İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/559 E. 2010/10959 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['6102/1067']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticareti↗ sınırlı sorumluluk↗ donatan↗ riziko↗ icra takibine itiraz↗ hak düşürücü süre↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının donatanı olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda taşıyanın TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle hasar meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle
TTK'nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluğun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, icra takibine itirazın iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,görevli mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının tahsiline olanak verecek şekilde devamına sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının donatanı olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden somut olayda hak düşürücü sürenin geçmediği belirlenmiş ve bu hususun mahkemece değerlendirilmemiş olması bozma nedeni sayılmamıştır.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük hasarının deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir. Oysa davacı tarafından delil olarak dayanılan sörvey raporunda hasar nedeninin kısmen taşıma firesinden, kısmen kantarların toleransından, kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zeminine yapışmasından meydana geldiği, rutubetin nedeninin ise ambarların yanlış/yetersiz temizlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece Deniz Ticaret Odasından dökme alüminyum sülfat yükü için öngörülen normal fire oranı da sorularak sörvey raporundaki oluş değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12315 E. 2014/18717 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı · hasar · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının «donatanı» olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda «taşıyanın» TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle «hasar» meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle TTK'nun 1114. maddesindeki «sınırlı sorumluluğun» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, «icra takibine itirazın» iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,«görevli» mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağ …
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının «donatanı» olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük «hasarının» deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir.
Benzer bu kararda… gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki «ziya» ve «hasarın» «sebebinin» tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı «taşıyanın» doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki «hasar» ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · ziya · tacir · dava sebebi
Benzer bu kararda… gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki «ziya» ve «hasarın» «sebebinin» tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı «taşıyanın» doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki «hasar» ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… bu oran dahilinde kalıp kalmadığının gözetilmesi, eksikliğe ilişkin istem hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken malda fire verilmesinin basiretli bir «tacir» tarafından engellenebileceği, davalının sorumluluğunun 6762 sayılı TTK'nın 1019'uncu maddesine göre belirlendiğinden Deniz Ticaret Odasının bildirdiği fire oranını …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5680 E. 2014/18451 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · konşimento · rehin · denetime elverişlilik · teslim
Benzer bu kararda2-Dava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkin olup, davalı tarafça dökme halde taşınan dava konusu emtiadaki fire oranının altında kalan eksik teslimden dolayı sorumluluklarının bulunmadığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmanın değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmiştir.
… emisi tarafından taşınan kömür yükünün tahliye limanı olan Hopa Limanı'nda 118,756 m.ton eksik çıktığı, yükün yüklenen limandan tam ve eksiksiz olarak yüklendiğinin «konşimentodan» anlaşıldığı, tahliye sırasında eksikliğin davalının sorumluluğunda meydana geldiği, bu nedenle eksik mal bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmesinin gerektiği, dava konusu edilen ve taşınan yükün dökme kömür yükü niteliğinde olduğu, yükün niteliği göz önüne alındığında gerekçeli ve «denetime elverişli» maden mühendisi tarafından verilen bilirkişi raporunda belirtilen %0,03 oranında fire verebileceği de göz önüne alınarak, zararın 19.155,50 USD tutarında olduğu ve bu zarar miktarının faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen S...
II Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5835 E. 2014/12605 K.
Ortak:donatan · hak düşürücü süre · taşıyan · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının «donatanı» olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda «taşıyanın» TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle «hasar» meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle TTK'nun 1114. maddesindeki «sınırlı sorumluluğun» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, «icra takibine itirazın» iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,«görevli» mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağ …
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının «donatanı» olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın «acente» sıfatıyla «donatan» ve «taşıyan» hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · acente · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın «acente» sıfatıyla «donatan» ve «taşıyan» hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8225 E. 2016/4534 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · taşıyıcının sorumluluğu · rehin · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaDava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
… cak raporla belirlenmesi ve böylece eksik olduğu iddia edilen kömür miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, draft sörveydeki hata oranını fire oranı olarak kabul eden bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle hüküm tesisi doğru olm …
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/559 E. , 2010/10959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2008/142 - 2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Finlandiya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, davacı şirketin sigortalısı olan İtalya’da mukim […]P.A’ya ait dökme amonyum sülfat ve dökme granül amonyum sülfat yükünün İspanya’nın Castelleon Limanı’nda davalının donatanı olduğu gemiye tam ve eksiksiz olarak, iyi durumda yüklendiğini, varma limanı olan Manfredonia’ya ulaşan gemiden boşaltılan yükün eksik ve hasarlı olduğunun belirlendiğini, 27.11.2001 tarihinde davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu, hasarlı ve eksik teslim nedeniyle müvekkilince sigortalısına ödenen bedelden 16.178 Euro’nun işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait geminin İspanya’dan hareket ettikten sonra 15.01.2001 tarihinde şiddetli fırtınaya yakalandığını, TTK'nun 1603/1. maddesi gereğince forsmajör teşkil eden sebep nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, TTK'nun 1063/IV. maddesi gereğince de hacim ve tartı itibariyle kendiliğinden eksilmelerden ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmadığını, kaldı ki yükün gönderilene tam ve hasarsız teslim edildiğini, Lahey Sözleşmesi'ne göre sorumluluğun sınırlı olduğunu, 898, 57 Euro ekstra boşaltma ve kamyonla taşıma masraflarının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının donatanı olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda taşıyanın TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle hasar meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle
TTK'nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluğun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, icra takibine itirazın iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,görevli mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının tahsiline olanak verecek şekilde devamına sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının donatanı olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden somut olayda hak düşürücü sürenin geçmediği belirlenmiş ve bu hususun mahkemece değerlendirilmemiş olması bozma nedeni sayılmamıştır.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük hasarının deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir. Oysa davacı tarafından delil olarak dayanılan sörvey raporunda hasar nedeninin kısmen taşıma firesinden, kısmen kantarların toleransından, kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zeminine yapışmasından meydana geldiği, rutubetin nedeninin ise ambarların yanlış/yetersiz temizlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece Deniz Ticaret Odasından dökme alüminyum sülfat yükü için öngörülen normal fire oranı da sorularak sörvey raporundaki oluş değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034207500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz