İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5115 E. 2011/15732 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın likit olması↗ protokol↗ fatura↗ iflas↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek teslim ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu fatura tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, protokol hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu alacağın likit olması gerekçesiyle, 8.480,12.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca açılan, faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı ... ile dava dışı Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliği arasında 04/01/2007 tarihli sözleşme düzenlendiği, bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşme uyarınca dava dışı birlikten satın alınan sütün nakliye bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile teslim edeceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme hükümleri karşısında, davalının sütün taşınması veya nakliye bedelinin ödenmesi hususunda bir yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının alacağını dava dışı Birlikten isteyebilecek olmasına göre mahkemece sözleşmeye yanlış anlam verilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12810 E. 2014/2636 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile «teslim» edeceği kararlaştırılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında, müvekkilinin süt üreticilerinden topladığı sütleri davalıya «teslim» ettiğini, süt bedellerini kendisinin ödediğini, buna karşılık süt üreticilerinden «temlikname» aldığını, icra takibinde 6.800 TL «kısmi ödeme» düşüldükten sonra 12.790,91 TL «asıl alacak» talep ettiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiş, Dairemizin bozma ilamında ise taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının 69.011 Lt süt teslim ettiğini, davalının ise 61.885 Lt süt aldığını beyan ettiği, aralarındaki ihtilafın 06.08.2002 tarihli 7.126 Lt süt teslimine ilişkin «sevk irsaliyesinden» kaynaklandığı, teslim edilen süt miktarının tespiti ile ödenen 6.800 TL'nin de yapılan hesaplamada nazara alınması gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece isabetli o …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında süt üreticilerinden topladığı sütlere karşılık almış olduğu «temliknamelerdeki» toplam süt miktarının 69.001 Lt olduğu, işbu dava yönünden de «teslim» edilen süt miktarı yönünden uyuşmazlık bulunduğu nazara alınmadan, yani bir başka deyişle teslim edilmeyen süt miktarı sadece birleşen Ödemiş 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · sevk irsaliyesi · hükmün kesinleşmesi · irsaliye · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · mahsup · temlik
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında, müvekkilinin süt üreticilerinden topladığı sütleri davalıya «teslim» ettiğini, süt bedellerini kendisinin ödediğini, buna karşılık süt üreticilerinden «temlikname» aldığını, icra takibinde 6.800 TL «kısmi ödeme» düşüldükten sonra 12.790,91 TL «asıl alacak» talep ettiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiş, Dairemizin bozma ilamında ise taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının 69.011 Lt süt teslim ettiğini, davalının ise 61.885 Lt süt aldığını beyan ettiği, aralarındaki ihtilafın 06.08.2002 tarihli 7.126 Lt süt teslimine ilişkin «sevk irsaliyesinden» kaynaklandığı, teslim edilen süt miktarının tespiti ile ödenen 6.800 TL'nin de yapılan hesaplamada nazara alınması gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece isabetli o …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında süt üreticilerinden topladığı sütlere karşılık almış olduğu «temliknamelerdeki» toplam süt miktarının 69.001 Lt olduğu, işbu dava yönünden de «teslim» edilen süt miktarı yönünden uyuşmazlık bulunduğu nazara alınmadan, yani bir başka deyişle teslim edilmeyen süt miktarı sadece birleşen Ödemiş 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/114 esas sayılı dosyasında talep edilen nakliye bedelinden «mahsup» edilip, birleşen Ödemiş 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8891 E. 2014/13888 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile «teslim» edeceği kararlaştırılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14626 E. 2011/8716 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile «teslim» edeceği kararlaştırılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · isticvap · cari hesap · kesin süre · temerrüt faizi · temerrüt · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4374 E. 2021/6442 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · cezai şart · dava şartı yokluğu · alacak davası · taahhütname · tacir · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, belirsiz alacak davası açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve «kesin» olarak davacı tarafca belirlenememesi gerektiği, belirlenememe halinin, gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ve düzenlenen faturalar ile aylık süt alım miktarı belli olduğundan talep edilebilecek olan «cezai şart» alacağı miktarı da belirlenebilir olduğundan, davacının dava konusu ettiği alacağın, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… lacağı çiğ süt miktarını kooperatife/mutemete aylık olarak bildirecek olup, satıcı, belirlenen bu miktarın tamamını sözleşme süresi boyunca alıcıya vermeyi kabul ve «taahhüt» eder'', sözleşmenin «cezai şart» başlıklı 11.3 maddesinde, ''satıcının süt parasının taahhüt edilen tarihte ödenmemesi, taraflar arasında anlaşılan miktarda sütün gerekçesiz olarak alıcı tarafından alınmaması ve de alıcının herhangi sebeple taahhütlerine aykırı davranması halinde, satıcının 2 aylık süt alacağına karşılık gelen cezai şart tutarı alıcı tarafından satıcıya ödenir." hükmünün düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme ve düzenlenen faturalar ile aylık süt alım miktarının davacının kendisine bildirildiği, kendisinin de ne kadar süt satacağını «defter» ve kayıtlarından belirleyerek 2 aylık süt tutarını bilebilecek durumda olduğu, basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiğinden, mahkemenin, davacının, dava konusu ettiği alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilince sunulan istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunu …
… ası gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının dava dilekçesinde davasının «belirsiz alacak davası» olduğunu belirtmiş olmasının yanısıra temyiz dilekçesinde de davasının belirsiz alacak davası olduğu ve talebin belirsiz alacak davasına konu olabileceği yönünde b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6014 E. 2024/2524 K.
Ortak:iflas · inkar tazminatı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile «teslim» edeceği kararlaştırılmıştır.
Benzer bu kararda… ı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çiğ süt alım-satımı için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen miktarda sütü her gün davalı şirkete «teslim» etmek istediğini ancak davalı şirketin «taahhüt» ettiği günlük süt miktarını hiçbir zaman alamadığını, bu durumun faturalar ve diğer «ticari defterler» ile sabit olduğunu, sözleşmeden sonrakı ilk birkaç ay davalının aldığı süt miktarının bedellerini düzenli olarak ödediğini ancak devam eden aylarda ödeme günlerine …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın sütün müvekkilince «teslim» alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeye göre günlük teslim etmesi gereken en az süt miktarını hiçbir zaman teslim etmediğini, bu sebeple müvekkilinin üretim ve siparişlerinin yetişmemesi konusunda sıkıntıya girdiğini, bu durumun davacı taraf ile sözlü olarak görüşüldüğünü, davacının «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeni ile müvekkilinin «cezai şart» alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile «kötüniyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… ayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında süt alım satımına ilişkin 1 yıl süreli sözleşme akdedildiği, sözleşme süresi boyunca davalı tarafa 2.051,222 litre süt «teslim» edildiği ancak bedelinin davacın eksik süt teslim etmesinden dolayı doğan «cezai şart» alacağı nedeniyle davalı tarafından ödenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince davalı tarafın artı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · tedbirin kaldırılması · sözleşmenin ihlali · tanık beyanı · istinaf başvurusunun reddi · yemin teklifi · bloke · kötüniyet tazminatı
Benzer bu karardaDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin «iflas erteleme» sürecinde olduğunu bu nedenle imtiyazlı alacaklar dışında takip yapılmasının mümkün olmadığını, iflas erteleme süresinde müvekkiline karşı yapılan takibe ilişkin «iptal davası» açıldığını, Niğde İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/21 E. sayılı dosyasında davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, bu hususun mahkemeye bildirildiğini ancak mahkemece bu durumun göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, davacının sözleşme hükümleri gereği borcunu gereği gibi «ifa» etmediğini, «cezai şart» bakımından davacının «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, yargılama sırasındaki «tanık beyanlarının» müvekkili lehine olup davacının «yemin teklifine» cevap vermediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «ihtiyati tedbir» kararı uyarınca müvekkilinin banka hesaplarına «bloke» konulduğunu, dava reddedildiği halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmadığını, ihtiyati tedbir ile ilgili mahkemece müvekkiline bildirim yapılmadığını, «tedbirin kaldırılması» gerektiğini, bölge adliye mahkemesince «yargılama giderleri», vekâlet ücreti ve «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının icra takibini müvekkilinin «iflas erteleme» sürecinde olduğunu ve takip «yasağı» bulunduğunu bilerek yaptığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın sütün müvekkilince «teslim» alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeye göre günlük teslim etmesi gereken en az süt miktarını hiçbir zaman teslim etmediğini, bu sebeple müvekkilinin üretim ve siparişlerinin yetişmemesi konusunda sıkıntıya girdiğini, bu durumun davacı taraf ile sözlü olarak görüşüldüğünü, davacının «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeni ile müvekkilinin «cezai şart» alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile «kötüniyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… n davanın sonucunun beklenmesi gerekirken karar verilmesinin doğru olmadığı, ilk derece mahkemesi kararından sonra icra takibinin iptal edildiği, bu durumda davanın «usulden reddi» gerektiği, her ne kadar dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiş ise de takip tarihinin 16.12.2016 olduğu, davalı tarafından açılan «iflas erteleme» dosya numarasının 2015/437 ve tedbir karar tarihinin 20.05.2015 olduğu halde davalı vekilince itiraz dilekçesinde iflas erteleme davası ve tedbir kararlarından bahsedilmediği ve bu hususta bir itirazda bulunulmadığı, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibi olduğu ve yargılama aşamasında dava şartının ortadan kalkmış olması nedeniyle taraf vekilleri yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5115 E. , 2011/15732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2008/362-2009/946 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı AOÇ Müdürlüğü ile ihbar olunan Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliği arasında inek sütü temini konusunda yapılan protokol uyarınca, süt nakliye işini üstlendiğini, 2007 yılı Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarına ait nakliye bedellerinin ödenmemesi nedeni ile ilamsız icra takibi yürüttüklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, protokolün dava dışı birlik ile imzalandığını, nakliye işini bu birliğin davacı şirkete yaptırdığını, nakliye bedellerinin ödenmesi konusunda bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının protokolün tarafı olmadığını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek teslim ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu fatura tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, protokol hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu alacağın likit olması gerekçesiyle, 8.480,12.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca açılan, faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı ... ile dava dışı Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliği arasında 04/01/2007 tarihli sözleşme düzenlendiği, bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşme uyarınca dava dışı birlikten satın alınan sütün nakliye bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile teslim edeceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme hükümleri karşısında, davalının sütün taşınması veya nakliye bedelinin ödenmesi hususunda bir yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının alacağını dava dışı Birlikten isteyebilecek olmasına göre mahkemece sözleşmeye yanlış anlam verilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034291700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz