Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3355 E. 2011/14671 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı ifa↗ müddeabih↗ hizmet sözleşmesi↗ ispat yükü↗ ifa↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak davalı tarafın savunmasını ispat edemediği belirtilmiştir. Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin ayıplı ifa edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını ispat yükünün kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, davalı taraf savunmasında, gümrük işlemlerinde emtiayı temsil eden “gümrük tarife istatistik pozisyonu” (GTİP) numarasının gümrük hizmeti alan davacı tarafından tespit
edildiğini ve davacı yükümlülüğünde olan bu bildirime dayalı olarak kendisi tarafından işlemlerin yapıldığını savunmuş olup, hatalı olduğu gümrük idaresince tespit edilen numaranın davacı tarafından TSE belgesi alınırken de kullanıldığını ileri sürerek anılan belgenin suretini dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, gümrük işlemlerinde bildirilen GTİP numarasını belirleme yükümlülüğünün kimde olduğunun ilgili mevzuat ve uygulama gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilerek davalı savunmasında belirtilen TSE belgesinin alınması aşamasında başvurunun kim tarafından ne zaman yapıldığı da araştırılmak suretiyle davalı tarafından yapılan bir hatanın bulunup bulunmadığının usulünce tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11122 E. 2010/2836 K.
Ortak:ispat yükü
İncelediğiniz karardaBu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin «ayıplı ifa» edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu ilke ışığında, taşıma akdinin sözleşmeye aykırı olarak davalı «taşıtan» tarafından sonlandırıldığını ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · ispat külfeti · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinin» erken feshi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki taşıma akdinin süresinden önce hangi tarafça sonlandırıldığı tespit edilemediği belirtilerek «ispat külfeti» davalı tarafa yüklenmiş ve taşıma işini davacının kendiliğinden bıraktığı yönündeki davalı savunmasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu ilke ışığında, taşıma akdinin sözleşmeye aykırı olarak davalı «taşıtan» tarafından sonlandırıldığını ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7659 E. 2011/17229 K.
Ortak:ispat yükü
İncelediğiniz karardaBu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin «ayıplı ifa» edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda davaya konu tazminat istemlerinden olan «kira sözleşmesinin feshi» nedeniyle tazminat talebi açısından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği savunmasını «ispat yükü» davalı kiralayanda olup, mahkemece ispat yükü ters çevrilerek davacı kiracıdan haklı neden olmadığını ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «kira sözleşmesinin» haklı nedenle feshedildiği savunmasını «ispat yükünün» kiralayan tarafta olduğu gözetilerek taraf delillerinin toplanması ve davaya konu istemler açısından kiralanan yerin tabi bulunduğu hukuki mevzuat da gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar · tacirler arası dava · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · fesih · taraf ehliyeti · istirdat · tacir
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası» «kira sözleşmesine» konu yere davacıların girişinin davalı tarafından engellenerek eşyaların tahrip edildiği iddiasıyla «munzam zarar» ve eşya bedelinin tazmini ile ödenen kira tutarının «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «kira sözleşmesinin» «fesih» nedeni olarak davalı tarafından ileri sürülen hususların aksinin davacılardan şirket tarafından ispatlanmadığı ve davacılardan gerçek kişilerin sözleşmenin tarafı olmadıklarından aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davaya konu tazminat istemlerinden olan «kira sözleşmesinin feshi» nedeniyle tazminat talebi açısından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği savunmasını «ispat yükü» davalı kiralayanda olup, mahkemece ispat yükü ters çevrilerek davacı kiracıdan haklı neden olmadığını ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «kira sözleşmesinin» haklı nedenle feshedildiği savunmasını «ispat yükünün» kiralayan tarafta olduğu gözetilerek taraf delillerinin toplanması ve davaya konu istemler açısından kiralanan yerin tabi bulunduğu hukuki mevzuat da gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2221 E. 2012/3069 K.
Ortak:ispat yükü · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaBu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin «ayıplı ifa» edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, davalı taraf savunmasında, gümrük işlemlerinde emtiayı «temsil» eden “gümrük tarife istatistik pozisyonu” (GTİP) numarasının gümrük hizmeti alan davacı tarafından tespit edildiğini ve davacı yükümlülüğünde olan bu bildirime dayalı olarak kendisi tarafından işlemlerin yapıldığını savunmuş olup, hatalı olduğu gümrük idaresince tespit edilen numaranın davacı tarafından TSE belgesi alınırken de kullanıldığını ileri sürerek anılan belgenin suretini dosyaya «ibraz» etmiştir.
… ında başvurunun kim tarafından ne zaman yapıldığı da araştırılmak suretiyle davalı tarafından yapılan bir hatanın bulunup bulunmadığının usulünce tespiti gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı tarafça davaya konu borcun ödenmesi için davalıca verildiği iddia edilen 7 ayrı «bononun» dosyaya «ibrazının» sağlanması, keşide tarihleri tespit edilerek taraflar arasındaki ticari ilişki dönemine ait olup olmadıkları bonolar üzerinde varsa veriliş nedeni belirlenmek suretiyle davacı tarafın davalıyla sözleşme kapsamındaki ticari ilişkisinden kaynaklanan alacak miktarıyla yaklaşık olarak örtüşen bir miktarda davalıya borç para verme iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olduğu da değerlendirilerek yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükümlülüğü ters çevrilerek «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu ilke ışığında, davalı savunmasında bahsi geçen bonoların kendisine verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan davacı tarafın, bu bonoların taşıma akdinden dolayı değil de başka bir ilişki olan karz akdi nedeniyle verildiği iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · taşıma sözleşmesi · bono · ticari defter · ihtarname · tacir · inkar tazminatı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaZira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da «tacir» olan davacı şirket «ticari defterlerinde», davalıya borç verildiğine ilişkin herhangi bir «kaydın» bulunmadığı belirlenmiş durumdadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının asıl borç miktarına ilişkin «kabul beyanı» uyarınca davalı borcunun 75.343,50 TL olduğu ve bu borcun davalı tarafından davacıya verilen bonolarla ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın işlemiş faiziyle birlikte 77.289,32 TL için iptaline, «inkar tazminatı» istemini ise reddine karar verilmiştir.
1) Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalı savunmasında geçen “taşıma ilişkisinden dolayı davacıya olan borcun «bonolar» verilmek suretiyle ödendiği” yönündeki savunmanın ispatlanmadığı belirtilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12984 E. 2012/4048 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · hizmet alım sözleşmesi · ba beyannamesi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
Uyuşmazlık bu niteliğine göre özel bilgiyi gerektirir nitelikte bir uyuşmazlık olup nitekim yerel mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9458 E. 2015/10283 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük müşavirliği · vekalet ilişkisi · bilirkişi ücreti · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam «bilirkişi ücretinin» yarısı olan 2.250,00 TL'yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması ge …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3355 E. , 2011/14671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.09.2009 tarih ve 2008/1492 - 2009/1038 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilini ithal ettiği ürünlerin gümrük işlemlerinin davalı tarafından yapıldığını, gümrük idaresine beyan edilen ve emtiayı temsil eden GTİP numarasının yanlış bildirilmesinin tespit edilmesiyle müvekkiline KDV ve ÖTV cezası tahakkuk ettirildiğini, bu durumdan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.841,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ithal edilen emtia ile ilgili tüm bilgilerin davacı tarafından verildiğini ve gümrük idaresine bildirilen GTİP numarasının da davacının kendilerine verdiği numaraya uygun yazıldığını, yanlışlığın davacı tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak davalı tarafın savunmasını ispat edemediği belirtilmiştir. Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin ayıplı ifa edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını ispat yükünün kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, davalı taraf savunmasında, gümrük işlemlerinde emtiayı temsil eden “gümrük tarife istatistik pozisyonu” (GTİP) numarasının gümrük hizmeti alan davacı tarafından tespit
edildiğini ve davacı yükümlülüğünde olan bu bildirime dayalı olarak kendisi tarafından işlemlerin yapıldığını savunmuş olup, hatalı olduğu gümrük idaresince tespit edilen numaranın davacı tarafından TSE belgesi alınırken de kullanıldığını ileri sürerek anılan belgenin suretini dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, gümrük işlemlerinde bildirilen GTİP numarasını belirleme yükümlülüğünün kimde olduğunun ilgili mevzuat ve uygulama gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilerek davalı savunmasında belirtilen TSE belgesinin alınması aşamasında başvurunun kim tarafından ne zaman yapıldığı da araştırılmak suretiyle davalı tarafından yapılan bir hatanın bulunup bulunmadığının usulünce tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033709700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz