Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5161 E. 2012/11997 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harcama itirazı↗ chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ sahtelik↗ bloke↗ alacak davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı davranarak kredi kartının sahteliğini tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için harcama itiraz bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça bloke konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olmasına göre davalı vekilince karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin kabul edilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra chargeback sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının bloke konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir. Mahkemece, yurtdışı bankalarından chargeback talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11989 E. 2014/1393 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve uyulan Dairemiz bozma kararına göre, yurtdışı bankalarından süre içinde «chargeback» talebinin gelmediği, chargeback sürelerinin dolduğu, davalı bankanın doğmuş bir zararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile bankaca ödenmeyen 494,75 TL alacağın ve davalı tarafça «bloke» konulan 17.591,00 TL alacağın toplam bedeli olan 18.085,75 TL'nin işlem tarihi olan 01/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlemlere uygulanan reeskont fa …
2- Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDairemizin 2011/5161 Esas, 2012/11997 K. sayılı bozma ilamı ile, dava konusu yapılan 494,75 TL alacak yönünden kabul kararı kesinleştiğinden bu miktar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilip, buna göre «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.
Ortak:chargeback · Alacak
İncelediğiniz kararda… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, yurtdışı bankalarından «chargeback» talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yurtdışı bankalarından «chargeback» talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · oy yasağı · hamil
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5161 E. , 2012/11997 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2009 tarih ve 2004/483-2009/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, 01.09.2004 tarihinde ... adına olan kredi kartları ile 9.250,00TL ve 8.700,00TL olarak iki alışveriş işlemi yapıldığını, davalı banka tarafından hesaba bloke konulduğunu ve alışveriş bedellerinin ödenmediğini, başka müşteriler tarafından yapılan alışverişlerden dolayı sadece 400,00TL ödendiğini, kalan 494,75TL'nin ödenmediğini ileri sürerek, bloke konulan 17.591,00TL’nin ve ödenmeyen 494,75 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yurtdışı bankaları ile yapılan yazışmalar sonunda davacı işyerinde kullanılan dava konusu kredi kartların sahte olduğunun anlaşıldığını, 12 dakika ara ile yüksek tutarlı 2 işlem gerçekleştirildiğini, aynı şahsa ait olduğu söylenen 2 adet kart ile yapılan işlemlerin sliplerinde farklı imzaların bulunduğunu, davacının slip bölerek sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini ve sözleşme uyarınca kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı davranarak kredi kartının sahteliğini tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için harcama itiraz bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça bloke konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olmasına göre davalı vekilince karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin kabul edilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra chargeback sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının bloke konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir. Mahkemece, yurtdışı bankalarından chargeback talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4.madde hükmü uyarınca REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062106800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz