Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/720 E. 2011/17502 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ keşif↗ hırsızlık↗ temerrüt tarihi↗ depo kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ olumsuz oy↗ ihbar↗ ıslah↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesine göre hırsızlık olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının keşif mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın ihbar tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- depo olarak kullanılan işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Poliçenin eki niteliğindeki Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.5. maddesinde sigorta tazminatının hesabında sigortalı kıymetlerin rizikonun gerçekleştiği andaki tazmin değerinin esas tutulacağı belirtilerek tazmin değerlerinin hesaplama yöntemleri açıklanmıştır. Buna göre anılan maddenin 1.1. maddesinde Ticari emtiada rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki günü piyasa alım fiyatı esas tutulacağı düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının iş yerinden çalınan mallar için ödenmesi gereken sigorta tazminatının belirlenmesinde anılan bent hükmü uyarınca hesaplama yapılmak suretiyle davalının sorumluluğunun tayini gerekirken açıklanan yönteme aykırı olarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktarın hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5. maddesinde davalının temerrüdünün ihbarı takiben 30 gün sonra gerçekleştiği düzenlendiğine göre, mahkemece davalının temerrüt tarihi bu hüküm nazara alınarak belirlemek gerekirken, yazılı şekilde ihbar tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı tarafından 24.09.2009 tarihinde ıslah ile talep edilen miktar yönünden zamanaşımına definde bulunmasına rağmen mahkemece bu savunma hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4926 E. 2011/15708 K.
Ortak:hırsızlık · riziko
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesine» göre «hırsızlık» olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının «keşif» mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın «ihbar» tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- «depo» olarak kullanılan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Poliçenin eki niteliğindeki Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.5. maddesinde «sigorta tazminatının» hesabında sigortalı kıymetlerin «rizikonun» gerçekleştiği andaki tazmin değerinin esas tutulacağı belirtilerek tazmin değerlerinin hesaplama yöntemleri açıklanmıştır.
Benzer bu karardaOysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · yargılama gideri · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13892 E. 2012/4787 K.
Ortak:hırsızlık · riziko · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesine» göre «hırsızlık» olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının «keşif» mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın «ihbar» tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- «depo» olarak kullanılan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Poliçenin eki niteliğindeki Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.5. maddesinde «sigorta tazminatının» hesabında sigortalı kıymetlerin «rizikonun» gerçekleştiği andaki tazmin değerinin esas tutulacağı belirtilerek tazmin değerlerinin hesaplama yöntemleri açıklanmıştır.
Benzer bu karardaDava, «hırsızlık» sigortasından kaynaklanmakta olup uyuşmazlık esas itibariyle «rizikonun» «teminat» dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisinden de «hırsızlığın» demir parmaklığı bulunmayan kapı kilidinin açılması suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · poliçe özel şartları · özel dava şartı · acente · geçersizlik · teminat · husumet
Benzer bu karardaOrtada «poliçe özel şartlarının» «geçersizliği» sonucunu doğuracak bir hüküm bulunmadığından sözleşmenin anılan hükmü taraflar arasında geçerli olup ayrıca dosya içeriğinden de davalı tarafın binayı görerek sigorta ettiği de iddia ve ispat edilmemiştir.
… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Ergo İsviçre Sigorta yönünden poliçenin mevcut demir parmaklık görülerek yapıldığı ve gerekli şartları taşımadığının «acente» tarafından davacıya bildirilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2.819,73 TL'nin davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden davalının aracı konumunda olması ve zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında geçerli bulunan «poliçe özel şartlarında» işyerinin demir parmaklıkla kapatılması kaydıyla «teminat» altına alındığı belirtilmiştir.
Dava, «hırsızlık» sigortasından kaynaklanmakta olup uyuşmazlık esas itibariyle «rizikonun» «teminat» dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11294 E. 2010/6209 K.
Ortak:hırsızlık · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesine» göre «hırsızlık» olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının «keşif» mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın «ihbar» tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- «depo» olarak kullanılan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu uğranılan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili tarafından, dava konusu «sigorta poliçesinin» özel şartları uyarınca, somut olayda sigortalı mahalde kepenk bulunmadığından «hırsızlık» «teminatının» işlerlik kazanmadığı, işyerinde demir parmaklık olsa da hırsızlığın kapının göbek kilidinin açılması suretiyle işlendiğine göre, demir parmaklığın kapıyı ve kilidini koruyamadığı savunulmuş, mahkemece dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş olduğu, böylece «poliçe özel şartının» gereğinin yerine getirilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de dava konusu «sigorta poliçesinde», «hırsızlık» «teminatının» sigortalı mahalde “kepenk ve/veya demir parmaklık” bulunması halinde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta poliçesi · hasar · teminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavalı ... vekili tarafından, dava konusu «sigorta poliçesinin» özel şartları uyarınca, somut olayda sigortalı mahalde kepenk bulunmadığından «hırsızlık» «teminatının» işlerlik kazanmadığı, işyerinde demir parmaklık olsa da hırsızlığın kapının göbek kilidinin açılması suretiyle işlendiğine göre, demir parmaklığın kapıyı ve kilidini koruyamadığı savunulmuş, mahkemece dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş olduğu, böylece «poliçe özel şartının» gereğinin yerine getirilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş bulunduğu, böylece davacının «poliçe özel şartının» gereğini yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle davanın (19.059,70) YTL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de dava konusu «sigorta poliçesinde», «hırsızlık» «teminatının» sigortalı mahalde “kepenk ve/veya demir parmaklık” bulunması halinde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
Dava, davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu uğranılan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/720 E. , 2011/17502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2006/618 - 2009/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, Işyerinde 24.12.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu 40.000-45.000 TL’lık perdelik kumaşın çalındığını, davalı ... şirketine müracaat edilmesine rağmen sigortacının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 10.000 TL’nın ihbar tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, olayın gerçekleşme şekli ve itibariyle hırsızlık sigortası genel şartlarının 1/A maddesine göre teminat kapsamına girmediğini, zorlama izinin bulunmadığını, herhangi bir parmak izine rastlanmadığını, parmaklıklarının bulunmadığı ve olanlarında kolaylıkla çıkabilir mahiyette olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesine göre hırsızlık olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının keşif mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.000 TL’nın ihbar tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket nezdinde iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunan manifatura-mensucat satış- depo olarak kullanılan işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu çalınan mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Poliçenin eki niteliğindeki Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.5. maddesinde sigorta tazminatının hesabında sigortalı kıymetlerin rizikonun gerçekleştiği andaki tazmin değerinin esas tutulacağı belirtilerek tazmin değerlerinin hesaplama yöntemleri açıklanmıştır. Buna göre anılan maddenin 1.1. maddesinde Ticari emtiada rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki günü piyasa alım fiyatı esas tutulacağı düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının iş yerinden çalınan mallar için ödenmesi gereken sigorta tazminatının belirlenmesinde anılan bent hükmü uyarınca hesaplama yapılmak suretiyle davalının sorumluluğunun tayini gerekirken açıklanan yönteme aykırı olarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktarın hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5. maddesinde davalının temerrüdünün ihbarı takiben 30 gün sonra gerçekleştiği düzenlendiğine göre, mahkemece davalının temerrüt tarihi bu hüküm nazara alınarak belirlemek gerekirken, yazılı şekilde ihbar tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı tarafından 24.09.2009 tarihinde ıslah ile talep edilen miktar yönünden zamanaşımına definde bulunmasına rağmen mahkemece bu savunma hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045407800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz