Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2242 E. 2021/5157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ icazet↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın usulsüz olarak 3. kişilere ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce “...Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının isticvabı sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar yönünden davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilerek bir hüküm tesisi gerekirken, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereğince bir inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece alınan 24.07.2017 tarihli son bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, ispat yükünün davalı bankada olduğu, davacı şirketin T. İş Bankası AŞ’de bulunan hesaplarından kime ödendiği tespit edilemeyen ve imzasız ödenen tutarların davacı tarafça satışı yapılan araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu, davacının asıl faaliyet konusunun araç satışı olması nedeniyle müşterilerince ödenmiş olan tutarları bilmemesinin mümkün olamayacağı, araç satışı yapan şirketlerin, sattıkları araç bedelinin tamamını tahsil etmeden satış işlemlerini sonuçlandırmayacağı, bu nedenle davacının araç satışı yaptığı müşterilerince yatırılmış olan paralardan haberdar olduğu anlamına geldiği, ancak bu durumun şirketin hesabından çekilmiş olan paraların kim tarafından ne amaçla çekilmiş olduğu ve ayrıca çekilen tutarlardan davacının haberdar olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği şeklinde görüş bildirilmiştir.
İmzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ve davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar bakımından kaideten davalı bankanın sorumlu olması gerekir ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamaları (Dairemizin 17.03.2015 tarih 2014/6057 E. 2015/3684K. Sayılı, 13.04.2017 tarih, 2016/7386 E. 2017/2141 K. sayılı ilamı) nazara alındığında mahkemece, dava konusu edilen meblağların, 2003 ila 2006 yılları arası uzunca bir süreçte bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ticari faaliyeti kapsamında araç satışına ilişkin olarak müşterilerince araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu, bu kadar yüksek meblağlı işlemlerin farkedilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının icazet sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında yazılı gerekçeyle bozulması yerinde görülmediğinden, davalı banka vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.02.2020 Tarih, 2018/3968 Esas-2020/1056 K. Sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/646 E. 2024/2927 K.
Ortak:icazet · ispat yükü · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan 24.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davacı şirketin T.
… edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının «icazet» sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3968 E. 2020/1056 K.
Ortak:isticvap · icazet · ispat yükü
İncelediğiniz kararda… en kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce “...Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının «isticvabı» sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tuta …
Mahkemece alınan 24.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davacı şirketin T.
… edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının «icazet» sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında …
Benzer bu kararda… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dosyaya «ibraz» edilen 01.02.1010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacının hesabından, ... dışında imzası kime ait olduğu tespit edilemeyen ve imza bulunmayan dekontlarla da para çıkışının olduğu belirlenmiş olmasına karşın mahkemece, hangi nedenlerle davacının bu işlemlere icazet verdiği sonucuna varıldığı açıklanmaksızın bu paralar yönünden de davanın reddi yoluna gidildiğinin açıklanmadığı, oysa, davacının hesabındaki paranın hak sahibine ödendiğini «ispat yükünün» bir «güven kurumu» olan davalı bankanın üzerinde olduğu, mahkemece imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının davacıdan sorularak ve gerekirse şirket ticari kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bo …
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının «isticvabı» sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tuta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · güven kurumu · hakkın kötüye kullanılması · basiretli tacir · bilirkişi incelemesi · tacir · ibraz
Benzer bu kararda… yıl boyunca satış müdürü olarak görev yaptığı, bu sürede gerek davalı bankada gerekse davacının hesabının bulunduğu başka bankalarda davacı şirket adına çok sayıda «bankacılık işlemi» yaptığı, ... isimli kişiye ödeme yapılan dönemde davacı şirket müdürüne de ödemelerde bulunulduğu, talimatsız yapılan işlemlerin davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili oldukları gözetildiğinde davalı banka tarafından yapılan usulsüz ödemelerden davacının haberdar olduğunun ve bu işlemlere «icazet» verdiğinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dosyaya «ibraz» edilen 01.02.1010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacının hesabından, ... dışında imzası kime ait olduğu tespit edilemeyen ve imza bulunmayan dekontlarla da para çıkışının olduğu belirlenmiş olmasına karşın mahkemece, hangi nedenlerle davacının bu işlemlere icazet verdiği sonucuna varıldığı açıklanmaksızın bu paralar yönünden de davanın reddi yoluna gidildiğinin açıklanmadığı, oysa, davacının hesabındaki paranın hak sahibine ödendiğini «ispat yükünün» bir «güven kurumu» olan davalı bankanın üzerinde olduğu, mahkemece imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının davacıdan sorularak ve gerekirse şirket ticari kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bo …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, her iki tarafın da «basiretli tacir» olarak üzerine düşen dikkat ve özen yükümünü yerine getirmediği, taraflardan birinin kusurunun diğerinden daha ağır olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, bu halde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının davalı bankanın kusurlu hizmetine dayanarak hak talep etmesinin TMK 2/3 bendi gereği «hakkın kötüye kullanılması» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5847 E. 2024/2426 K.
Ortak:ispat yükü · ticari defter · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan 24.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davacı şirketin T.
Benzer bu kararda… ili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hesabından imzasız ve imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin hak sahibine ödendiğinin «ispat yükünün» davalı bankada olduğunu, davacı tarafından imzalanan «ibranamenin» usulsüz işlemleri kapsadığının kabul edilemeyeceğini, 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait «ticari defterlerin» başka bir dosya kapsamında Yargıtay'da olduğundan mahkemeye sunulmadığının, bu hususun mahkemeye bildirilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı yönündeki değerlendirmen …
… n kararı ile davaya konu bankanın yaptığı işlemlerin bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının kendi kontrolünde yapıldığı, davacının kendisine yapılan «ihtar» üzerine bankayı «ibra» ettiği, davacının «ticari defterlerini» sunmadığı, ayrıca 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacı firmanın bahse konu yıllara ait belgeler incelendiğinde, firmaya ait banka hesaplarından çekilen p …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · ibra · basiretli tacir · ihtar · ihtarname · tacir · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… it edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı tarafından davalı bankaya karşı verilen 13.04.2007 tarihli yetkilendirme ve «ibraname» konulu belgeden de anlaşıldığı üzere bankanın davaya konu döneme ilişkin «ibra» edildiği, «basiretli tacir» olan davacının ibraya ilişkin vermiş olduğu belgenin sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
… rından 2003- 2006 yıllarında banka personelinin usulsüz işlemleriyle, imzasız ya da üzerindeki imzanın kime ait olduğu belli olmayan ödeme dekontlarıyla zaman zaman «yetkisiz» şahıslara para çıkışlarının yapıldığını, davalı bankaya birden fazla «ihtarname» gönderiliş olmasına rağmen bu ihtarnamelere uyulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihler …
… n kararı ile davaya konu bankanın yaptığı işlemlerin bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının kendi kontrolünde yapıldığı, davacının kendisine yapılan «ihtar» üzerine bankayı «ibra» ettiği, davacının «ticari defterlerini» sunmadığı, ayrıca 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacı firmanın bahse konu yıllara ait belgeler incelendiğinde, firmaya ait banka hesaplarından çekilen p …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin 10 yıllık zaman aşımına uğradığını, talebin sadece miktar yönüyle değil konusu ile de belirsiz olduğunu, dava konusu yapılan döneme ilişkin müvekkili bankanın «ibra» edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2242 E. , 2021/5157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.03.2018 gün ve 2014/637 - 2018/85 sayılı kararı bozan Daire'nin 06.02.2020 gün ve 2018/3968 - 2020/1056 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubelerinde bulunan hesaplarından para çekme yetkisinin yalnızca şirket müdürü ... 'a ait olduğunu, buna rağmen davalı bankanın usulsüz ve yasaya aykırı olarak müvekkilinden habersiz bu hesaplardan üçüncü kişilere ödeme yaptığını, davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 1.000.000.-TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın usulsüz olarak 3. kişilere ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce “...Adli Tıp Kurumu raporunda imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlar yönünden davacının isticvabı sağlanarak, bankadan çekilen paralardan davacının kabulünde olan veya şirket için kullanılan paralar düşüldükten sonra, davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar yönünden davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilerek bir hüküm tesisi gerekirken, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereğince bir inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece alınan 24.07.2017 tarihli son bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesap ekstrelerinin tetkikinde davacı şirketçe satışı yapılan araç bedellerinin davacının hesaplarına yatırıldığı, araç satış bedeline mahsuben yatırılan tutarların bir kısmının aynı gün, bir kısmının en geç bir hafta içinde hesaplardan çekildiği, davaya konu edilen tutarların davacının ticari defterlerine işlenmediği, davacının defterlerinde kayıt bulunmamasının davacının aleyhine yorumlanamayacağı, ispat yükünün davalı bankada olduğu, davacı şirketin T. İş Bankası AŞ’de bulunan hesaplarından kime ödendiği tespit edilemeyen ve imzasız ödenen tutarların davacı tarafça satışı yapılan araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu, davacının asıl faaliyet konusunun araç satışı olması nedeniyle müşterilerince ödenmiş olan tutarları bilmemesinin mümkün olamayacağı, araç satışı yapan şirketlerin, sattıkları araç bedelinin tamamını tahsil etmeden satış işlemlerini sonuçlandırmayacağı, bu nedenle davacının araç satışı yaptığı müşterilerince yatırılmış olan paralardan haberdar olduğu anlamına geldiği, ancak bu durumun şirketin hesabından çekilmiş olan paraların kim tarafından ne amaçla çekilmiş olduğu ve ayrıca çekilen tutarlardan davacının haberdar olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği şeklinde görüş bildirilmiştir.
İmzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ve davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar bakımından kaideten davalı bankanın sorumlu olması gerekir ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamaları (Dairemizin 17.03.2015 tarih 2014/6057 E. 2015/3684K. Sayılı, 13.04.2017 tarih, 2016/7386 E. 2017/2141 K. sayılı ilamı) nazara alındığında mahkemece, dava konusu edilen meblağların, 2003 ila 2006 yılları arası uzunca bir süreçte bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ticari faaliyeti kapsamında araç satışına ilişkin olarak müşterilerince araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu, bu kadar yüksek meblağlı işlemlerin farkedilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının icazet sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemiz bozma ilamında yazılı gerekçeyle bozulması yerinde görülmediğinden, davalı banka vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.02.2020 Tarih, 2018/3968 Esas-2020/1056 K.
Sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.02.2020 Tarih, 2018/3968 Esas-2020/1056 K. Sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı bankaya iadesine, 17.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681514400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz