6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8321 E. 2011/1196 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2) limited şirketin feshi rayiç değer şirketin feshi olumsuz oy temerrüt faizi limited şirket kâr payı yargılama gideri ek tasfiye dava sebebi eksik inceleme temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 551

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece,şirketin feshi için muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket temsilcisi temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket temsilcisinin tüm, davacı vekilinin ise (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi ve dolayısıyla davacının tasfiye payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekecektir.

Somut olayda, dava 04.03.2002 tarihinde açılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ise bozma ilamı öncesinde 30.11.2005 tarihinde düzenlenmiş, mahkemece karar ise 17.09.2008 tarihinde verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, davalı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, karar tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu istem konusunda mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.

3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7253 E. 2011/14096 K.

    Ortak: · Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkma | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2171 E. 2006/2417 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haklı sebep

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10163 E. 2012/2406 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Çıkma payı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7589 E. 2012/10343 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8321 E.  ,  2011/1196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2008/201-2008/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı Limited Şirketin ortakları olduklarını, müvekkiline kâr payı verilmediğini, zararda gösterilerek borçlandırıldığını, davalılara itimat ve güvenlerinin sarsılmış olduğunu ileri sürerek, şirketin feshine, olmadığı taktirde müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasına ve ortaklık payının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davacının payının %1 olduğunu, şirketin zarar ettiğini ancak hesapların doğru tutulduğunu, davacının payına isabet edecek miktarı vereceklerini savunmuşlardır.

Mahkemece,şirketin feshi için muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket temsilcisi temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket temsilcisinin tüm, davacı vekilinin ise (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi ve dolayısıyla davacının tasfiye payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekecektir.

Somut olayda, dava 04.03.2002 tarihinde açılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ise bozma ilamı öncesinde 30.11.2005 tarihinde düzenlenmiş, mahkemece karar ise 17.09.2008 tarihinde verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, davalı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, karar tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu istem konusunda mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.

3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan şirket temsilcisinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 43,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014274400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.