İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6014 E. 2024/2524 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçerli icra takibi↗ iflas erteleme↗ tedbirin kaldırılması↗ sözleşmenin ihlali↗ tanık beyanı↗ istinaf başvurusunun reddi↗ yemin teklifi↗ icra hukuk mahkemesi↗ icra inkâr tazminatı↗ bloke↗ kötüniyet tazminatı↗ vekâlet ücreti↗ yemin↗ cezai şart↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ satım sözleşmesi↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ ifa↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ iflas↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/48 E., 2019/147 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çiğ süt alım-satımı için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen miktarda sütü her gün davalı şirkete teslim etmek istediğini ancak davalı şirketin taahhüt ettiği günlük süt miktarını hiçbir zaman alamadığını, bu durumun faturalar ve diğer ticari defterler ile sabit olduğunu, sözleşmeden sonrakı ilk birkaç ay davalının aldığı süt miktarının bedellerini düzenli olarak ödediğini ancak devam eden aylarda ödeme günlerine uymadığını, müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın sütün müvekkilince teslim alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeye göre günlük teslim etmesi gereken en az süt miktarını hiçbir zaman teslim etmediğini, bu sebeple müvekkilinin üretim ve siparişlerinin yetişmemesi konusunda sıkıntıya girdiğini, bu durumun davacı taraf ile sözlü olarak görüşüldüğünü, davacının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeni ile müvekkilinin cezai şart alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında süt alım satımına ilişkin 1 yıl süreli sözleşme akdedildiği, sözleşme süresi boyunca davalı tarafa 2.051,222 litre süt teslim edildiği ancak bedelinin davacın eksik süt teslim etmesinden dolayı doğan cezai şart alacağı nedeniyle davalı tarafından ödenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince davalı tarafın artık cezai şart alacağını talep edemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davacının teslim edilen süt bedeline ilişkin 235.436,65 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminat talebinin reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, icra takibine konu alacağın likit olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iflas erteleme sürecinde olduğunu bu nedenle imtiyazlı alacaklar dışında takip yapılmasının mümkün olmadığını, iflas erteleme süresinde müvekkiline karşı yapılan takibe ilişkin iptal davası açıldığını, Niğde İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/21 E. sayılı dosyasında davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, bu hususun mahkemeye bildirildiğini ancak mahkemece bu durumun göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, davacının sözleşme hükümleri gereği borcunu gereği gibi ifa etmediğini, cezai şart bakımından davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, yargılama sırasındaki tanık beyanlarının müvekkili lehine olup davacının yemin teklifine cevap vermediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6862 E. sayılı dosyası ile 06.12.2016 tarihinde icra takibi başlattığı, Niğde 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/21 E., 2019/119 K. sayılı dosyasında Kızıklı Gıda A.Ş tarafından Nevşehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Ltd. Şti. aleyhine takibin iptali istemiyle dava açıldığı, davanın kabulü ile Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6862 E. sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline karar verildiği, kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek 22.03.2021 tarihinde kesinleştiği, dava konusu icra takibinin böylece iptal edildiği, itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu, ilk derece mahkemesince Niğde 1. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklenmesi gerekirken karar verilmesinin doğru olmadığı, ilk derece mahkemesi kararından sonra icra takibinin iptal edildiği, bu durumda davanın usulden reddi gerektiği, her ne kadar dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de takip tarihinin 16.12.2016 olduğu, davalı tarafından açılan iflas erteleme dosya numarasının 2015/437 ve tedbir karar tarihinin 20.05.2015 olduğu halde davalı vekilince itiraz dilekçesinde iflas erteleme davası ve tedbir kararlarından bahsedilmediği ve bu hususta bir itirazda bulunulmadığı, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibi olduğu ve yargılama aşamasında dava şartının ortadan kalkmış olması nedeniyle taraf vekilleri yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının icra takibine sadece borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalı tarafından yargılamanın son aşamasında iflas erteleme davasının bulunduğunun mahkemeye beyan edildiğini, hiç bir kusuru olmayan müvekkilinin gelinen süreçte mağdur edildiğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, iflas erteleme sürecinde görevlendirilen icra dairesinin ihmali bulunduğunu, iflas erteleme davasının artık hukukumuzda yeri olmadığını, zaten iflas erteleme davasının da reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca müvekkilinin banka hesaplarına bloke konulduğunu, dava reddedildiği halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmadığını, ihtiyati tedbir ile ilgili mahkemece müvekkiline bildirim yapılmadığını, tedbirin kaldırılması gerektiğini, bölge adliye mahkemesince yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının icra takibini müvekkilinin iflas erteleme sürecinde olduğunu ve takip yasağı bulunduğunu bilerek yaptığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5115 E. 2011/15732 K.
Ortak:iflas · inkar tazminatı · teslim
İncelediğiniz kararda… ı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çiğ süt alım-satımı için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen miktarda sütü her gün davalı şirkete «teslim» etmek istediğini ancak davalı şirketin «taahhüt» ettiği günlük süt miktarını hiçbir zaman alamadığını, bu durumun faturalar ve diğer «ticari defterler» ile sabit olduğunu, sözleşmeden sonrakı ilk birkaç ay davalının aldığı süt miktarının bedellerini düzenli olarak ödediğini ancak devam eden aylarda ödeme günlerine …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın sütün müvekkilince «teslim» alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeye göre günlük teslim etmesi gereken en az süt miktarını hiçbir zaman teslim etmediğini, bu sebeple müvekkilinin üretim ve siparişlerinin yetişmemesi konusunda sıkıntıya girdiğini, bu durumun davacı taraf ile sözlü olarak görüşüldüğünü, davacının «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeni ile müvekkilinin «cezai şart» alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile «kötüniyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… ayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında süt alım satımına ilişkin 1 yıl süreli sözleşme akdedildiği, sözleşme süresi boyunca davalı tarafa 2.051,222 litre süt «teslim» edildiği ancak bedelinin davacın eksik süt teslim etmesinden dolayı doğan «cezai şart» alacağı nedeniyle davalı tarafından ödenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince davalı tarafın artı …
Benzer bu karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı Birlik arasında düzenlenen sözleşmenin 4/a maddesinde sütün litre fiyatı belirlenmiş olup, 5/d maddesinde de Birliğin, sütleri AOÇ'nin süt fabrikasına anlaşmalı nakliye firması ile «teslim» edeceği kararlaştırılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · protokol · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, Birlik tarafından temin edilen çiğ inek sütünü, davalı ...'ne naklederek «teslim» ettiği çekişmesiz olan davacının, nakliyeye ilişkin kesmiş olduğu «fatura» tutarlarının yerinde olduğu, belirlenen aylara ilişkin nakliye bedellerinin süt temin edilen birliğe ödenmediği, «protokol» hükümleri uyarınca davalının nakliye bedellerini nakliyeci olduğu tartışmasız olan davacıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle, takip konusu «alacağın likit olması» gerekçesiyle, 8.480,12.-TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… yiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının icra takibine sadece borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalı tarafından yargılamanın «son» aşamasında «iflas erteleme» davasının bulunduğunun mahkemeye beyan edildiğini, hiç bir «kusuru» olmayan müvekkilinin gelinen süreçte mağdur edildiğini, davalının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, iflas erteleme sürecinde «görevlendirilen» icra dairesinin ihmali bulunduğunu, iflas erteleme davasının artık hukukumuzda yeri olmadığını, zaten iflas erteleme davasının da reddedildiğini belirterek kararın …
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6014 E. , 2024/2524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/313 Esas, 2022/698 karar
HÜKÜM
Davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/48 E., 2019/147 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çiğ süt alım-satımı için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen miktarda sütü her gün davalı şirkete teslim etmek istediğini ancak davalı şirketin taahhüt ettiği günlük süt miktarını hiçbir zaman alamadığını, bu durumun faturalar ve diğer ticari defterler ile sabit olduğunu, sözleşmeden sonrakı ilk birkaç ay davalının aldığı süt miktarının bedellerini düzenli olarak ödediğini ancak devam eden aylarda ödeme günlerine uymadığını, müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın sütün müvekkilince teslim alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeye göre günlük teslim etmesi gereken en az süt miktarını hiçbir zaman teslim etmediğini, bu sebeple müvekkilinin üretim ve siparişlerinin yetişmemesi konusunda sıkıntıya girdiğini, bu durumun davacı taraf ile sözlü olarak görüşüldüğünü, davacının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeni ile müvekkilinin cezai şart alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında süt alım satımına ilişkin 1 yıl süreli sözleşme akdedildiği, sözleşme süresi boyunca davalı tarafa 2.051,222 litre süt teslim edildiği ancak bedelinin davacın eksik süt teslim etmesinden dolayı doğan cezai şart alacağı nedeniyle davalı tarafından ödenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince davalı tarafın artık cezai şart alacağını talep edemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davacının teslim edilen süt bedeline ilişkin 235.436,65 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminat talebinin reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, icra takibine konu alacağın likit olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iflas erteleme sürecinde olduğunu bu nedenle imtiyazlı alacaklar dışında takip yapılmasının mümkün olmadığını, iflas erteleme süresinde müvekkiline karşı yapılan takibe ilişkin iptal davası açıldığını, Niğde İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/21 E. sayılı dosyasında davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, bu hususun mahkemeye bildirildiğini ancak mahkemece bu durumun göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, davacının sözleşme hükümleri gereği borcunu gereği gibi ifa etmediğini, cezai şart bakımından davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, yargılama sırasındaki tanık beyanlarının müvekkili lehine olup davacının yemin teklifine cevap vermediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6862 E. sayılı dosyası ile 06.12.2016 tarihinde icra takibi başlattığı, Niğde 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/21 E., 2019/119 K. sayılı dosyasında Kızıklı Gıda A.Ş tarafından Nevşehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Ltd. Şti. aleyhine takibin iptali istemiyle dava açıldığı, davanın kabulü ile Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6862 E. sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline karar verildiği, kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek 22.03.2021 tarihinde kesinleştiği, dava konusu icra takibinin böylece iptal edildiği, itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu, ilk derece mahkemesince Niğde 1.
İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklenmesi gerekirken karar verilmesinin doğru olmadığı, ilk derece mahkemesi kararından sonra icra takibinin iptal edildiği, bu durumda davanın usulden reddi gerektiği, her ne kadar dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de takip tarihinin 16.12.2016 olduğu, davalı tarafından açılan iflas erteleme dosya numarasının 2015/437 ve tedbir karar tarihinin 20.05.2015 olduğu halde davalı vekilince itiraz dilekçesinde iflas erteleme davası ve tedbir kararlarından bahsedilmediği ve bu hususta bir itirazda bulunulmadığı, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibi olduğu ve yargılama aşamasında dava şartının ortadan kalkmış olması nedeniyle taraf vekilleri yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının icra takibine sadece borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalı tarafından yargılamanın son aşamasında iflas erteleme davasının bulunduğunun mahkemeye beyan edildiğini, hiç bir kusuru olmayan müvekkilinin gelinen süreçte mağdur edildiğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, iflas erteleme sürecinde görevlendirilen icra dairesinin ihmali bulunduğunu, iflas erteleme davasının artık hukukumuzda yeri olmadığını, zaten iflas erteleme davasının da reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca müvekkilinin banka hesaplarına bloke konulduğunu, dava reddedildiği halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmadığını, ihtiyati tedbir ile ilgili mahkemece müvekkiline bildirim yapılmadığını, tedbirin kaldırılması gerektiğini, bölge adliye mahkemesince yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının icra takibini müvekkilinin iflas erteleme sürecinde olduğunu ve takip yasağı bulunduğunu bilerek yaptığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051532600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz