Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/893 E. 2013/18192 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ yokluk↗ pay sahipliği↗ emredici hüküm↗ ortaklar kurulu kararı↗ cy/cy şerhi↗ tasfiye memuru↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6762 Sayılı TTK'nın 381. maddesi uyarınca davanın 3 ay içinde açılması gerektiği, ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığı, davanın ise 04.10.2007 tarihinde açıldığı, toplantı tutanağının 09.07.007 tarihinde düzenlendiğinine ilişkin iddianın yasal düzenleme karşısında yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle 381. maddesi uyarınca 3 aylık dava süresi içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini, tutanak içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olduklarını, 09.07.2007 tarihinde tutanağın kendilerine imzalattırıldığını, bu hususu muhalefet şerhi olarak imzalarının yanında belirttiklerini ileri sürmüş, nitekim davalı şirket tasfiye memuru ...'de duruşmadaki beyanında ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, iş yoğunluğu nedeniyle tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini beyan etmiştir. 6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle, aynı Yasa'nın 378. maddesi "Kararların muteber olması için zabıtların 297 nci maddede gösterilen esaslar dairesinde tutulması şarttır. Toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya temsilcilerinin ad ve soyadlarını gösteren 376'ncı maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır." hükmünü haiz olup, kanun maddesinde ismi geçen TTK'nın 297. maddesi uyarınca da pay sahiplerinin tutanağı imzalaması, muhalefet sebeblerinin zapta geçirilmesi gerekir. Şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırılık yokluk halini doğurur. Alınan kararların geçerli olabilmesi için bazı usuli işlemlerin yerine getirilmiş olması gerekir. Tutanakta, verilen kararların nitelik ve sonuçları ile karara muhalif kalanların muhalefet sebeplerinin yazılması, muhalif kalanlar oy kullandıklarına göre zaptı imzalamaları gerekir. (Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklar ve Kooperatif Hukuku, 11.baskı, S. 425, 433)
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde, ortaklar kurulu 09.01.2007 tarihinde yapıldığı halde, tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlenmiş olması yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3660 E. 2015/11733 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararının iptali · yokluk · pay sahipliği · emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı · ek tasfiye · dava sebebi · temsil · Ortaklar kurulu kararının iptali
İncelediğiniz karardaToplantıda hazır bulunan «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» ad ve soyadlarını gösteren 376'ncı maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır." hükmünü haiz olup, kanun maddesinde ismi geçen TTK'nın 297. maddesi uyarınca da pay sahiplerinin tutanağı imzalaması, muhalefet «sebeblerinin» zapta geçirilmesi gerekir.
Dava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece 6762 Sayılı TTK'nın 536/«son» maddesi delaletiyle 381. maddesi uyarınca 3 aylık dava süresi içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırılık «yokluk» halini doğurur.
Benzer bu karardaBozma ilamında; "6762 Sayılı TTK'nın 536/«son» maddesi delaletiyle, aynı Yasa'nın 378. maddesi kararların muteber olması için zabıtların 297'nci maddede gösterilen esaslar dairesinde tutulmasının şart olduğu, toplantıda hazır bulunan «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» ad ve soyadlarını gösteren 376'ncı maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır, hükmünü haiz olup, kanun maddesinde ismi geçen TTK'nın 297. maddesi uyarınca da pay sahiplerinin tutanağı imzalaması, muhalefet «sebeblerinin» zapta geçirilmesi gerektiği, şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırılığın «yokluk» halini doğuracağı, somut olayda «ortaklar kurulu» toplantısının 09.01.2007 tarihinde yapıldığı halde, tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle kararın yok hükmünde olduğu" belirtilmiş mahkemece …
Dava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, davacılar asıl ve birleşen davada ortaklar kurulunun «tasfiye» bilançosunu kabul kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşler, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; bozmadan önce alınan bilirkişi raporlarında ve davacının da kabulünde olduğu üzere davada «tasfiye» döneminden önceki döneme ilişkin olarak şirketin genel merkezi olarak görülen yerin aslında başka kişilerce kiralanmış ve kullanılıyor olmasına rağmen bu yer için kira ödenmeye devam edildiği iddiasına dayalı olup, tasfiye sürecinde tasfiye memurunun yapılan işlemlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı iddia edilen ödemelerin tutarı ve belgelerinin açıklanmadığı, tasfiye süreci içinde tasfiye memurunca herhangi bir kira gideri veya muhasebeci ücreti ödenmediği, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmeye ve iyi niyet kuralına aykırı olmadığı, bu haliyle iptal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12003 E. 2012/3314 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… tarihinde düzenlendiğini, tutanak içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olduklarını, 09.07.2007 tarihinde tutanağın kendilerine imzalattırıldığını, bu hususu «muhalefet şerhi» olarak imzalarının yanında belirttiklerini ileri sürmüş, nitekim davalı şirket «tasfiye memuru» ...'de duruşmadaki beyanında ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, iş yoğunluğu nedeniyle tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini beyan etmişt …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6762 Sayılı TTK'nın 381. maddesi uyarınca davanın 3 ay içinde açılması gerektiği, ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığı, davanın ise 04.10.2007 tarihinde açıldığı, «toplantı tutanağının» 09.07.007 tarihinde düzenlendiğinine ilişkin iddianın yasal düzenleme karşısında yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, vekilleri aracılığı ile 07.05.2009 tarihli genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış oldukları veya dilekçe ile muhalefeti bildirmedikleri anlaşılmış, dinlenen tanıklar da davacıların muhalefetinin tutanağa geçirilmesi bakımından kendilerinin engellendiği hususunda bir beyanda bulunmamışlardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · olumsuz oy · iptal davası · anonim şirket · kâr dağıtımı
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
TTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortakların muhalefeti tutanağa geçirmeleri veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermeleri gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların azınlık olarak erteleme talebinde bulundukları halde taleplerinin reddedilmiş olduğu ve kârın nasıl değerlendirileceğine ilişkin bir karar olmaksızın karın «dağıtılmamasına» karar verildiği, bu kapsamda 2,3,4,5,6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/893 E. , 2013/18192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
BİRLEŞEN DAVADA
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/625 ESAS
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2007/569-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin Kıraner Tur. Ltd. Şti.'nin %40 paya sahip ortakları olduğunu, 17.09.2003 tarihinde şirketin tasfiyesine davalı ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, 09.01.2007 tarihinde ise son ve kati bilançonun görüşülmesi için ortaklar kurulunun toplandığını, müvekkillerinin davalı ...'in ödediği iddia edilen kira ve muhasebe ücretlerine itiraz ederek muhalefetlerini koyduklarını, ancak tutanağın 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini, bu durumu tutanağa attıkları imzada şerh düştüklerini ileri sürerek, ortaklar kurulunda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kıraer vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., ortaklar kurulu toplantısının 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6762 Sayılı TTK'nın 381. maddesi uyarınca davanın 3 ay içinde açılması gerektiği, ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığı, davanın ise 04.10.2007 tarihinde açıldığı, toplantı tutanağının 09.07.007 tarihinde düzenlendiğinine ilişkin iddianın yasal düzenleme karşısında yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle 381. maddesi uyarınca 3 aylık dava süresi içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini, tutanak içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olduklarını, 09.07.2007 tarihinde tutanağın kendilerine imzalattırıldığını, bu hususu muhalefet şerhi olarak imzalarının yanında belirttiklerini ileri sürmüş, nitekim davalı şirket tasfiye memuru ...'de duruşmadaki beyanında ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, iş yoğunluğu nedeniyle tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini beyan etmiştir.
6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle, aynı Yasa'nın 378. maddesi "Kararların muteber olması için zabıtların 297 nci maddede gösterilen esaslar dairesinde tutulması şarttır. Toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya temsilcilerinin ad ve soyadlarını gösteren 376'ncı maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır." hükmünü haiz olup, kanun maddesinde ismi geçen TTK'nın 297. maddesi uyarınca da pay sahiplerinin tutanağı imzalaması, muhalefet sebeblerinin zapta geçirilmesi gerekir. Şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırılık yokluk halini doğurur. Alınan kararların geçerli olabilmesi için bazı usuli işlemlerin yerine getirilmiş olması gerekir.
Tutanakta, verilen kararların nitelik ve sonuçları ile karara muhalif kalanların muhalefet sebeplerinin yazılması, muhalif kalanlar oy kullandıklarına göre zaptı imzalamaları gerekir. (Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklar ve Kooperatif Hukuku, 11.baskı, S. 425, 433)
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde, ortaklar kurulu 09.01.2007 tarihinde yapıldığı halde, tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlenmiş olması yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033384500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz