İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/5146 E. 2010/1482 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaparo↗ sözleşmeden dönme↗ itirazın iptali davası↗ cezai şart↗ muacceliyet↗ fesih↗ iptal davası↗ ihtar↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi (kaparo) olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için asıl alacaktan indirilip, sözleşmeden dönme durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin fesihte birleştiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve asıl davada verilen karara yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen kaparonun iadesi ve birleşen davada ise cezai şartın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 26.04.2007 tarihinde davalıya ait tıp merkezinin davacıya devri hususunda sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL kaparo olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Davalı şirket, davacı şirketin kaparoyu ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde ihtarname göndererek kaparoyu ve muaccel olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir. Davalı şirketin bu ihtarı üzerine davacı tarafından 50.000 TL kaparo bedelini 23.05.2007 tarihinde davalıya ödenmiş olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu aşamadan sonra davacı şirket, 24.05.2007 tarihinde davalıya ihtarname göndererek, sözleşme öncesi bir takım hususların kendilerinden gizlendiğini, çalışanların mali haklarının ödenememiş olduğunu belirlediklerini, uyarıya rağmen düzeltilmediğini ileri sürerek, sözleşmeyi feshederek ödemiş olduğu 50.000 TL kaparoyu geri istemiş, ödenmemesi üzerine bu davayı açmıştır.
Asıl dava yönünden davacının ödemiş olduğu 50.000 TL sözleşmenin 3. Maddesindeki kaparo olup, B.K.nun 156. maddesine göre sözleşmeden dönülmesi halinde kaparonun iade edilmesinin gerekli bulunmasına göre mahkemenin asıl davanın kabulüne ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davalı şirket, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın tahsili amacıyla icra takibine başlamış, davacının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası bu dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece birleşen dava yönünden, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın BK'nun 158/1. maddesindeki seçimlik cezai şart olduğu, sözleşme ayakta olmadığı taktirde bu tür cezai şartın istenemeyeceği, tarafların iradesinin fesihte birleştiği gerekçesiyle, birleşen dava reddedilmiştir.
Sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın, BK'nun 158/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart olduğu taraflar arasında uyuşmazlık dışı olup, bu durumda alacaklı ya aktin icrasını ya da cezanın tediyesini isteyecektir. Sözleşmede fesihten bahsedilmeyip, sözleşmeye uyulmaması halinde ceza ödenmesi kararlaştırılmıştır. Somut olayda akdi 24.05.2007 tarihli ihtarnamesi ile fesheden davacı olup, davalı şirketin gönderdiği 22.05.2007 tarihli ihtarname davacının edimini yerine getirmesi istemine yönelik olup, davalının fesih iradesine sahip olduğu şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
O halde mahkemece, birleşen davada davalı- birleşen davacı şirketin BK'nun 158/1 maddesinde belirtilen seçimlik hakkını cezai şartı talep etme yönünde kullandığı kabul edilerek, sözleşmenin 7. maddesine göre mücbir sebebin bulunup bulunmadığı ve davalı-birleşen davacının cezai şart talep etmekte haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10605 E. 2011/10371 K.
Ortak:kaparo · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · butlan · basiretli tacir · geçersizlik · tacir · dosya masrafı · kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9249 E. 2012/16636 K.
Ortak:cezai şart · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket, davacı şirketin «kaparoyu» ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde «ihtarname» göndererek kaparoyu ve «muaccel» olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde davalının davacıya ait işyerini devraldığı, sözleşme ile davacı ve davalının «taahhütler» altına girdiği, sözleşmeye uyulmaması halinde 15.000.00 TL tazminatın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, somut olayda kararlaştırılan «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, davacının borçludan aynı zamanda sözleşmedeki diğer sorumluluklarını yerine getirmesi açısından «ihtarname» gönderdiği, cezai şart dışındaki alacaklar hakkında Ereğli 2.
İcra Müdürlüğünün 2009/343 E. sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı, aktin icrasını talep ettiği «ihtarnamede» de bu hususun açıkça belirtildiği, bu nedenle «cezai şartı» talep edemeyeceği gerekçesiyle itirazın iptali davasının İİK'nın 67 ve 818 sayılı BK'nin 158/1 fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu ve davacının «ihtarname» ve başka bir icra takibi ile sözleşmenin yerine getirilmesini de talep ettiğinden seçimlik cezai şartı isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de BK. nun 158/1. maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart "sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa" ancak tek başına talep edilebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · icra takibine itiraz · ifa · protokol · taahhütname
Benzer bu karardaDava, «işletmenin devri» sözleşmesinde kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline yönelik «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde davalının davacıya ait işyerini devraldığı, sözleşme ile davacı ve davalının «taahhütler» altına girdiği, sözleşmeye uyulmaması halinde 15.000.00 TL tazminatın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, somut olayda kararlaştırılan «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, davacının borçludan aynı zamanda sözleşmedeki diğer sorumluluklarını yerine getirmesi açısından «ihtarname» gönderdiği, cezai şart dışındaki alacaklar hakkında Ereğli 2.
Taraflar arasındaki devir «protokolünün» 6. maddesinde tarafların protokolün şart ve koşullarına uymadıkları takdirde karşı tarafa " ayrıca " 15.000 TL tazminat ödemeyi kabül ettikleri belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde akdin koşullarına uymama halinde ödenmesi kararlaştırılan «cezai şartın» " ayrıca " ödeneceği belirtildiğine göre mahkemenin sözleşmenin bu hükmünü değerlendirerek «ifa» ile birlikte seçimlik cezai şartın da istenebilip istenemeyeceğini değerlendirmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5616 E. 2016/5900 K.
Ortak:kaparo · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve «işletme devri» bakımından yapılan ön «protokol» kapsamında verilen «kaparonun» protokolün bozulması nedeniyle «cezai şart» ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların «tacir» olamadığı, uyuşmazlığın «ticari işletmeyle» ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · ticari işletme · protokol · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve «işletme devri» bakımından yapılan ön «protokol» kapsamında verilen «kaparonun» protokolün bozulması nedeniyle «cezai şart» ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların «tacir» olamadığı, uyuşmazlığın «ticari işletmeyle» ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5622 E. 2011/4631 K.
Ortak:kaparo · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ngıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine «muvafakat» göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca «kaparonun» pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yeri …
O halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · sözleşmenin feshi · olumsuz oy · muvafakat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… ngıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine «muvafakat» göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca «kaparonun» pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yeri …
1-Dava, işletme «sözleşmesinin feshi» nedeniyle verildiği iddia edilen depozitonun tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamında bu savunmanın değerlendirilmesi bakımından grafoloji uzmanına her iki belge aslı üzerinde inceleme yaptırılarak belgelerin sayfa düzeni, imza «bloku» ile metin arası açıklık ve orantı, taraflara ait imzaların yaşı gibi yönlerin irdelenerek her iki belgenin tespiti mümkün ise daha sonra doldurulduğu iddiasının araştırılması vurgulanarak kanıtların buna göre değerlendirilmesi istenmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bu raporda imzaların yaşlarının belirlenmesi, belgelerin sonradan doldurulup doldurulmadığının tespiti yönlerinde olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/5146 E. , 2010/1482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2007/544 - 2008/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davalı birleşen davanın davacısı vekili Av... ile davacı birleşen davanın davalısı vekili Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait tıp merkezinin müvekkiline devri konusunda 26.04.2007 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, devir bedelinin kaparo olarak verilmesinin kararlaştırılması nedeniyle 27.04.2007 tarihinde ödeme yapıldığını ancak, ödeme makbuzunun 23.05.2007 tarihinde düzenlenerek müvekkiline verildiğini, yapılan araştırmada davalı şirketin mali yönden sorunları olduğunun belirlenmesi üzerine giderilmesinin istendiğini, ancak sözleşme öncesi sorumluluklarına aykırı davranan davalının bunları gidermediğini, müvekkilinin sözleşmeyi 24.05.2007 tarihinde feshederek ödenen kaparoyu geri istediğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 50.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmenin 3. maddesinden kaynaklanan edimini ifa etmesi için 22.05.2007 tarihinde ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine davacının 23.05.2007 tarihinde 50.000 TL cayma tazminatını ödemesine rağmen 24.05.2007 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirerek ödenen miktarı iade isteğini, paranın cayma tazminatı olarak verilmesi nedeniyle geri istenemeyeceğini, bunun yanında sözleşmenin 7. maddesine göre ceza ödenmesi gerektiğini bu nedenle takas mahsup hakları olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen dava ile de, 50.000 USD. Cezai şartın davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davacı- birleşen davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-birleşen davalı vekili, birleşen davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi (kaparo) olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için asıl alacaktan indirilip, sözleşmeden dönme durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin fesihte birleştiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve asıl davada verilen karara yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen kaparonun iadesi ve birleşen davada ise cezai şartın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 26.04.2007 tarihinde davalıya ait tıp merkezinin davacıya devri hususunda sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL kaparo olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Davalı şirket, davacı şirketin kaparoyu ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde ihtarname göndererek kaparoyu ve muaccel olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir. Davalı şirketin bu ihtarı üzerine davacı tarafından 50.000 TL kaparo bedelini 23.05.2007 tarihinde davalıya ödenmiş olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu aşamadan sonra davacı şirket, 24.05.2007 tarihinde davalıya ihtarname göndererek, sözleşme öncesi bir takım hususların kendilerinden gizlendiğini, çalışanların mali haklarının ödenememiş olduğunu belirlediklerini, uyarıya rağmen düzeltilmediğini ileri sürerek, sözleşmeyi feshederek ödemiş olduğu 50.000 TL kaparoyu geri istemiş, ödenmemesi üzerine bu davayı açmıştır.
Asıl dava yönünden davacının ödemiş olduğu 50.000 TL sözleşmenin 3. Maddesindeki kaparo olup, B.K.nun 156. maddesine göre sözleşmeden dönülmesi halinde kaparonun iade edilmesinin gerekli bulunmasına göre mahkemenin asıl davanın kabulüne ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davalı şirket, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın tahsili amacıyla icra takibine başlamış, davacının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası bu dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece birleşen dava yönünden, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın BK'nun 158/1. maddesindeki seçimlik cezai şart olduğu, sözleşme ayakta olmadığı taktirde bu tür cezai şartın istenemeyeceği, tarafların iradesinin fesihte birleştiği gerekçesiyle, birleşen dava reddedilmiştir.
Sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın, BK'nun 158/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart olduğu taraflar arasında uyuşmazlık dışı olup, bu durumda alacaklı ya aktin icrasını ya da cezanın tediyesini isteyecektir. Sözleşmede fesihten bahsedilmeyip, sözleşmeye uyulmaması halinde ceza ödenmesi kararlaştırılmıştır. Somut olayda akdi 24.05.2007 tarihli ihtarnamesi ile fesheden davacı olup, davalı şirketin gönderdiği 22.05.2007 tarihli ihtarname davacının edimini yerine getirmesi istemine yönelik olup, davalının fesih iradesine sahip olduğu şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
O halde mahkemece, birleşen davada davalı- birleşen davacı şirketin BK'nun 158/1 maddesinde belirtilen seçimlik hakkını cezai şartı talep etme yönünde kullandığı kabul edilerek, sözleşmenin 7. maddesine göre mücbir sebebin bulunup bulunmadığı ve davalı-birleşen davacının cezai şart talep etmekte haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin tüm, davalı-birleşen davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen davanın davalısından alınarak davalı-birleşen davanın davacısına verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-birleşen davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-birleşen davacıya iadesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009342900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz