz olduğu, birinci işlemde davacıya atfedilecek «kusurun» bulunmadığı, ikinci işlemde ise, sahte kredi kartına onay vermeyi önleyici sistem geliştirmeyen davalı banka ile tek alışveriş için bîrden fazla satış belgesi düze …
Dava, taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Aynı maddenin «son» cümlesi uyarınca ise, belirtilen hususların firma tarafından layıkıyla yerine getirilmemesi halinde bankanın, bahse konu satış belgelerinin tutarını firmaya ödememe, ödeme yapmış olsa dahi ödeme tarihinden itibaren fertleriyle birlikte firmadan talep etme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, üye işyeri sahibi olan davacı, dava dışı Mustafa'ya yaptığı satış nedeniyle 04.11.2004 tarih ve 05930 numaralı, 3.000,00 YTL miktarlı tek bir «fatura» düzenlemiş olup, satış bedeli karşılığı olarak 3755 5700 2461 883 numaralı sahte kredi kartından iki ayrı işlemle bedeli tahsil etmeye çalışmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12122 E. , 2010/3476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2008 tarih ve 2000/638-2008/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesine istinaden müvekkiline ait işyerine pos cihazı kurulduğunu, 24.05.2000 tarihinde yabancı uyruklu kişilerin işyerinden kredi kartı ile toplam 5.400.000.000 TL’lik alış veriş yaptığını, provizyon alındığını, banka komisyonu düşüldükten sonra 5.292.000.000 TL’nin müvekkili hesabına alacak olarak işlendiğini, ancak daha sonra yapılan alışverişlerde kullanılan kartların çalıntı olduğundan bahisle davalı tarafından hesabına bloke konulduğunu ileri sürerek, 5.292.000.000 TL’nin 24.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davaya cevabında ise müvekkilinin gerekli kimlik kontrollerini yaptıktan sonra alışveriş yaptırdığını, işlemlere provizyon verildiğini müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili asıl davaya karşı cevap dilekçesinde ve birleşen dava dilekçesinde, üye işyeri tarafından 28.04.2000 ve 02.05.2000 tarihlerinde yurtdışı sahte kartlar kullanılarak toplam 1.415.000.000 TL’lik işlem yapıldığını, komisyon ücreti düşüldükten sonra 1.385.000.000 TL’nin davacıya ödendiğini, 24.05.2000 tarihinde ise yine yurt dışı kartları ile bir adet onaylanmayan, yine iki ayrı yurt dışı kartı ile iki slip ile onaylanan toplam 5.400.000.000 TL’lik slipler çekildiğini, onaylanan meblağın davacı hesabına alacak kaydedildiğini, meblağ yüksek olunca muhabir banka ile irtibat kurulduğunda kartların sahte olduğunun anlaşıldığını, hesaba bloke konulduğunu, davacının müvekkili bankadan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek, 6.677.000.000 TL’nin ödeme gününden itibaren faiz ve BSMV’si ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 5 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/192 E. ve 2002/202 K. sayılı dosyasında bulunan deliller incelendiğinde işyerinde kullanılan kredi kartlarının fotokopilerinin işyeri sahibince alındığı, alınan 1. ve 3. raporda bu delillerin değerlendirilmediği, bu nedenle 2. rapora itibar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 havale tarihli dilekçede Bankanın sebepsiz zenginleşmeye dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı chargeback girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı birleşen davada davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden doğan alacağın tahsili ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen 2. bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı banka 07.06.2007 tarihli yazısında, bankanın eski üye işyerlerinden olan ... firmasında gerçekleşen işlemlere dair diğer bankalardan taraflarına gönderilen harcama bedeli bulunmadığını bildirmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin VIII. POS İşlemleri ile İlgili Kurallar başlıklı bölümünün 5. maddesi hükmüne göre, firma, alış veriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenleyemez. Diğer bir değişle otorizasyon alınmaması amacıyla satış tutarını bölerek birden fazla satış belgesi düzenleyemez. Sözleşmenin 7.maddesinde de 5. maddede belirtilen hususların firma tarafından layıkıyla yerine getirilmemesi halinde bankanın, bahse konu satış belgelerinin tutarını firmaya ödememe, ödeme yapmış olsa dahi ödeme tarihinden itibaren fer’ileriyle birlikte firmadan talep etme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, kredi kartı hamilinin kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart ihbarı üzerine davalının hesaba geçen para üzerine bloke kaydı koyması esasen sözleşmeye uygundur. Ancak, davalının bu işlem dolayısıyla gerçekten zarara uğrayıp uğramadığı, işlemde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Her ne kadar yurt dışı bankası tarafından kartların sahte ve çalıntı olduğu açıklanmış ise de davalının geri ödeme yapıp yapmadığı net olarak ortaya konulmamıştır. Mahkemece, chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının bloke koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da dahil uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten bir zararının doğup doğmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı birleşen davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014950300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz