İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5835 E. 2014/12605 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ donatan↗ acente↗ acentelik↗ pasif husumet↗ hak düşürücü süre↗ husumet yokluğu↗ taşıyan↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı ekspertiz raporlarının çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın taşıyandan kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın donatan veya taşıyana yöneltilmediği, acenteye karşı dava açıldığı, bu nedenle pasif husumet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın acente sıfatıyla donatan ve taşıyan hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16463 E. 2013/20760 K.
Ortak:hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:riziko · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar · teslim
Benzer bu karardaDava,davacı ... nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «hasar» meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9388 E. 2012/11357 K.
Ortak:hak düşürücü süre · taşıyan · dava şartı · hak düşürücü süre · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın «acente» sıfatıyla «donatan» ve «taşıyan» hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda takibin «hak düşürücü süre» geçmeden önce başladığı, icra takibinin dava açılmış sayılması için yeterli olduğu ve takip tarihinin dava tarihi sayılacağından dolayı davanın süresinde açıldığı …
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı ödenen tazminatın, davalı «taşıyandan» tahsili için yapılan icra takibine olan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece Dairemizin kararları emsal gösterilmek suretiyle TTK 1067. maddesinde mahkemeye müracaat ibaresinin dava açmak olarak yorumlandığı, davacının TTK 1067. maddesine göre süresinde dava açmayıp, takip yapmasının yeterli olmadığı gerekçesiyle, 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2970 E. 2015/9764 K.
Ortak:donatan · pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın «acente» sıfatıyla «donatan» ve «taşıyan» hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8215 E. 2013/13034 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5835 E. , 2014/12605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/291-2012/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.07.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı ...’de yerleşik dava dışı ... İnternational SA'nın ...'de mukim ... Paketleme Sanayi ve Tic. A.Ş'ye 13 Eylül 2006 tarihli Proforma fatura tahtında göndermiş olduğu 84.600 kg ağırlığındaki polietilen emtiası 5 konteynıra yüklenerek 17.09.2006 tarihinde ... ... Gemisine yüklendiğini, geminin boşaltma limanı ...'e doğru yola çıktığını, taşıma konusu emtianın ...’de tahliye edilerek alıcı ... A.Ş’ye teslim edildiğini, konşimento muhteviyatı konteynır alıcı tarafından açıldığında kesik bir koku ve kapı kenarında bir takım kirlilik ve böcek olduğunun görüldüğü, hasarın sigorta şirketine ihbar edildiği ekspertiz incelemesi sonucunda konteynır içindeki kokunun daha önce taşınan emtiaya ait olduğunu ve polietilen yüküne sinerek emtiayı kullanılamaz hale getirdiğinin tespitinin yapıldığını, sovtaj indirimi dikkate alınarak hasar miktarının 10.251,61 Euro olduğunun belirlendiğini ve sigortalısına bu miktar tazminatı ödediğini, yükteki zararın konteynırdan kaynaklandığını, TTK'nın 1019.
maddesi gereğince kendisi tarafından tedarik edilen konteynırın yüke ve taşımaya elverişsiz olması sebebi ile davalının sorumlu olduğunu, TTK'nın 1235/7. maddesi uyarınca gemi üzerinde alacak hakkının da doğduğunu, davalı aleyhine yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... gemisi donatanı/taşıyanına izafeten acentesi vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, TTK'nın 1067. maddesi gereğince yükün zarara ve ziyaa uğramasından kaynaklanan tazminat davalarının teslimden itibaren en geç 1 yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu taşımada malların 17.09.2006 tarihinde ... Limanı'nda gemiye yüklendiğini ve geminin 28.09.2006 tarihinde varma limanı olan ... Limanı'nda tahliye edildiğini, dolayısıyla bu taşımadan dolayı hasar iddiasına dayanılarak açılacak davanın en geç 28.07.2007 tarihinde açılması gerektiğini, davacı tarafından davaya konu icra takibinin 25.10.2007 tarihinde yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı ekspertiz raporlarının çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın taşıyandan kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın donatan veya taşıyana yöneltilmediği, acenteye karşı dava açıldığı, bu nedenle pasif husumet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın acente sıfatıyla donatan ve taşıyan hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345134800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz