İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12315 E. 2014/18717 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticareti↗ rücuen tahsil↗ ziya↗ basiretli tacir↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu taşımada gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki ziya ve hasarın sebebinin tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi
ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı taşıyanın doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki hasar ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Deniz Ticaret Odasınca dökme yük taşımasında eşyadaki %3'ü aşmayan eksiklikler için takibat yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu emtianın da dökme yük olarak taşındığı nazara alınarak davacı tarafından talep edilen eksikliğin bu oran dahilinde kalıp kalmadığının gözetilmesi, eksikliğe ilişkin istem hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken malda fire verilmesinin basiretli bir tacir tarafından engellenebileceği, davalının sorumluluğunun 6762 sayılı TTK'nın 1019'uncu maddesine göre belirlendiğinden Deniz Ticaret Odasının bildirdiği fire oranının somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın maldaki eksiklik yönünden de kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/559 E. 2010/10959 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı · hasar · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki «ziya» ve «hasarın» «sebebinin» tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı «taşıyanın» doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki «hasar» ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının «donatanı» olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda «taşıyanın» TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle «hasar» meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle TTK'nun 1114. maddesindeki «sınırlı sorumluluğun» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, «icra takibine itirazın» iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,«görevli» mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağ …
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının «donatanı» olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda davada bu yönde bir iddia da bulunmamasına karşın yük «hasarının» deniz suyuyla ıslanması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de bu konuda somut bir gerekçe gösterilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · donatan · riziko · icra takibine itiraz · hak düşürücü süre · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının «donatanı» olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda «taşıyanın» TTK'nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle «hasar» meydana geldiğinden % 2’lik fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle TTK'nun 1114. maddesindeki «sınırlı sorumluluğun» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, «icra takibine itirazın» iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 5 faizi ile birlikte BK'nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce görev noktasından bozulmuş,«görevli» mahkemece bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dava konusu takipte davalının 16.178 Euro alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacağ …
Dava,davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı dökme alüminyum sülfat yükünün davalının «donatanı» olduğu gemi ile İspanya’nın Castelleon Limanı'ndan varış limanı olan Manfredonia’ya ulaşması sonrasında yapılan belirlemede bir kısım yükün eksik ve bir kısım yükünde hasarlı olduğunun belirlendiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle TTK’nun 1067. maddesindeki bir yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olayda geçip, geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden somut olayda «hak düşürücü sürenin» geçmediği belirlenmiş ve bu hususun mahkemece değerlendirilmemiş olması bozma nedeni sayılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5931 E. 2010/12127 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · tanık beyanı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ihbar · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «tanık beyanı» ve noter ihtarıyla davaya konu eksikliğin davalıya süresinde «ihbar» edildiğinin kabulünün gerektiği, emtianın tahliyesinde ortaya çıkan eksilmenin içtihatlarla belirlenen fire oranın üstünde olduğundan eksik emtia bedelini davalının tazmin etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafından dökme yük olarak taşınan buğdayın «konşimentoda» belirtilen tonajından daha az olarak alıcısına «teslim» edildiği iddia edildiğinden, uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerekmektedir.
… n alınacak raporla eksik olduğu iddia edilen buğday miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak belirlenmesiyle ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, konunun uzmanı olmayan hukukçu bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, dökme yük şeklinde taşınan emtiadaki eksikliğin davalı «taşıyıcıdan» tahsiline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4773 E. 2011/15474 K.
Ortak:taşıyan · hasar
İncelediğiniz kararda… gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki «ziya» ve «hasarın» «sebebinin» tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı «taşıyanın» doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki «hasar» ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükte meydana gelen «hasarın» «taşıyan»-«donatanın sorumluluğundan» kaynaklandığını, taşınan emtianın dökme buğday olması nedeniyle %1,5 «muafiyet» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.166.70 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatanın sorumluluğu · ticari teamül · konşimento · teamül · donatan · taşıyıcının sorumluluğu · muafiyet · rücuen tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükte meydana gelen «hasarın» «taşıyan»-«donatanın sorumluluğundan» kaynaklandığını, taşınan emtianın dökme buğday olması nedeniyle %1,5 «muafiyet» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.166.70 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece öncelikle buğdayın dökme olarak taşınması halinde makul fire oranı konusunda «ticari teamülün» ne olduğunun ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılacak yazışmayla tespitiyle aralarında ziraat mühendisi ve taşıma konusunda uzmanlar bulunan bilirkişi kurulundan alınacak raporla eksik olduğu iddia edilen buğday miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak belirlenmesiyle ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, konunun uzmanı olmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Dava, sigortalı emtiadaki eksikliğin davalı «taşıyıcıdan» tahsiline ilişkin «rücuen tazminat» davasıdır.
Davalı tarafından dökme yük olarak taşınan buğdayın «konşimentoda» belirtilen tonajından daha az olarak alıcısına «teslim» edildiği iddia edildiğinden, uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8225 E. 2016/4534 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · taşıyıcının sorumluluğu · rehin · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaDava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
… cak raporla belirlenmesi ve böylece eksik olduğu iddia edilen kömür miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, draft sörveydeki hata oranını fire oranı olarak kabul eden bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle hüküm tesisi doğru olm …
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12315 E. , 2014/18717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2011/168-2014/15
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2011/168-2014/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Finlandiya'da mukim bir sigorta şirketi olan müvekkilinin sigortalısı Biolchim SPA'ya ait emtianın davalının donatanı olduğu gemiye eksiksiz bir halde yüklendiğini, varış limanında 36 metrik ton emtianın eksik, 400 metrik ton emtianın da hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalıya yapılan hasar ihbarını takiben eksiklik ve hasar konusunda müşterek rapor düzenlendiğini, aynı raporda hasarın "geminin ilgili ambarlarının yanlış/yetersiz temizlenmesinden" kaynaklandığının belirtildiğini, müvekkilinin 17.895,04 Euro tutarındaki hasar bedelini sigortalıya ödediğini, bu bedelden 16.178,00 Euronun rucüen tahsili istemi yerine getirilmeyince davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davayı vekili, dava konusu deniz taşıması esnasında meydana gelen şiddetli fırtına nedeniyle müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müstekar içtihatlara göre taşınan emtianın niteliği gözetildiğinde %2 oranında bir eksikliğin doğal sayıldığını, kaldı ki yükün gönderilene tam ve eksiksiz teslim edildiğini, aksi bir kaydın bulunmadığını, ekstra boşaltma ve kamyonla taşıma kalemlerinin müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu taşımada gemiye deniz suyu girdiği, yükün deniz suyu ile ıslandığına dair önceki raporlarda ihtimal üzerine bildirilen görüşü teyit eder hiçbir delilin bulunmadığı, yükteki ziya ve hasarın sebebinin tayini noktasında davacı taraf delilleri arasında sunulan hasar raporunun kuvvetli delil olarak kabul edildiği, bu raporda hasarın nedeninin emtianın toprak, çakıl taşı ve pas çamuru ile kirlenmesinin gemi ambarlarının ve özellikle de alt ambarların yanlış, yetersiz şekilde temizlenmiş olmasından kaynaklandığı, miktar farkının ise kısmen normal taşıma firesinden kısmen yükleme/boşaltma limanındaki kantar toleransından kısmen de malın bir bölümünün rutubetten ötürü ambarların duvarlarına ve zemine yapışmasından meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, bu tespitin gemi
ambarlarının başlangıçta yükü kabule ve muhafazaya elverişli olmadığını, dolayısıyla geminin başlangıçta yüke elverişsiz olduğu sonucuna varılmasını gerektirdiği, buna göre davalı taşıyanın doğan yük zararından 6762 sayılı TTK'nın 1019. maddesi hükmü uyarınca tam olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.178,00 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro'ya verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı tarafından taşınan emtiadaki hasar ve noksanlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Deniz Ticaret Odasınca dökme yük taşımasında eşyadaki %3'ü aşmayan eksiklikler için takibat yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu emtianın da dökme yük olarak taşındığı nazara alınarak davacı tarafından talep edilen eksikliğin bu oran dahilinde kalıp kalmadığının gözetilmesi, eksikliğe ilişkin istem hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken malda fire verilmesinin basiretli bir tacir tarafından engellenebileceği, davalının sorumluluğunun 6762 sayılı TTK'nın 1019'uncu maddesine göre belirlendiğinden Deniz Ticaret Odasının bildirdiği fire oranının somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın maldaki eksiklik yönünden de kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101987700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz