6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/559 E. 2010/10959 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['6102/1067']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticareti sınırlı sorumluluk donatan riziko icra takibine itiraz hak düşürücü süre icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı hasar eksik inceleme görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 83 · TTK — TTK 1063TTK 1067TTK 1114

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının donatanı olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda taşıyanın TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle hasar meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle

TTK'nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluğun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, icra takibine itirazın iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,görevli mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının tahsiline olanak verecek şekilde devamına sair istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının donatanı olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden somut olayda hak düşürücü sürenin geçmediği belirlenmiş ve bu hususun mahkemece değerlendirilmemiş olması bozma nedeni sayılmamıştır.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük hasarının deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir. Oysa davacı tarafından delil olarak dayanılan sörvey raporunda hasar nedeninin kısmen taşıma firesinden, kısmen kantarların toleransından, kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zeminine yapışmasından meydana geldiği, rutubetin nedeninin ise ambarların yanlış/yetersiz temizlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece Deniz Ticaret Odasından dökme alüminyum sülfat yükü için öngörülen normal fire oranı da sorularak sörvey raporundaki oluş değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12315 E. 2014/18717 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5680 E. 2014/18451 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5835 E. 2014/12605 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Deniz Ticaret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8225 E. 2016/4534 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/559 E.  ,  2010/10959 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2008/142 - 2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Finlandiya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, davacı şirketin sigortalısı olan İtalya’da mukim […]P.A’ya ait dökme amonyum sülfat ve dökme granül amonyum sülfat yükünün İspanya’nın Castelleon Limanı’nda davalının donatanı olduğu gemiye tam ve eksiksiz olarak, iyi durumda yüklendiğini, varma limanı olan Manfredonia’ya ulaşan gemiden boşaltılan yükün eksik ve hasarlı olduğunun belirlendiğini, 27.11.2001 tarihinde davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu, hasarlı ve eksik teslim nedeniyle müvekkilince sigortalısına ödenen bedelden 16.178 Euro’nun işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkiline ait geminin İspanya’dan hareket ettikten sonra 15.01.2001 tarihinde şiddetli fırtınaya yakalandığını, TTK'nun 1603/1. maddesi gereğince forsmajör teşkil eden sebep nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, TTK'nun 1063/IV. maddesi gereğince de hacim ve tartı itibariyle kendiliğinden eksilmelerden ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmadığını, kaldı ki yükün gönderilene tam ve hasarsız teslim edildiğini, Lahey Sözleşmesi'ne göre sorumluluğun sınırlı olduğunu, 898, 57 Euro ekstra boşaltma ve kamyonla taşıma masraflarının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının donatanı olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda taşıyanın TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle hasar meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle

TTK'nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluğun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, icra takibine itirazın iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,görevli mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının tahsiline olanak verecek şekilde devamına sair istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının donatanı olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden somut olayda hak düşürücü sürenin geçmediği belirlenmiş ve bu hususun mahkemece değerlendirilmemiş olması bozma nedeni sayılmamıştır.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük hasarının deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir. Oysa davacı tarafından delil olarak dayanılan sörvey raporunda hasar nedeninin kısmen taşıma firesinden, kısmen kantarların toleransından, kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zeminine yapışmasından meydana geldiği, rutubetin nedeninin ise ambarların yanlış/yetersiz temizlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece Deniz Ticaret Odasından dökme alüminyum sülfat yükü için öngörülen normal fire oranı da sorularak sörvey raporundaki oluş değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034207500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.