Rücuen tazminat | Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5383 E. 2010/10789 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhafaza kusuru↗ mücbir sebep↗ sorumluluktan kurtulma↗ keşif↗ rücuen tazminat↗ üçüncü kişi↗ terkin↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve yargılama sırasında toplanan delillere göre, davalının kendisine ait boş durumdaki evine üçüncü şahısların girip çıkmasını önlemek ve muhafazası için gerekli tedbirleri aldığı binanın etrafını çevirttiği ayrıca kapı ve pencerelere demir taktırdığı, malik olarak üzerine düşen her türlü önlemi aldığı, binanın muhafazası için üzerine düşen edimleri yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, kararının gerekçesinde davalının terk edilmiş boş olan ahşap evine tinercilerin girip yangın çıkarması sebebiyle sorumlu olmadığı kabul edilirken binanın bahçe, kapı ve pencerelerine demir parmaklık yaptırıldığı, binanın muhafazasında kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.58 maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina malikinin bu sorumluuğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez. Bina maliki davalıarın sorumluluğu, BK'nun 58.maddesinde düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, objektif nitelik taşımaktadır. Mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile iliyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikin sorumluluğu esastır. O halde; davalı bina malikinin sorumluluğu ortadan kaldıracak kanıtları toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak denetimine uygun rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6889 E. 2011/17371 K.
Ortak:keşif · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaO halde; davalı bina malikinin sorumluluğu ortadan kaldıracak kanıtları toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde «keşif» yapılarak denetimine uygun rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece olay yerinde yapılan «keşif» ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları arasında, meydana gelen «hasarın» «sebebi» ve hasar miktari konusunda çelişkili beyanların bulunması karşısında, söz konusu çelişkilerin giderilmesi ile oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · ihbar · temerrüt faizi · dava sebebi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davacı evinde pencere ve kapı dışında meydana gelen hasarların izolasyon eksikliğinden kaynaklandığı, bu nedenle «sigorta teminat kapsamı» dışında kaldığı, pencere ve kapılarda meydana gelen zararın ise rüzgar nedeni ile meydana gelmekle sigorta teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
3-Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; «temerrüt faizi başlangıcının» sigorta genel şartları B.8/1 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken mahkemece «ihbar» tarihi olan 05.03.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece olay yerinde yapılan «keşif» ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları arasında, meydana gelen «hasarın» «sebebi» ve hasar miktari konusunda çelişkili beyanların bulunması karşısında, söz konusu çelişkilerin giderilmesi ile oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4926 E. 2011/15708 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası · riziko · yargılama gideri
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/720 E. 2011/17502 K.
Ortak:keşif
İncelediğiniz karardaO halde; davalı bina malikinin sorumluluğu ortadan kaldıracak kanıtları toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde «keşif» yapılarak denetimine uygun rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesine» göre «hırsızlık» olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının «keşif» mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın «ihbar» tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · hırsızlık · temerrüt tarihi · depo kararı · sigorta sözleşmesi · riziko · olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesine» göre «hırsızlık» olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının «keşif» mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın «ihbar» tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- «depo» olarak kullanılan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Poliçenin eki niteliğindeki Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.5. maddesinde «sigorta tazminatının» hesabında sigortalı kıymetlerin «rizikonun» gerçekleştiği andaki tazmin değerinin esas tutulacağı belirtilerek tazmin değerlerinin hesaplama yöntemleri açıklanmıştır.
3-Öte yandan, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5. maddesinde davalının «temerrüdünün» «ihbarı» takiben 30 gün sonra gerçekleştiği düzenlendiğine göre, mahkemece davalının «temerrüt tarihi» bu hüküm nazara alınarak belirlemek gerekirken, yazılı şekilde ihbar tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4748 E. 2012/9301 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · hırsızlık · teminat kapsamı · riziko · avans faizi · teminat
Benzer bu kararda… cağı ve davalı sigortanın da kendisine bağlı eksper ve elamanları ile davacının işyerinin bulunduğu muhit ve davacının işyeri şartları ile ekonomik durumunu görerek «hırsızlık» olaylarına karşı davacının işyerini «teminat kapsamına» aldığı, «rizikonun» gerçekleşmesinden sonra davacının kendisinden beklenmeyecek ve normal şartları zorlayacak nitelikte tedbirler alınmasının istenilmesinin de sözleşme şartlarına ve …
Ancak, mahkemece verilen ilk kararda, davacı sigortalının «poliçe özel şartını» yerine getirdiği kabul edilmesine rağmen Dairemizce demir parmaklıkların kapının açılıp kapanmasını engellemediği gibi kapının kilidini de korumadığının fotoğrafla …
Merkez Bankası'nın kısa vadeli ticari kredilere uygulanan «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5383 E. , 2010/10789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/375 - 2008/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... şirketi vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalı ...'a ait evde meydana gelen yazgının sıçraması sonucu zarar gördüğünü, yangın raporunda davalıya ait evde kimliği meçhul şahısların ikamet ettiğinin tespit edildiğini, bu yere sık sık giren ve yangına sebep olduğu ileri sürülen tinercilere karşı hiçbir önlem almayan davalının BK 58.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından eksperce hesaplardan riziko bedeli 45,058.123 YTL'nın ödendiğini, TTK sigorta ettirene 1301.maddesi gereğince rücu alacaklarının tahsili için davalı tarafça yapılan müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkiline ait yana taşınmazın boş olduğunun, müvekkilinin boş olan taşınmazın korunması için gerekli tüm önlemleri aldığını yangının müvcekkilinin taşınmadığı üçüncü kişilerin ağır kusuru ile maydana geldiğini, bu nedenlerle müvekkilinden talep edilebilecek herhangi bir bedelin bulunmadığını, ayrıca tespit edilen hasar miktarının çok fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve yargılama sırasında toplanan delillere göre, davalının kendisine ait boş durumdaki evine üçüncü şahısların girip çıkmasını önlemek ve muhafazası için gerekli tedbirleri aldığı binanın etrafını çevirttiği ayrıca kapı ve pencerelere demir taktırdığı, malik olarak üzerine düşen her türlü önlemi aldığı, binanın muhafazası için üzerine düşen edimleri yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, kararının gerekçesinde davalının terk edilmiş boş olan ahşap evine tinercilerin girip yangın çıkarması sebebiyle sorumlu olmadığı kabul edilirken binanın bahçe, kapı ve pencerelerine demir parmaklık yaptırıldığı, binanın muhafazasında kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.58 maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina malikinin bu sorumluuğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez. Bina maliki davalıarın sorumluluğu, BK'nun 58.maddesinde düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, objektif nitelik taşımaktadır. Mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile iliyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikin sorumluluğu esastır.
O halde; davalı bina malikinin sorumluluğu ortadan kaldıracak kanıtları toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak denetimine uygun rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033944900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz