Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4613 E. 2010/10771 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ev Eşyalarının davalı şirket tarafından taşındığı, sigortanın hasarın ambalajdan kaynaklan- ması nedeniyle ödemede bulunmadığı, ambalajdan davalının sorumlu olduğu, tutanakla hasarın tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.765 YTL'nın davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı iş bu davada,davalı tarafından taşınan ev eşyalarının zarara uğratıldığı iddiasıyla tazminat talebinde bulunmuş olup, taşıma ücreti olarak ödediği meblağı dava konusu yapmamıştır. Mahkemece, HUMK 74. madde de düzenlenen “ Hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka birşeye hüküm veremez” hükmü nazara alınmadan, tazminat hesabında talep dışına çıkılarak davacının ödemiş olduğu nakliye ücretinin bir miktarının da davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15326 E. 2013/158 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre, 945.50 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12758 E. 2012/21587 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · davanın konusu · ihtiyati tedbir · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının haksız olarak maruz kaldığı «ihtiyati tedbir» nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'si dava tarihinden, 18.411,05 TL'si «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 28.411,05 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar veri …
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 74. maddesi gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda icra ve «yediemin» «masrafları» maddi zarara «dahil» edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf «maddi tazminat» istemine esas oluşturan zarar kalemlerini dava dilekçesinde açıklamış olup, bunlar arasında icra ve «yediemin» «masrafları» bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı vekili de 16.03.2009 tarihli dilekçesinde, toplatılan malların geri alınması için yapılan icra ve «yediemin» «masrafları» ile ilgili bir taleplerinın bulunmadığını, bu masrafların başka bir «davanın konusu» olduğunu belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8673 E. 2012/15436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · eş rızası · fesih · limited şirket · ilan · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
… kim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4748 E. 2010/841 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu kararda1-Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Anılan bu davalara ilişkin taleplerinde incelenerek olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davalar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4532 E. 2010/4259 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · sahtecilik · tespit davası · menfi tespit · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7612 E. 2016/3875 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyımı · kayyum atanması · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · alacağın temliki · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaY..'a satıldığı, ancak «anonim şirketlerde» pay senedi çıkarılmamış hisselerin devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan, yazılı şekilde yapılmayan pay devirlerinin geçerli olmadığı, bu durumda davacıların haklarının korunması açısından şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacıyla «kayyum atanması» talebinin haklı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacıların hisselerinin 28/10/2004 tarihli genel kurulda satışına ilişkin işlemin ipta …
2-Birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda da açıklandığı gibi birleşen dava, davalı şirketin «yönetim kurulu» tarafından şirketin en önemli taşınmazı olan otelin yıkılmaya çalışıldığı, (6.000.000) USD tutarında kredi çekilip otelin «teminat» olarak gösterildiği, kredinin otelin inşaatında değil, yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu başka şirketlerde kullanılacağı, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, diğer bir deyişle şirketin kötü yönetildiği iddiasına dayalı olarak, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Ç......'in «kayyım tayinine» karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise sadece asıl davada tespit edilen davacıların paylarının usulsüz şekilde devredildiği maddi olgusuna dayanarak, birleşen davada ileri sürülen iddialar konusunda hiçbir inceleme yapmadan, davacıların menfaatlerini korumak amacıyla, şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak üzere «kayyım tayin» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4613 E. , 2010/10771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/1572 - 2008/1447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ev eşyalarının İstanbul-Bodrum arası taşınması konusunda, davalı şirketle anlaştıklarını, eşyaların taşıma sırasında hasar gördüğünü, buna ilişkin olarak 01.07.2006 tarihli tutanak tanzim edildiğini ileri sürerek, 5.000 YTL'nın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sırasında eşyalara zarar verilmediğini, hasarsız olarak teslim edildiğini, ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ev Eşyalarının davalı şirket tarafından taşındığı, sigortanın hasarın ambalajdan kaynaklan- ması nedeniyle ödemede bulunmadığı, ambalajdan davalının sorumlu olduğu, tutanakla hasarın tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.765 YTL'nın davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı iş bu davada,davalı tarafından taşınan ev eşyalarının zarara uğratıldığı iddiasıyla tazminat talebinde bulunmuş olup, taşıma ücreti olarak ödediği meblağı dava konusu yapmamıştır. Mahkemece, HUMK 74. madde de düzenlenen “ Hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka birşeye hüküm veremez” hükmü nazara alınmadan, tazminat hesabında talep dışına çıkılarak davacının ödemiş olduğu nakliye ücretinin bir miktarının da davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032063700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz