Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/646 E. 2024/2927 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ tacir sıfatı↗ makul süre↗ icazet↗ ihbar olunan↗ şirket müdürü↗ mevduat hesabı↗ basiretli tacir↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tespit davası↗ ispat yükü↗ ihbar↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacıya ait hesaplardaki paraların usulsüz olarak 3. kişilere ödendiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99 uncu vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2242 E. 2021/5157 K.
Ortak:icazet · ispat yükü · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece alınan 24.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davacı şirketin T.
… edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının «icazet» sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · ticari defter · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece alınan 24.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davacı şirketin T.
… en kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce “...Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının «isticvabı» sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tuta …
… edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının «icazet» sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3968 E. 2020/1056 K.
Ortak:icazet · basiretli tacir · ispat yükü · tacir · Tazminat
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, her iki tarafın da «basiretli tacir» olarak üzerine düşen dikkat ve özen yükümünü yerine getirmediği, taraflardan birinin kusurunun diğerinden daha ağır olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, bu halde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının davalı bankanın kusurlu hizmetine dayanarak hak talep etmesinin TMK 2/3 bendi gereği «hakkın kötüye kullanılması» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dosyaya «ibraz» edilen 01.02.1010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacının hesabından, ... dışında imzası kime ait olduğu tespit edilemeyen ve imza bulunmayan dekontlarla da para çıkışının olduğu belirlenmiş olmasına karşın mahkemece, hangi nedenlerle davacının bu işlemlere icazet verdiği sonucuna varıldığı açıklanmaksızın bu paralar yönünden de davanın reddi yoluna gidildiğinin açıklanmadığı, oysa, davacının hesabındaki paranın hak sahibine ödendiğini «ispat yükünün» bir «güven kurumu» olan davalı bankanın üzerinde olduğu, mahkemece imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının davacıdan sorularak ve gerekirse şirket ticari kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bo …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · bankacılık işlemi · güven kurumu · hakkın kötüye kullanılması · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu kararda… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dosyaya «ibraz» edilen 01.02.1010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacının hesabından, ... dışında imzası kime ait olduğu tespit edilemeyen ve imza bulunmayan dekontlarla da para çıkışının olduğu belirlenmiş olmasına karşın mahkemece, hangi nedenlerle davacının bu işlemlere icazet verdiği sonucuna varıldığı açıklanmaksızın bu paralar yönünden de davanın reddi yoluna gidildiğinin açıklanmadığı, oysa, davacının hesabındaki paranın hak sahibine ödendiğini «ispat yükünün» bir «güven kurumu» olan davalı bankanın üzerinde olduğu, mahkemece imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının davacıdan sorularak ve gerekirse şirket ticari kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bo …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, her iki tarafın da «basiretli tacir» olarak üzerine düşen dikkat ve özen yükümünü yerine getirmediği, taraflardan birinin kusurunun diğerinden daha ağır olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, bu halde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının davalı bankanın kusurlu hizmetine dayanarak hak talep etmesinin TMK 2/3 bendi gereği «hakkın kötüye kullanılması» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının «isticvabı» sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tuta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5847 E. 2024/2426 K.
Ortak:basiretli tacir · ispat yükü · tacir · yetkisizlik kararı · e-defter
Benzer bu kararda… ili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hesabından imzasız ve imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin hak sahibine ödendiğinin «ispat yükünün» davalı bankada olduğunu, davacı tarafından imzalanan «ibranamenin» usulsüz işlemleri kapsadığının kabul edilemeyeceğini, 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait «ticari defterlerin» başka bir dosya kapsamında Yargıtay'da olduğundan mahkemeye sunulmadığının, bu hususun mahkemeye bildirilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı yönündeki değerlendirmen …
… it edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı tarafından davalı bankaya karşı verilen 13.04.2007 tarihli yetkilendirme ve «ibraname» konulu belgeden de anlaşıldığı üzere bankanın davaya konu döneme ilişkin «ibra» edildiği, «basiretli tacir» olan davacının ibraya ilişkin vermiş olduğu belgenin sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
… rından 2003- 2006 yıllarında banka personelinin usulsüz işlemleriyle, imzasız ya da üzerindeki imzanın kime ait olduğu belli olmayan ödeme dekontlarıyla zaman zaman «yetkisiz» şahıslara para çıkışlarının yapıldığını, davalı bankaya birden fazla «ihtarname» gönderiliş olmasına rağmen bu ihtarnamelere uyulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · ibra · ihtar · ticari defter · ihtarname
Benzer bu kararda… n kararı ile davaya konu bankanın yaptığı işlemlerin bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının kendi kontrolünde yapıldığı, davacının kendisine yapılan «ihtar» üzerine bankayı «ibra» ettiği, davacının «ticari defterlerini» sunmadığı, ayrıca 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacı firmanın bahse konu yıllara ait belgeler incelendiğinde, firmaya ait banka hesaplarından çekilen p …
… ili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hesabından imzasız ve imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin hak sahibine ödendiğinin «ispat yükünün» davalı bankada olduğunu, davacı tarafından imzalanan «ibranamenin» usulsüz işlemleri kapsadığının kabul edilemeyeceğini, 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait «ticari defterlerin» başka bir dosya kapsamında Yargıtay'da olduğundan mahkemeye sunulmadığının, bu hususun mahkemeye bildirilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı yönündeki değerlendirmen …
… it edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı tarafından davalı bankaya karşı verilen 13.04.2007 tarihli yetkilendirme ve «ibraname» konulu belgeden de anlaşıldığı üzere bankanın davaya konu döneme ilişkin «ibra» edildiği, «basiretli tacir» olan davacının ibraya ilişkin vermiş olduğu belgenin sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
… rından 2003- 2006 yıllarında banka personelinin usulsüz işlemleriyle, imzasız ya da üzerindeki imzanın kime ait olduğu belli olmayan ödeme dekontlarıyla zaman zaman «yetkisiz» şahıslara para çıkışlarının yapıldığını, davalı bankaya birden fazla «ihtarname» gönderiliş olmasına rağmen bu ihtarnamelere uyulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihler …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4495 E. 2013/21221 K.
Ortak:icazet · ispat yükü · Tazminat
Benzer bu kararda… adaki işlemlerin de çoğunlukla ... tarafından yapıldığı ve davacının bunu bildiği, ...'nın bu süre içerisinde davacı adına davalı bankada ve diğer bankalarda ödeme, «havale» ve diğer «bankacılık işlemlerini» yaptığı, ödeme yapılan kişinin yaklaşık 11 yıl aralıklarla davacı şirkette satış müdürü olarak görev yapması, davalı banka hesaplarından uzun bir süre talimatsız olarak kendisine ödeme yapılması, ...'ya usulsüz ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de yüklü miktarda ödemeler yapılmış olması, ...'nın talimatlı ve talimatsız bir çok işlemler yapması, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili bulunması gözetildiğinde davacının adı geçen kişiye yapılan ödemelerden haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 01.02.1010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacının hesabından, ... dışında imzası kime ait olduğu tespit edilemeyen ve imza bulunmayan dekontlarla da para çıkışının olduğu belirlenmiş olmasına karşın mahkemece, hangi nedenlerle davacının bu işlemlere «icazet» verdiği sonucuna varıldığı açıklanmaksızın bu paralar yönünden de davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · güven kurumu · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · havale · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… adaki işlemlerin de çoğunlukla ... tarafından yapıldığı ve davacının bunu bildiği, ...'nın bu süre içerisinde davacı adına davalı bankada ve diğer bankalarda ödeme, «havale» ve diğer «bankacılık işlemlerini» yaptığı, ödeme yapılan kişinin yaklaşık 11 yıl aralıklarla davacı şirkette satış müdürü olarak görev yapması, davalı banka hesaplarından uzun bir süre talimatsız olarak kendisine ödeme yapılması, ...'ya usulsüz ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de yüklü miktarda ödemeler yapılmış olması, ...'nın talimatlı ve talimatsız bir çok işlemler yapması, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili bulunması gözetildiğinde davacının adı geçen kişiye yapılan ödemelerden haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının davacıdan sorularak ve gerekirse şirket ticari kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacının davalı banka nezdindeki hesabından, herhangi bir talimat olmaksızın davacı adına para çekme yetkisi olmayan ... isimli kişiye davalı bankanın çok sayıda ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/646 E. , 2024/2927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/297 Esas, 2022/343 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat.....ve ihbar olunan vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka şubelerinde bulunan hesaplarından para çekme yetkisinin yalnızca şirket müdürü...'a ait olduğunu, buna rağmen davalı bankanın usulsüz ve yasaya aykırı olarak müvekkilinden habersiz bu hesaplardan üçüncü kişilere ödeme yaptığını, davalı bankanın kusurlu olduğunu, Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/166-146 D.İş sayılı dosyalarıyla tespit yaptırıldığını, müvekkilinin hesaplarında 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında usulsüz olarak 3. kişi/kişilere ödemeler yapıldığını ileri sürerek 1.000.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hesabından yapılan ödemelerin bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının zararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli 2014/637 E., 2018/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 06.02.2020 tarihli 2018/3968 E., 2020/1056 K. sayılı bozma ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.06.2021 tarihli 2020/2242 E. 2021/5157 K. sayılı karar düzeltme ilamı ile imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ve davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar bakımından kaideten davalı bankan sorumlu olması gerekir ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamaları nazara alındığında Mahkemece, dava konusu edilen meblağların, 2003 ila 2006 yılları arası uzunca bir süreçte 24.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ticari faaliyeti kapsamında araç satışına ilişkin olarak müşterilerince araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu, bu kadar yüksek meblağlı işlemlerin farkedilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının icazet sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı bankadaki hesaplarından 02.01.2003-11.12.2006 tarihleri arasında toplam 2.336.140,70 TL ödeme yapıldığı, hesap ekstresi mahiyetinde olan banka hesap defteri dökümlerinde, açıklama kısmında paranın kime ve ne kadar, hangi tarihte ödendiği hususları yazılı olmasına rağmen davacı şirket yetkilisinin bu duruma makul sürede itiraz etmemesinin icazet anlamına geldiği, davacı şirketin araç bedellerine ilişkin yüksek meblağları hesap hareketlerinden yahut mevduat hesabı defter kayıtlarından fark etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olduğu ve bunun gereği olarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, dosya içerisinde müvekkili şirket yetkilisine banka hesap cüzdanı verildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından incelenen hesap hareketlerinin müvekkili Şirkete ait olmayıp şirket yetkilisi...'ın şahsi hesaplarındaki hareketler olduğunu, Mahkemece davalı bankaya yazılan müzekkerede "Davacı ... Otomotiv Konaklama Turizm ve Tic. Ltd. Şti. adına şirket müdürü...'ın hesaplarının 2000-2008 yılları arasındaki hesap dökümlerinin mahkemeye gönderilmesi"nin talep edildiğini, davalı bankanın bu müzekkere üzerine şirket yetkili...'ın şahsi banka hesap hareketlerini Mahkemeye gönderdiğini, söz konusu hesapların dava konusu olmadığını, bilirkişiler işbu banka kayıtlarını esas alarak inceleme yaptığından raporun hatalı olduğunu, şirket yetkilisinin şahsi hesaplarında dahi 2003-2006 yılları arasında hesap cüzdanı yazdırma işlemi yapılmadığını, bu döneme ilişkin hesap ekstresi gönderildiğine dair delil bulunmadığını, şirket yetkilisinin şahsi hesaplarında dahi 2007 yılından sonra cüzdan yazdırıldığının ortada olduğunu, müvekkilinin açılan tespit davası ile usulsüz işlemlerden haberdar olduğunu, bozma ilamında "dava konusu işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler olup olmadığı" hususunun tespitinin istendiğini, bilirkişi raporda da davaya konu bu işlemlerden sonra davacı tarafından bizzat yapılan aynı yahut benzer nitelikteki işlemlerin olduğuna dair dava dosyasında herhangi bir belgeye rastlanmadığının tespit edildiğini, banka müfettişi tarafından hazırlanan 25.06.2007 tarihli raporda davalı bankanın sorumluluğunun sabit olduğunu, imzasız ve imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin müvekkiline yapıldığını ispat yükünün davalı bankada olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıya ait hesaplardaki paraların usulsüz olarak 3. kişilere ödendiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99 uncu vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032256200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz