Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7253 E. 2011/14096 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ çıkma payı↗ limited şirket ortaklığı↗ şirketin feshi↗ sermaye artırımı↗ ortaklar kurulu kararı↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ kötüniyet↗ dava sebebi↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, şirketin feshi için muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10.035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL’nin davalılardan tahsiline dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, limitet şirket ortaklığından çıkmaya izin, olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı şirketin ortaklığından çıkmasına, rayiç değerinden %10 payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dava açıldıktan sonra davalı şirketin sermayesinin artırılmasına karar verilmiş, davacı bu sermaye artırımına iştirak etmemiştir. Bu yönde alınan ortaklar kurulu kararının iptalini dava etmiş, açtığı davanın esastan reddine karar verilmiştir. Limitet şirketin ortaklığından çıkmaya ilişkin dava, ortaklıktan doğan hakların askıya alındığı sonucu doğurmaz. Ortak, ortaklıktan çıkmanın kesinleşmesine kadar, başka bir anlatımla bu sıfatının sona ermesi anına kadar ortaklıktan doğan haklarını kullanabilir. Somut olayda sermaye artırım kararının kötüniyetli olarak alındığı da kanıtlamamıştır Esasen, davacının bu yönde alınan ortaklar kurulu kararının iptali yönündeki açtığı davasının da reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. O halde, çıkma payı hesaplanırken davacının en son pay durumunun esas alınması gerekirken yazılı şekilde dava açıldığı tarihteki pay durumu dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davalıların karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 07.02.2011 Tarih, 2009/8321 Esas ve 2011/1196 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket yararına ayrı bir bent ekleme yapılarak mahkeme kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8321 E. 2011/1196 K.
Ortak:şirketin feshi · limited şirket · kâr payı · dava sebebi · temsil · Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili
İncelediğiniz karardaMahkemece, «şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10.035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL’nin davalılardan tahsiline dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı şirket «temsilcisinin» temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Dava, «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya izin, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
O halde, «çıkma payı» hesaplanırken davacının en «son» pay durumunun esas alınması gerekirken yazılı şekilde dava açıldığı tarihteki pay durumu dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davalıların karar d …
Benzer bu karardaMahkemece,«şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · rayiç değer · olumsuz oy · temerrüt faizi · yargılama gideri · ek tasfiye · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaÖte yandan, şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, karar tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, bu istem konusunda mahkemece olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, çıkarılan ortağın sermaye «payı» hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenmesi ve dolayısıyla davacının «tasfiye» payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekecektir.
2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir.
Bu durumda, mahkemece, davalı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi gerekirken, bu konuda «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2171 E. 2006/2417 K.
Ortak:çıkma payı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaO halde, «çıkma payı» hesaplanırken davacının en «son» pay durumunun esas alınması gerekirken yazılı şekilde dava açıldığı tarihteki pay durumu dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davalıların karar d …
Dava, «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya izin, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, davacının karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere göre hesap edilen «çıkma payı» ile kararın kesinleştiği tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihi itibariyle ortaklık payını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın çıkma isteğinin davalı tarafından da kabul edildiği, sermayenin azaltılması, hükümlerine göre davacının «payının» hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının şirketten çıkmasına izin verilmesine 9.632.000.000.-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · malvarlığına ilişkin dava · temerrüt faizi · ek tasfiye · temerrüt · e-defter
Benzer bu kararda1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, davacının karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere göre hesap edilen «çıkma payı» ile kararın kesinleştiği tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihi itibariyle ortaklık payını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak, şirketin karar tarihine en yakın tarih itibariyle net «malvarlığının» ve buna göre davacının hissesinin haiz olduğu değerin saptanması ve buna göre davacının hissesinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10163 E. 2012/2406 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10.035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL’nin davalılardan tahsiline dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı şirket «temsilcisinin» temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7589 E. 2012/10343 K.
Ortak:çıkma payı · limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı · dava sebebi · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, «şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10.035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL’nin davalılardan tahsiline dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı şirket «temsilcisinin» temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Dava, «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya izin, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
O halde, «çıkma payı» hesaplanırken davacının en «son» pay durumunun esas alınması gerekirken yazılı şekilde dava açıldığı tarihteki pay durumu dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davalıların karar d …
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerin varlığı iddiasına dayalı «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, «çıkma payı» ile ilgili ön şartın gerçekleşmediği, üstelik bilirkişilerce belirlenen ve «kesin» olmayan çıkma payı ile ilgili bir «harç» da yatırılmadığı dikkate alınıp, kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «maktu vekalet ücreti» tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca «limitet şirket ortakları», haklı nedenin varlığı halinde ortaklıktan çıkmalarını mahkemeden talep edebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · ortaklıktan çıkarılma · haklı sebep · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · bilirkişi incelemesi · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durum karşısında, «çıkma payı» ile ilgili ön şartın gerçekleşmediği, üstelik bilirkişilerce belirlenen ve «kesin» olmayan çıkma payı ile ilgili bir «harç» da yatırılmadığı dikkate alınıp, kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «maktu vekalet ücreti» tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar veki …
Çıkmasına karar verilen ortağın «çıkma payı» da karar tarihine en yakın sermayenin «rayiç değerine» göre belirlenir.
Somut olayda davacılar haklı nedenle «ortaklıktan çıkarılmalarına» ve belirlenecek «çıkma payının» da tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7253 E. , 2011/14096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 gün ve 2008/201-2008/388 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.02.2011 gün ve 2009/8321-2011/1196 sayılı kararı aleyhinde davalılar tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı Limited Şirketin ortakları olduklarını, müvekkiline kâr payı verilmediğini, zararda gösterilerek borçlandırıldığını, davalılara itimat ve güvenlerinin sarsılmış olduğunu ileri sürerek, şirketin feshine, olmadığı taktirde müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasına ve ortaklık payının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacının payının %1 olduğunu, şirketin zarar ettiğini ancak hesapların doğru tutulduğunu, davacının payına isabet edecek miktarı vereceklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, şirketin feshi için muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10.035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL’nin davalılardan tahsiline dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, limitet şirket ortaklığından çıkmaya izin, olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı şirketin ortaklığından çıkmasına, rayiç değerinden %10 payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dava açıldıktan sonra davalı şirketin sermayesinin artırılmasına karar verilmiş, davacı bu sermaye artırımına iştirak etmemiştir. Bu yönde alınan ortaklar kurulu kararının iptalini dava etmiş, açtığı davanın esastan reddine karar verilmiştir. Limitet şirketin ortaklığından çıkmaya ilişkin dava, ortaklıktan doğan hakların askıya alındığı sonucu doğurmaz. Ortak, ortaklıktan çıkmanın kesinleşmesine kadar, başka bir anlatımla bu sıfatının sona ermesi anına kadar ortaklıktan doğan haklarını kullanabilir.
Somut olayda sermaye artırım kararının kötüniyetli olarak alındığı da kanıtlamamıştır Esasen, davacının bu yönde alınan ortaklar kurulu kararının iptali yönündeki açtığı davasının da reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. O halde, çıkma payı hesaplanırken davacının en son pay durumunun esas alınması gerekirken yazılı şekilde dava açıldığı tarihteki pay durumu dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden davalıların karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 07.02.2011 Tarih, 2009/8321 Esas ve 2011/1196 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket yararına ayrı bir bent ekleme yapılarak mahkeme kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 07.02.2011 Tarih, 2009/8321 Esas ve 2011/1196 karar sayılı bozma kararına ayrı bir bent ekleme yapılarak BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı M.Ali Erdem ve ...'e iadesine,temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyen Güneş Sağlık Hizmetri Ltd. Şti.'ne iadesine,18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032763000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz