Çıkma payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7589 E. 2012/10343 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ limited şirket ortaklığı↗ rayiç değer↗ ortaklıktan çıkarılma↗ haklı sebep↗ nispi vekalet ücreti↗ maktu vekalet ücreti↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ harç↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için haklı sebep niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir sebebin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haklı nedenlerin varlığı iddiasına dayalı limitet şirket ortaklığından çıkmaya ve çıkma payının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca limitet şirket ortakları, haklı nedenin varlığı halinde ortaklıktan çıkmalarını mahkemeden talep edebilir. Haklı nedenin varlığını mahkeme takdir eder. Ortağın, limitet şirketten çıkmasına ilişkin mahkeme kararı kurucu niteliktedir.
Çıkmasına karar verilen ortağın çıkma payı da karar tarihine en yakın sermayenin rayiç değerine göre belirlenir. Somut olayda davacılar haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmalarına ve belirlenecek çıkma payının da tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Çıkma payı bakımından bir değer belirtmemişler, bozmadan önce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen çıkma payının hüküm altına alınmasına istemişlerdir. Ancak, haklı nedenin varlığını ispat edemedikleri için davanın reddine karar verilmiştir. Çıkma payının talep edilebilmesi için, çıkma kararının varlığı gerekmektedir. Davacılar çıkma payının mahkeme kararı ile belirlenmesini istemişlerdir. Ayrıca, bozmadan önce belirlenen çıkma payı ile ilgili olarak da harç yatırmamışlardır. Bu durum karşısında, çıkma payı ile ilgili ön şartın gerçekleşmediği, üstelik bilirkişilerce belirlenen ve kesin olmayan çıkma payı ile ilgili bir harç da yatırılmadığı dikkate alınıp, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekirken, yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.02.2012 Tarih, 2010/10163 Esas-2012/2406 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün düzelterek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2171 E. 2006/2417 K.
Ortak:çıkma payı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, haklı nedenlerin varlığı iddiasına dayalı «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Çıkmasına karar verilen ortağın «çıkma payı» da karar tarihine en yakın sermayenin «rayiç değerine» göre belirlenir.
Somut olayda davacılar haklı nedenle «ortaklıktan çıkarılmalarına» ve belirlenecek «çıkma payının» da tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Benzer bu kararda1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, davacının karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere göre hesap edilen «çıkma payı» ile kararın kesinleştiği tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihi itibariyle ortaklık payını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın çıkma isteğinin davalı tarafından da kabul edildiği, sermayenin azaltılması, hükümlerine göre davacının «payının» hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının şirketten çıkmasına izin verilmesine 9.632.000.000.-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · malvarlığına ilişkin dava · temerrüt faizi · ek tasfiye · temerrüt · e-defter
Benzer bu kararda1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, davacının karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere göre hesap edilen «çıkma payı» ile kararın kesinleştiği tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihi itibariyle ortaklık payını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak, şirketin karar tarihine en yakın tarih itibariyle net «malvarlığının» ve buna göre davacının hissesinin haiz olduğu değerin saptanması ve buna göre davacının hissesinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, haklı nedenlerin varlığı iddiasına dayalı «limitet şirket ortaklığından» çıkmaya ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca «limitet şirket ortakları», haklı nedenin varlığı halinde ortaklıktan çıkmalarını mahkemeden talep edebilir.
Ortağın, «limitet şirketten» çıkmasına ilişkin mahkeme kararı kurucu niteliktedir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · kâr payı alacağı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7589 E. , 2012/10343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 gün ve 2009/243-2010/97 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/02/2012 gün ve 2010/10163-2012/2406 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı şirket ortağı olduğunu, vefatından sonra şirket tarafından müvekkillerine şirket hakkında bilgi verilmeyip, kazançtan pay da almadıklarını, muris ile davalı ortak arasında yargıya intikal eden tartışma nedeniyle ilişkilerin tamamen koptuğunu, bu şartlar altında şirket ortaklığında kalmanın tarafların menfaatlerine uygun olmadığı gerekçesiyle, TTK'nun 551. maddesine göre müvekkillerinin şirketten çıkmalarına ve 145.832,50 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili ile davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için haklı sebep niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir sebebin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haklı nedenlerin varlığı iddiasına dayalı limitet şirket ortaklığından çıkmaya ve çıkma payının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca limitet şirket ortakları, haklı nedenin varlığı halinde ortaklıktan çıkmalarını mahkemeden talep edebilir. Haklı nedenin varlığını mahkeme takdir eder. Ortağın, limitet şirketten çıkmasına ilişkin mahkeme kararı kurucu niteliktedir.
Çıkmasına karar verilen ortağın çıkma payı da karar tarihine en yakın sermayenin rayiç değerine göre belirlenir. Somut olayda davacılar haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmalarına ve belirlenecek çıkma payının da tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Çıkma payı bakımından bir değer belirtmemişler, bozmadan önce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen çıkma payının hüküm altına alınmasına istemişlerdir. Ancak, haklı nedenin varlığını ispat edemedikleri için davanın reddine karar verilmiştir. Çıkma payının talep edilebilmesi için, çıkma kararının varlığı gerekmektedir. Davacılar çıkma payının mahkeme kararı ile belirlenmesini istemişlerdir. Ayrıca, bozmadan önce belirlenen çıkma payı ile ilgili olarak da harç yatırmamışlardır.
Bu durum karşısında, çıkma payı ile ilgili ön şartın gerçekleşmediği, üstelik bilirkişilerce belirlenen ve kesin olmayan çıkma payı ile ilgili bir harç da yatırılmadığı dikkate alınıp, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekirken, yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.02.2012 Tarih, 2010/10163 Esas-2012/2406 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün düzelterek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 21.02.2012 Tarih, 2010/10163 Esas-2012/2406 karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın hüküm fıkrasının 3. maddesindeki ‘...12.450.00...’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘...1.000.00...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060697900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz