Sigorta poliçesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/979 E. 2011/11613 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1352↗ amortisman↗ riziko↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında amortisman tenzili sonucu bulunacak rakamın riziko değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat sigorta poliçesine konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın rizikonun başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8135 E. 2011/1584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, yat «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat «sigorta poliçesine» konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Benzer bu karardaDava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · dosya masrafı · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Bu durumda mahkemece, hasarlı yatın 27.07.2012 tarihi itibariyle tamir edilebilmesi için gereken tutarın piyasa rayiç fiyatlarına göre tespiti ile davacıya ödenen tazminatın karşılaştırılıp değerlendirilmesi suretiyle davacının «munzam zararının» mevcut olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Ortak:riziko
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında «amortisman» tenzili sonucu bulunacak rakamın «riziko» değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın «rizikonun» başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ticari defter ibrazı · ziya · teminat kapsamı · hakem kararı · ticari defter · geçersizlik · hasar
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Dava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/979 E. , 2011/11613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2009 tarih ve 2006/546-2009/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait yatın davalı ... şirketince sigortalandığını, 01.08.2005 tarihinde seyir halindeyken fırtına nedeniyle yatta bulunan filikanın düştüğünü ve zayi olduğunu ileri sürerek, şimdilik 12.218,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında amortisman tenzili sonucu bulunacak rakamın riziko değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat sigorta poliçesine konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın rizikonun başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032789000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz