Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2006/8049 E. 2007/15338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hile↗ uyuşmazlık konusu↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
” ve Risk Beyanını imzaladığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, 11.10.2004 tarihinde imzaladığı belge ile hesabındaki paranın 1.490.000.-TL kur üzerinden USD alımını istediği, davacının hileye uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin 10.12.2004 tarihinde vekili olduğu E.... İ... adına aylık %24 faizi ile davalı bankanın B...... Banc Şubesine yatırılmak üzere Pendik Şubesine 1.661.000.000.000.-TL.sı yatırdığını, 21.12.2004 tarihinde paranın faizi ile ödenmesinin talep edildiğinde bankanın, hesaba para yatırılırken “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”nin akdedildiğini belirttiğini, müvekkilinin gerçekte“
“ vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”ni imzalamadığını, para yatırılırken kendisine formalite bir evrak olduğu belirtilerek imza alındığını, sözleşmenin tercümesinin verilmediğini ileri sürerek, eksik ödenen miktarın tahsilini talep etmiştir. Davalı banka tarafından davacıya “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi ve eklerinin”
” İngilizce metninin imzalatıldığı. Türkçe metninin davacıya verilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece de davacının İngilizce metinleri imzaladığı kabul edilmiş fakat, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, davacının hileye uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan davalı banka tarafından düzenlenen ve Bahreyn şubesine İngilizce olarak gönderilen sözleşme ve belgelerin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/495 E. 2023/7397 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu kararda2.Öte yandan 805 sayılı Kanun'un 1 ... maddesi "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · finansal kiralama sözleşmesi · kesinleşen ilam · finansal kiralama · münhasırlık · geçersizlik · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaSomut olayda ise her ne kadar dava dışı mal sahibi ile «finansal kiralama sözleşmesi» kiracısının sigortacısı tarafından sigortalısına ödediği miktarın «rücuen tazmini» için davacıya karşı icra takipleri başlatılmış ve itirazın iptali davaları açılmışsa da davacının «kesinleşen ilama» dayanılarak kendisinden tahsil edilen 389.118,05 TL'nın Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile eldeki davanın davalısı sigorta şirketince Sigorta gü …
" şeklinde düzenlenmiş olup Türk tabiiyetinde tüzel kişi olan taraflar arasında düzenlenen poliçedeki uyuşmazlıkların «münhasıran» İngiliz Mahkemelerince çözümleneceğine dair hüküm İngilizce dilinde kaleme alındığından anılan hükmün aynı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Uyuşmazlık, «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10605 E. 2011/10371 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu kararda805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaparo · irade fesadı · butlan · basiretli tacir · cezai şart · geçersizlik · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15066 E. 2015/11597 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaŞti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · protesto · i̇i̇k 266 · butlan · pasif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Y.. hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı Mavi Yolculuk Turizm Denizcilik Nakliyat Sanayi Tic.
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
3-Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; işbu davada davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı olması ve bu bağlamda yalnızca «menfi zararını» isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanması …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4747 E. 2018/1344 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce ''805 sayılı İktisadi Müesseselerde ....Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, ....... dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» .... tutmağa mecburdurlar.
… lanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesinde ''Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.'' aynı Yasa'nın 4. maddesinde ''Bu kanunun mevkii meriyete vaz'ından sonra birinci ve ikinci maddeler ahkamına muhalif olarak tanzim k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · protesto · i̇i̇k 266 · butlan · pasif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin .... düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13. maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ...'ın davasının aktif dava «ehliyeti» yokluğundan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı...... davalı .... hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000, …
2- Asıl dava, davacı .....in alıcı, davalı ....satıcısı olduğu, .....gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise, davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
3- Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; İşbu davada davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı olması ve bu bağlamda yalnızca «menfi zararını» isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanması …
Ayrıca, dava konusu 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» ''Alıcının Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi'' başlıklı 13. maddesinde de, ''Depozitonun m.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2006/8049 E., 2007/15338 K.
11. Hukuk Dairesi 2006/8049 E., 2007/15338 K.
VADELİ/SPOT ALIM SATIM İŞLEMLERİ SÖZLEŞMESİ
805 S. İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILM... [ Madde 1 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 13.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2006 tarih ve 2005/346 - 2006/213 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.12.2007 gününde davacı avukatı R.... Ö..... ile davalı avukatı T.... Z.........gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik […]... B....... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.12.2004 tarihinde vekili olduğu E.... İ... adına aylık %24 faizi ile davalı bankanın B...... Banc Şubesine yatırılmak üzere Pendik Şubesine 1.661.000.000.000.-TL.sı yatırdığını, 21.12.2004 tarihinde paranın faizi ile ödenmesinin talep edildiğini, bankanın paranın yatırıldığını kabul ettiğini ancak faiz oranın %22 olduğu ve hesaba para yatırılırken “
“vadeli /spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”nin akdedildiğini, buna göre müvekkilinin mevduatı ile döviz alındığını, hesapta 1.137.517,27 USD bulunduğunu bildirdiğini, müvekkiline ise 24.01.2005 tarihinde 1.530.284 YTL.sı ödediğini, eksik ödenen 251.352 YTL.sının talep edilmesine rağmen ödenmediğini, müvekkilinin gerçekte “
“vadeli/ spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”ni imzalamadığını, para yatırılırken kendisine formalite bir evrak olduğu belirtilerek imza alındığını, sözleşmenin tercümesinin verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 251.352 YTL.sı alacağın 6000 YTL.lik kısmının 21.12.2004 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili davalı arasında paranın yatırılmasından sonra “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”nin imzalandığını, bu sözleşme ile mevduatının vadede ulaştığı tutarı belirlenen bir kurdan USD.na dönme hakkını sattığını, bu hakkı müvekkilinin fazladan %2.90 oranda ilave getiri sağlayacak bir opsiyon primi ödemeyi taahhüt ederek satın aldığını, müvekkilinin da vade sonunda USD aldığını, vade tarihinde USD kurunun düşük olması nedeniyle doğan zarara davacının katlanması gerektiğini, hesabın B...... şubesinde açılması nedeniyle İngilizce metinin imzalatıldığı ancak bunun yanında Türkçe metinin de davacıya teslim edildiğini, davacının risk beyanı da okuyarak işleme onay verdiğini, davacının 2002 yılından bu güne kadar TL.sı döviz mevduatlarını müvekkili bankada değerlendirildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
” ve Risk Beyanını imzaladığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, 11.10.2004 tarihinde imzaladığı belge ile hesabındaki paranın 1.490.000.-TL kur üzerinden USD alımını istediği, davacının hileye uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin 10.12.2004 tarihinde vekili olduğu E.... İ... adına aylık %24 faizi ile davalı bankanın B...... Banc Şubesine yatırılmak üzere Pendik Şubesine 1.661.000.000.000.-TL.sı yatırdığını, 21.12.2004 tarihinde paranın faizi ile ödenmesinin talep edildiğinde bankanın, hesaba para yatırılırken “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”nin akdedildiğini belirttiğini, müvekkilinin gerçekte“
“ vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi”
”ni imzalamadığını, para yatırılırken kendisine formalite bir evrak olduğu belirtilerek imza alındığını, sözleşmenin tercümesinin verilmediğini ileri sürerek, eksik ödenen miktarın tahsilini talep etmiştir. Davalı banka tarafından davacıya “
“vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi ve eklerinin”
” İngilizce metninin imzalatıldığı. Türkçe metninin davacıya verilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece de davacının İngilizce metinleri imzaladığı kabul edilmiş fakat, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, davacının hileye uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan davalı banka tarafından düzenlenen ve Bahreyn şubesine İngilizce olarak gönderilen sözleşme ve belgelerin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16705400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz