Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11557 E. 2012/2782 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 194↗ mevduat hesabı↗ vade↗ ihbar↗ ıslah↗ temerrüt↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen hesapta bulunan mevduatın fona devri için hesap sahibine ihbarda bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge ibraz etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.194,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./...
2010/11557
2012/2782
S:2
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, son işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği mevduat hesabının fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıların murisi tarafından davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabının bildirimde bulunulmaksızın fona devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacıların sunduğu hesap cüzdanı suretine göre, hesabın 15.09.1986 tarihinde 3 ay vadeli olarak açıldığı, vade sonunun 16.12.1986 olarak belirlendiği, 3 ayın sonunda tekrar 3'er aylık vadelerle hesabın vadeli mevduat hesabı olarak işlem göreceğinin hesap cüzdanında belirtilmediği gibi davacıların da bunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacıların murisi tarafından yatırılan 680.000 TL'nın 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ayın sonunda vadesiz mevduat hesabına dönüştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece, hesabın açıldığı 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ay için o dönemde cari olan 3 ay vadeli mavduata uygulanan faiz, 3 ayın sonundan itibaren davacıların davalı bankaya başvuru tarihine kadar vadesiz mevduat faizi, davacıların talepte bulunduğu tarihten itibaren ise temerrüt faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3'er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve bu oranlar üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6378 E. 2012/9925 K.
Ortak:i̇i̇k 194 · ihbar · ıslah · ibraz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen hesapta bulunan mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.20 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10496 E. 2014/812 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 4.700,00 TL'nin 12/08/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1911 E. 2023/1796 K.
Ortak:mevduat hesabı · vade · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği «mevduat hesabının» fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlar …
Davacıların sunduğu hesap cüzdanı suretine göre, hesabın 15.09.1986 tarihinde 3 ay vadeli olarak açıldığı, «vade» sonunun 16.12.1986 olarak belirlendiği, 3 ayın sonunda tekrar 3'er aylık vadelerle hesabın vadeli «mevduat hesabı» olarak işlem göreceğinin hesap cüzdanında belirtilmediği gibi davacıların da bunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmıştır.
2-Dava, davacıların murisi tarafından davalı banka nezdinde açılan «mevduat hesabının» bildirimde bulunulmaksızın fona devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda18 yaşına geldiğinde hesap «muaccel» olacağından davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğramadığı, davaya konu hesabın vadeli açılmış olduğu davacılar tarafından beyan edilmekte ise de bankalar muhasebe desimal hesap repertuarına göre vadesiz «mevduat hesabı» olarak açılmış olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla herhangi bir faiz oranı, «vade» şartlarının yazılı bulunmadığı, mevduat cüzdanı içeriğinden iki farklı tarih ve farklı tutarlarda paralar yatırıldığı, işbu davanın 25.06.2014 tarihi itibariyle açıldığı, davacıların yatırmış olduğu 1986 tarihli 23.000,00 YTL'nin TL'ye dönüştürüldüğünde yani 6 sıfır atıldığında 0,023 TL olduğu, 25.06.2014 tarihinden itibaren 2,3 kuruş «asıl alacak» üzerinden, yıllık 11,75 ve değişen oranlarda «ticari avans faiz» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2,30 TL'nin 25.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yıllık 11,75 ve değişen oranlarda avans faizi ile b …
… na belirtilen mevduat cüzdanına göre 06.08.1986 tarihinde 10.000,00 TL, 25.09.1986 tarihinde 13.000,00 TL, olmak üzere toplam 23.000,00 TL (Eski TL) tutarlı vadesiz «mevduat hesabı» olarak farklı zamanlarda paralar yatırılarak mevduat hesabı açılmış olduğu, her ne kadar 1986 yılında söz konusu banka hesabı açılmış ise de davacının oğlu davacı …
… temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu denetlenebilir ve hükme elverişli olmadığı halde hükme esas alındığını, hesap cüzdanında 18 yaşına kadar para çekilemez «şerhi» olduğunda tartışma olmadığını, bu şerhin, söz konusu hesap için 18 yıllık «vade» anlamına geldiğini, yatırım amaçlı olarak bankaya yatırılan paraya enflasyon artışı doğrultusunda günümüz ekonomik koşullarında ne kadara tekabül ettiğinin hak ve …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · cy/cy şerhi · muacceliyet · asıl alacak · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda18 yaşına geldiğinde hesap «muaccel» olacağından davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğramadığı, davaya konu hesabın vadeli açılmış olduğu davacılar tarafından beyan edilmekte ise de bankalar muhasebe desimal hesap repertuarına göre vadesiz «mevduat hesabı» olarak açılmış olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla herhangi bir faiz oranı, «vade» şartlarının yazılı bulunmadığı, mevduat cüzdanı içeriğinden iki farklı tarih ve farklı tutarlarda paralar yatırıldığı, işbu davanın 25.06.2014 tarihi itibariyle açıldığı, davacıların yatırmış olduğu 1986 tarihli 23.000,00 YTL'nin TL'ye dönüştürüldüğünde yani 6 sıfır atıldığında 0,023 TL olduğu, 25.06.2014 tarihinden itibaren 2,3 kuruş «asıl alacak» üzerinden, yıllık 11,75 ve değişen oranlarda «ticari avans faiz» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2,30 TL'nin 25.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yıllık 11,75 ve değişen oranlarda avans faizi ile b …
… temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu denetlenebilir ve hükme elverişli olmadığı halde hükme esas alındığını, hesap cüzdanında 18 yaşına kadar para çekilemez «şerhi» olduğunda tartışma olmadığını, bu şerhin, söz konusu hesap için 18 yıllık «vade» anlamına geldiğini, yatırım amaçlı olarak bankaya yatırılan paraya enflasyon artışı doğrultusunda günümüz ekonomik koşullarında ne kadara tekabül ettiğinin hak ve …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5396 E. 2022/2563 K.
Ortak:temerrüt · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği «mevduat hesabının» fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlar …
… ygulanan faiz, 3 ayın sonundan itibaren davacıların davalı bankaya başvuru tarihine kadar vadesiz mevduat faizi, davacıların talepte bulunduğu tarihten itibaren ise «temerrüt» faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3'er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve …
Benzer bu kararda… cıya ödeme yapıldığını iddia etmediği gibi buna ilişkin de bir delil sunmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince dava konusu alacak için bilirkişi raporu alınıp «son» rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, davalı bankanın sorumluluğunun vadesiz hesaptaki para ile sınırlı bulunduğu, vadesiz hesapta bulunan para için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından hesapta bulunan paranın ilk olarak 11/01/2016 tarihli «ihtarname» ile talep edildiği ve bu hususta davalı bankaya 7 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 12/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 20/01/2016 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, 10.424,00 TL'nin 20/01/2016 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · ihtarname · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… cıya ödeme yapıldığını iddia etmediği gibi buna ilişkin de bir delil sunmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince dava konusu alacak için bilirkişi raporu alınıp «son» rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, davalı bankanın sorumluluğunun vadesiz hesaptaki para ile sınırlı bulunduğu, vadesiz hesapta bulunan para için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından hesapta bulunan paranın ilk olarak 11/01/2016 tarihli «ihtarname» ile talep edildiği ve bu hususta davalı bankaya 7 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 12/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 20/01/2016 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, 10.424,00 TL'nin 20/01/2016 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… lmış olan vadesiz mevduat hesabında bulunduğu iddia olunan mevduatın iadesi istemine ilişkin olup, davalı banka tarafından Bankacılık Kanunu gereği davacıya gerekli «tebligatların» yapıldığı ve mevduatın TMSF'ye aktarıldığı ispat olunamadığından, davacının mevduatın iadesini talep etmekte haklı olduğu, ancak, davacıya ait banka hesabının 1987 …
Kabule göre de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesine göre, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden, davalı yararına hükmedilecek «vekalet ücretinin» davada kabul edilen tutarı geçemeyeceği de gözetilmeksizin vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/696 E. 2015/5596 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · feri müdahil · yargılama gideri · dahili dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 11.000,00 TL alacağın 06.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu belirtildikten sonra başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde bu harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ve istem halinde davacıya iadesine yönelik hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasını …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «feri müdahil» TMSF vekilinin tüm davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18907 E. 2015/1314 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · hisse devir sözleşmesi · istirdat · husumet
Benzer bu kararda1-Dava, dava dışı .... tarafından davacı lehine başlatılan icra takibinde fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava dışı bankanın fona devredilmesi nedeniyle «husumet» ...'na yöneltilmiştir.
Ancak, anılan bankanın Fon'a devrinden sonra da ... ile ... arasında imzalanan 20.09.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» kapsamında ...'nin hisseleri ....'ye devredilmiştir.
Husumet mahkemece davanın her aşamasında re'«sen gözetilir».
Bu itibarla, «husumetin» ...'nin hisselerini satın alan .....'ye yöneltilmesi gerekmekte olup, ... aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi gerekirken, işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11557 E. , 2012/2782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR 1-...
2-...
3-...
4-...
5-...
6-... VEKİLİ: AV....
VEKİLİ AV....
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 tarih ve 2009/41 - 2010/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Remziye Güler'in 22/02/2007 tarihinde vefat ettiğini, vefatından sonra Erzincan Akbank Şubesi nezdinde üç ay vadeli mevduat hesabı olduğuna dair hesap cüzdanı bulunduğunu, hesap cüzdanı bilgilerine göre 680.000,00 TL miktarlı hesabın 15/09/1986 tarihinde üç ay vadeli açıldığını, davalı banka ve Merkez Bankası kayıtlarında böyle bir hesaba rastlanılmadığı ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş olabileceği yönünde cevaplar verildiğini, hak sahibine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek müvekkillerinin banka nezdindeki alacağının 15/09/1986 tarihinden itibaren üç aylık vadeli mevduata uygulanan faiz oranları dikkate alınarak tespit edilecek asıl alacak miktarının 8.000,00 TL'sinin tahsilini istemiş, 10.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 40.194,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı nedeniyle ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen hesapta bulunan mevduatın fona devri için hesap sahibine ihbarda bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge ibraz etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.194,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./...
2010/11557
2012/2782
S:2
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, son işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği mevduat hesabının fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıların murisi tarafından davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabının bildirimde bulunulmaksızın fona devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacıların sunduğu hesap cüzdanı suretine göre, hesabın 15.09.1986 tarihinde 3 ay vadeli olarak açıldığı, vade sonunun 16.12.1986 olarak belirlendiği, 3 ayın sonunda tekrar 3'er aylık vadelerle hesabın vadeli mevduat hesabı olarak işlem göreceğinin hesap cüzdanında belirtilmediği gibi davacıların da bunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacıların murisi tarafından yatırılan 680.000 TL'nın 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ayın sonunda vadesiz mevduat hesabına dönüştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece, hesabın açıldığı 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ay için o dönemde cari olan 3 ay vadeli mavduata uygulanan faiz, 3 ayın sonundan itibaren davacıların davalı bankaya başvuru tarihine kadar vadesiz mevduat faizi, davacıların talepte bulunduğu tarihten itibaren ise temerrüt faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3'er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve bu oranlar üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.03.2012 - HK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036257000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz