6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuan tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4394 E. 2013/20343 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuan tazminat kusur dava sebebi zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporlarında yangının çıkış sebebinin tam olarak belirlenemediği, dava konusu yangın olayı ile ilgili ceza davası açıldığı, bu davada alınan bilirkişi raporunda davalının 4/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bu rapora dayanılarak tesis edilen ceza mahkemesi kararının zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden Yargıtay'ın ilgili dairesince bozulduğu, belirlenen kusur durumuna ilişkin bir bozma nedeni bulunmadığı, bu nedenle ceza mahkemesince alıanan bilirkişi raporu esas alınarak, davalının yangının çıkmasında 4/8 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 114.320,00 TL'nin, birleşen dava ise 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için yasal temyiz süresinde temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılıma yolu ile temyiz isteminde bulunan davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşıldığından verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu yangının çıkış nedenin tespiti için alınan bilirkişi raporlarında yangının çıkış nedeninin tam olarak tespit edilmediği gerekçesiyle aynı olay ile ilgili açılan ceza davasında alınan rapor hükme esas alınarak yazılı şeklide hüküm tesisi edilmiştir. Ceza yargılaması sırasında alınana raporda, yangının davalı şirkete ait deri atölyesinde başladığı belirtilerek, davalı şirket yetkilisinin 4/8 oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir. Dosya kapsamından, davalı şirket yetkilisinin dava konusu olay nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, ancak kararın, zaman aşımı nedeniyle Yargıtay'ca bozulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, ceza yargılaması sırasında alınan rapor hükme esas alınmışsa da 818 sayılı Yasa'nın 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı kusurun takdiri bakımından hukuk hakimini bağlamaz. Bu durumda mahkemece, somut olayın özellikleri ve yangının meydana geliş sebebi itibariyle bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekli de hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Rücu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9074 E. 2011/2959 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6523 E. 2016/7456 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/491 E. 2017/3782 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4070 E. 2021/3357 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4394 E.  ,  2013/20343 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVACI YAPI KREDİ SİGORTA A.Ş.

ASIL VE BİRLEŞEN

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2004/1033 ESAS

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2003/1216-2012/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada, müvekkili nezdinde elektronik cihaz sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan çorap makinelerinin, davalının işyerinde meydana gelen yangının, sigortalı makinelerin bulunduğu iş yerine sirayeti sonucu ağır hasara uğradığını, hasar nedeniyle sigortalısına 228.640,00 TL ödediğini, davalının yangının çıkmasında kusurlu olduğunun gerek 2003/1245 sayılı D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporu gerekese itfaiye yangın raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek 228.640,00 TL' nin, birleşen davada ise aynı yangın sebebiyle yine müvekkili nezdinde yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinin hasar gördüğünü ileri sürerek hasar sebebiyle sigortalısına ödediği 20.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporlarında yangının çıkış sebebinin tam olarak belirlenemediği, dava konusu yangın olayı ile ilgili ceza davası açıldığı, bu davada alınan bilirkişi raporunda davalının 4/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bu rapora dayanılarak tesis edilen ceza mahkemesi kararının zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden Yargıtay'ın ilgili dairesince bozulduğu, belirlenen kusur durumuna ilişkin bir bozma nedeni bulunmadığı, bu nedenle ceza mahkemesince alıanan bilirkişi raporu esas alınarak, davalının yangının çıkmasında 4/8 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 114.320,00 TL'nin, birleşen dava ise 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için yasal temyiz süresinde temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılıma yolu ile temyiz isteminde bulunan davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşıldığından verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu yangının çıkış nedenin tespiti için alınan bilirkişi raporlarında yangının çıkış nedeninin tam olarak tespit edilmediği gerekçesiyle aynı olay ile ilgili açılan ceza davasında alınan rapor hükme esas alınarak yazılı şeklide hüküm tesisi edilmiştir. Ceza yargılaması sırasında alınana raporda, yangının davalı şirkete ait deri atölyesinde başladığı belirtilerek, davalı şirket yetkilisinin 4/8 oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir. Dosya kapsamından, davalı şirket yetkilisinin dava konusu olay nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, ancak kararın, zaman aşımı nedeniyle Yargıtay'ca bozulduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar mahkemece, ceza yargılaması sırasında alınan rapor hükme esas alınmışsa da 818 sayılı Yasa'nın 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı kusurun takdiri bakımından hukuk hakimini bağlamaz. Bu durumda mahkemece, somut olayın özellikleri ve yangının meydana geliş sebebi itibariyle bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekli de hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031719400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.