Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10605 E. 2011/10371 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaparo↗ irade fesadı↗ butlan↗ basiretli tacir↗ cezai şart↗ geçersizlik↗ tacir↗ dosya masrafı↗ kusur↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı tacir olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları, daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaştırılan bedelin üzerindeki nakdi miktarı ön anlaşma yaptığı alıcıya vermesi düşünülemeyeceğinden zararın kaparo ile sınırlı olup kaparo satıcıda kalmasına göre birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı-karşı davacı ... Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Çeşme-Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın aldığını ancak davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmenin İngilizce metin olarak hazırlandığını, müvekkilinin İngilizce bilmediğini belirtmesine rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları, daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye
dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan taraflar arasında İngilizce olarak düzenlenen sözleşmenin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili sair ve davalı-karşı davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/495 E. 2023/7397 K.
Ortak:geçersizlik · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu kararda2.Öte yandan 805 sayılı Kanun'un 1 ... maddesi "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
" şeklinde düzenlenmiş olup Türk tabiiyetinde tüzel kişi olan taraflar arasında düzenlenen poliçedeki uyuşmazlıkların «münhasıran» İngiliz Mahkemelerince çözümleneceğine dair hüküm İngilizce dilinde kaleme alındığından anılan hükmün aynı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · finansal kiralama sözleşmesi · kesinleşen ilam · finansal kiralama · münhasırlık · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaSomut olayda ise her ne kadar dava dışı mal sahibi ile «finansal kiralama sözleşmesi» kiracısının sigortacısı tarafından sigortalısına ödediği miktarın «rücuen tazmini» için davacıya karşı icra takipleri başlatılmış ve itirazın iptali davaları açılmışsa da davacının «kesinleşen ilama» dayanılarak kendisinden tahsil edilen 389.118,05 TL'nın Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile eldeki davanın davalısı sigorta şirketince Sigorta gü …
Uyuşmazlık, «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
" şeklinde düzenlenmiş olup Türk tabiiyetinde tüzel kişi olan taraflar arasında düzenlenen poliçedeki uyuşmazlıkların «münhasıran» İngiliz Mahkemelerince çözümleneceğine dair hüküm İngilizce dilinde kaleme alındığından anılan hükmün aynı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8049 E. 2007/15338 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hile · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “ “vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi” ” ve Risk Beyanını imzaladığının «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, 11.10.2004 tarihinde imzaladığı belge ile hesabındaki paranın 1.490.000.-TL kur üzerinden USD alımını istediği, davacının «hileye» uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Türkçe metninin davacıya verilmediği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece de davacının İngilizce metinleri imzaladığı kabul edilmiş fakat, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, davacının «hileye» uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15066 E. 2015/11597 K.
Ortak:butlan · cezai şart · geçersizlik · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · protesto · i̇i̇k 266 · pasif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · husumet ehliyeti · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Y.. hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı Mavi Yolculuk Turizm Denizcilik Nakliyat Sanayi Tic.
3-Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; işbu davada davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı olması ve bu bağlamda yalnızca «menfi zararını» isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanması …
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5146 E. 2010/1482 K.
Ortak:kaparo · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · itirazın iptali davası · muacceliyet · fesih · iptal davası · ihtar · ihtarname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
Davalı şirket, davacı şirketin «kaparoyu» ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde «ihtarname» göndererek kaparoyu ve «muaccel» olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir.
Davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davalı şirket, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» tahsili amacıyla icra takibine başlamış, davacının itirazı üzerine açılan «itirazın iptali davası» bu dava ile birleştirilmiştir.
Somut olayda akdi 24.05.2007 tarihli «ihtarnamesi» ile fesheden davacı olup, davalı şirketin gönderdiği 22.05.2007 tarihli ihtarname davacının edimini yerine getirmesi istemine yönelik olup, davalının «fesih» iradesine sahip olduğu şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4747 E. 2018/1344 K.
Ortak:butlan · cezai şart · geçersizlik · dosya masrafı · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin .... düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13. maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ...'ın davasının aktif dava «ehliyeti» yokluğundan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı...... davalı .... hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000, …
2- Asıl dava, davacı .....in alıcı, davalı ....satıcısı olduğu, .....gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise, davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce ''805 sayılı İktisadi Müesseselerde ....Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, ....... dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» .... tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · protesto · i̇i̇k 266 · pasif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · husumet ehliyeti · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin .... düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13. maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ...'ın davasının aktif dava «ehliyeti» yokluğundan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı...... davalı .... hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000, …
3- Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; İşbu davada davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı olması ve bu bağlamda yalnızca «menfi zararını» isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanması …
2- Asıl dava, davacı .....in alıcı, davalı ....satıcısı olduğu, .....gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise, davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Ayrıca, dava konusu 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» ''Alıcının Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi'' başlıklı 13. maddesinde de, ''Depozitonun m.
-
Ticari Şirket Fesih ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1948 E. 2011/2661 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · sulh protokolü · davadan feragat · fesih · protokol · feragat · limited şirket · sulh
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 28/11/2007 tarihli «sulh protokolü» nedeniyle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılarak karar «verilmesine yer olmadığı» yolunda hüküm kurulmuş ise de, taraflarca imzalanan 28/11/2007 tarihli protokol başlıklı belge bu davadaki talepler yönünden sulh anlaşması niteliğinde olmayıp, protokolün yürürlüğe konulması halinde görülmekte olan işbu «davadan feragat» edileceğinin kararlaştırılmış bulunmasına ve protokolde öngörülen biçimde davadan feragat edilmemesine göre davanın esasına girilerek hüküm kurulmak gerekirken, ya …
Mahkemece, davadan sonra düzenlenip taraflarca imzalanan 28/11/2007 tarihli «protokolün» bir nevi «sulh sözleşmesi» niteliğinde olduğundan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10605 E. , 2011/10371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAH. 2006/429-2007/92
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2005/136 - 2009/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı-karşı davacı ... Taş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2011 gününde davalı-karşı davacı avukatı .... gelip, davacı-karşı davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı-karşı davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çeşme Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın almak istediğini, davalıların davaya konu feribotun yalnızca boyanıp, altının temizlenmesi, can yelekleri ile tarihi geçen yangın tüplerinin değiştirilmesi dışında bir eksiğinin olmadığını bildirdiklerinden geminin satın alınması hususunda davalı ile anlaştıklarını, gemiyi incelemek için bilirkişi tayin edilmemesi hususunda müvekkilinin ikna edildiğini, yine müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını, 116.000 Euro kaporanın bankaya yatırıldığını, müvekkilinin ilanlar ile ilk seferinin 18.6.2004 tarihinde yapacağını bildirdiğini, ancak acentelerin gemiye yolcu vermeyeceklerini bildirdiklerini zira geminin daha önceki seferinde sorunlar yaşandığının bildirildiğini, davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...’ın davada husumetinin bulunmadığını, davacının geminin klas kayıtlarını kontrol ve kabul ettiğini, gemiyi Tuzla Limanında görüp beğendiğini, gemiyi bulunduğu haliyle kabul ettiği, bu hususlarında sözleşmeye açıkça yazıldığını, davacı tarafın gemiyi gününde teslim almadığı için bu tarihten sonra gemiye personel, yakıt, liman ücreti başta olmak üzere masraf yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 2006/429 esas sayılı dava dosyasında davacı ... Ltd. Şti. vekili, davalıların gemi alım satım sözleşmesinden doğan sorumluluklarını yerine getirmediğinden sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı ileri sürerek fazlaya ait talep ve dava hakı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 Euro’nun davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, zarar kalemlerini 09.04.2007 ve 12.06.2007 tarihli dilekçeleri ile açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı tacir olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları, daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaştırılan bedelin üzerindeki nakdi miktarı ön anlaşma yaptığı alıcıya vermesi düşünülemeyeceğinden zararın kaparo ile sınırlı olup kaparo satıcıda kalmasına göre birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı-karşı davacı ... Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Çeşme-Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın aldığını ancak davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmenin İngilizce metin olarak hazırlandığını, müvekkilinin İngilizce bilmediğini belirtmesine rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları, daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye
dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan taraflar arasında İngilizce olarak düzenlenen sözleşmenin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili sair ve davalı-karşı davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili sair ve davalı-karşı davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı-karşı davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı-karşı davalılara iadesine, 15.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031528000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz