Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6378 E. 2012/9925 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 194↗ ihbar↗ ıslah↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine ihbarda bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge ibraz etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.194,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.2012 günlü ilamıyla hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3’er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve bu oranlar üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11557 E. 2012/2782 K.
Ortak:i̇i̇k 194 · ihbar · ıslah · ibraz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.20 …
Benzer bu karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen hesapta bulunan mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · vade · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği «mevduat hesabının» fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlar …
Davacıların sunduğu hesap cüzdanı suretine göre, hesabın 15.09.1986 tarihinde 3 ay vadeli olarak açıldığı, «vade» sonunun 16.12.1986 olarak belirlendiği, 3 ayın sonunda tekrar 3'er aylık vadelerle hesabın vadeli «mevduat hesabı» olarak işlem göreceğinin hesap cüzdanında belirtilmediği gibi davacıların da bunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmıştır.
2-Dava, davacıların murisi tarafından davalı banka nezdinde açılan «mevduat hesabının» bildirimde bulunulmaksızın fona devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda davacıların murisi tarafından yatırılan 680.000 TL'nın 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ayın sonunda vadesiz «mevduat hesabına» dönüştüğünün kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10496 E. 2014/812 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 4.700,00 TL'nin 12/08/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12167 E. 2014/2889 K.
Ortak:i̇i̇k 194
İncelediğiniz karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.20 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · ticari defter incelemesi · cari hesap · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklanmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, dava konusu alacak bakımından davalı delil olarak kendi «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12026 E. 2012/18629 K.
Ortak:i̇i̇k 194
İncelediğiniz karardaMahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine «ihbarda» bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge «ibraz» etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.«194»,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın «ıslah» tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.20 …
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun «194». maddesi uyarınca aynı davanın diğer bir mahkemede görülüyor olması sebebiyle ileri sürülen «derdestlik» «ilk itirazının» kabulü halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · açılmamış sayılma · temlik
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun «194». maddesi uyarınca aynı davanın diğer bir mahkemede görülüyor olması sebebiyle ileri sürülen «derdestlik» «ilk itirazının» kabulü halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekmektedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dosyasında da yer aldığı, davanın karara bağlanmakla birlikte henüz kesinleşmediği gerekçesiyle davanın «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı («temlik» alacaklısı TMSF) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı («temlik» alacaklısı TMSF) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/696 E. 2015/5596 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · feri müdahil · yargılama gideri · dahili dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 11.000,00 TL alacağın 06.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu belirtildikten sonra başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde bu harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ve istem halinde davacıya iadesine yönelik hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasını …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «feri müdahil» TMSF vekilinin tüm davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6378 E. , 2012/9925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 gün ve 2009/41-2010/237 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.02.2012 gün ve 2010/11557-2012/2782 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'in 22/02/2007 tarihinde vefat ettiğini, vefatından sonra Erzincan Akbank Şubesi nezdinde üç ay vadeli mevduat hesabı olduğuna dair hesap cüzdanı bulunduğunu, hesap cüzdanı bilgilerine göre 680.000,00 TL miktarlı hesabın 15/09/1986 tarihinde üç ay vadeli açıldığını, davalı banka ve Merkez Bankası kayıtlarında böyle bir hesaba rastlanılmadığı ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş olabileceği yönünde cevaplar verildiğini, hak sahibine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin banka nezdindeki alacağının 15/09/1986 tarihinden itibaren üç aylık vadeli mevduata uygulanan faiz oranları dikkate alınarak tespit edilecek asıl alacak miktarının 8.000,00 TL'sinin tahsilini istemiş, 10.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 40.194,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, zamanaşımı ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen mevduatın fona devri için hesap sahibine ihbarda bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge ibraz etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.194,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.02.2012 günlü ilamıyla hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3’er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve bu oranlar üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061288500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz