Ayıplı Malın İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15066 E. 2015/11597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar↗ protesto↗ i̇i̇k 266↗ butlan↗ pasif husumet ehliyeti↗ aktif dava ehliyeti↗ satış sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ husumet ehliyeti↗ cezai şart↗ ifa↗ pasif husumet↗ fesih↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi teslim etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya ihtar ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli protesto mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi fesih hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece menfi zararlarını talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.266,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde ifa edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle cezai şart mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A.. K..'ın davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan, davalı E.. Y.. hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, esas davada davacı Mavi Yolculuk Turizm Denizcilik Nakliyat Sanayi Tic. Ld Şti'nin davalı Derin Denizcilik Gemi Taşımacılık Sanayi Ticaret Ldt. Şti hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı şirket ve A.. K../birleşen davada ise davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı şirket ile A.. K.. vekilinin asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki 2 nolu, birleşen davada ise davalı vekilinin birleşen davaya yönelik olarak aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı Mavi Yolculuk Turizm Den. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin alıcı davalı ...... Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli satış sözleşmesinin butlan nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan taraflar arasında İngilizce olarak düzenlenen sözleşmenin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak taraflar arasında yabancı dilde düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna varılarak satıcı lehine olan sözleşme hükümlerinden hareketle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.ve 4 maddesi hükmü açık olup, anılan yasal hükümler çerçevesinde taraf şirketler arasında yabancı dilde yazılmış sözleşme hükümlerine değer verilemeyeceğinin kabulü gerekir.Bu bağlamda mahkemece, asıl davadaki uyuşmazlığın BK. hükümleri çerçevesinde ele alınması ve tarafların hukuki durumunun bu çerçevede tayin ve takdir edilmesi gerekirken davaya dayanak sözleşme hükümlerine 805 sayılı yasa hükümlerine rağmen değer verilerek asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın asıl davada davacılardan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; işbu davada davacının sözleşmeyi feshinin haklı olması ve bu bağlamda yalnızca menfi zararını isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanmasına ilişkin istemlerin geri çevrilmesinden kaynaklanan menfi zarar kalemlerinin aynı anda ve her ikisinin bir arada istenemeyeceği gözardı edilerek bu hususta yanılgılı değerlendirmeye dayalı olan bilirkişi kurulu raporunun mahkemece hükme dayanak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4747 E. 2018/1344 K.
Ortak:menfi zarar · protesto · i̇i̇k 266 · butlan · pasif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · husumet ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Y.. hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı Mavi Yolculuk Turizm Denizcilik Nakliyat Sanayi Tic.
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin .... düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13. maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ...'ın davasının aktif dava «ehliyeti» yokluğundan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, esas davada davacı...... davalı .... hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000, …
2- Asıl dava, davacı .....in alıcı, davalı ....satıcısı olduğu, .....gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise, davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
3- Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; İşbu davada davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı olması ve bu bağlamda yalnızca «menfi zararını» isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanması …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu kararda2'ye istinaden ödenmemesi durumunda, satıcılar işbu sözleşmeyi feshetme ve maruz kaldıkları zararlar ile tahakkuk eden bilumum «masrafların» faiziyle birlikte tazminini talep etme hakkına sahip olacaklardır.
Depozitonun satıcının kayıplarını karşılamaması durumunda satıcılar, maruz kaldıkları zararlar ile taahhuk eden bilumum «masrafların» da tazminini talep etme hakkına sahip olacaktır.'' hükmü bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/495 E. 2023/7397 K.
Ortak:geçersizlik · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu kararda2.Öte yandan 805 sayılı Kanun'un 1 ... maddesi "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
" şeklinde düzenlenmiş olup Türk tabiiyetinde tüzel kişi olan taraflar arasında düzenlenen poliçedeki uyuşmazlıkların «münhasıran» İngiliz Mahkemelerince çözümleneceğine dair hüküm İngilizce dilinde kaleme alındığından anılan hükmün aynı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · finansal kiralama sözleşmesi · kesinleşen ilam · finansal kiralama · münhasırlık · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaSomut olayda ise her ne kadar dava dışı mal sahibi ile «finansal kiralama sözleşmesi» kiracısının sigortacısı tarafından sigortalısına ödediği miktarın «rücuen tazmini» için davacıya karşı icra takipleri başlatılmış ve itirazın iptali davaları açılmışsa da davacının «kesinleşen ilama» dayanılarak kendisinden tahsil edilen 389.118,05 TL'nın Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile eldeki davanın davalısı sigorta şirketince Sigorta gü …
Uyuşmazlık, «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
" şeklinde düzenlenmiş olup Türk tabiiyetinde tüzel kişi olan taraflar arasında düzenlenen poliçedeki uyuşmazlıkların «münhasıran» İngiliz Mahkemelerince çözümleneceğine dair hüküm İngilizce dilinde kaleme alındığından anılan hükmün aynı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10605 E. 2011/10371 K.
Ortak:butlan · cezai şart · geçersizlik · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi «teslim» etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya «ihtar» ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli «protesto» mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi «fesih» hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece «menfi zararlarını» talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak «kaydı» ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.«266»,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde «ifa» edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle «cezai şart» mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaparo · irade fesadı · basiretli tacir · tacir · dosya masrafı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan «tacir» olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı «tacir» olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin «geçersizlik» nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi «kusuru» ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği «kaparonun» iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan «cezai şart» hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum «masrafları», daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği, aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaş …
… rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda «teslim» edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla «irade fesadı» yaratması nedeniyle sözleşmenin «butlan» nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8049 E. 2007/15338 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaŞti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli «satış sözleşmesinin» «butlan» nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Benzer bu karardaOysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 nci maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve «defterlerini» Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hile · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “ “vadeli/spot alım satım işlemleri sözleşmesi” ” ve Risk Beyanını imzaladığının «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, 11.10.2004 tarihinde imzaladığı belge ile hesabındaki paranın 1.490.000.-TL kur üzerinden USD alımını istediği, davacının «hileye» uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Türkçe metninin davacıya verilmediği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece de davacının İngilizce metinleri imzaladığı kabul edilmiş fakat, davalı bankanın 2002 yılından beri mudisi olan davacının yüksek montantlı hesabında bu tip işlemleri bilebilecek seviyede olduğu, davacının «hileye» uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15066 E. , 2015/11597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE
TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/03/2014
NUMARASI 2012/16-2014/86
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/03/2014 tarih ve 2012/16-2014/86 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı Şirket ve A.. K.. birleşen davada ise davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ......Den. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve asıl davada davacı A.. K.. vekili Av. R.. D.. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ..... Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve asıl davada davalı E.. Y.. vekili Av. Yalçın Ünal dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi .......tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çeşme Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın almak istediğini, davalıların davaya konu feribotun yalnızca boyanıp, altının temizlenmesi, can yelekleri ile tarihi geçen yangın tüplerinin değiştirilmesi dışında bir eksiğinin olmadığını bildirdiklerinden geminin satın alınması hususunda davalı ile anlaştıklarını, gemiyi incelemek için bilirkişi tayin edilmemesi hususunda müvekkilinin ikna edildiğini, yine müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını, 116.000 Euro kaporanın bankaya yatırıldığını, müvekkilinin ilanlar ile ilk seferinin 18.6.2004 tarihinde yapacağını bildirdiğini, ancak acentelerin gemiye yolcu vermeyeceklerini bildirdiklerini zira geminin daha önceki seferinde sorunlar yaşandığının bildirildiğini, davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili E.. Y..’ın davada husumetinin bulunmadığını, davacının geminin klas kayıtlarını kontrol ve kabul ettiğini, gemiyi Tuzla Limanı'nda görüp beğendiğini, gemiyi bulunduğu haliyle kabul ettiği, bu hususlarında sözleşmeye açıkça yazıldığını, davacı tarafın gemiyi gününde teslim almadığı için bu tarihten sonra gemiye personel, yakıt, liman ücreti başta olmak üzere masraf yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 2006/429 esas sayılı dava dosyasında davacı Derin Denizcilik Ltd. Şti. vekili, davalıların gemi alım satım sözleşmesinden doğan sorumluluklarını yerine getirmediğinden sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı ileri sürerek fazlaya ait talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 Euro’nun davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, zarar kalemlerini 09.04.2007 ve 12.06.2007 tarihli dilekçeleri ile açıklamıştır.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, davacı - satıcı 14/06/2004 tarihli yazısı ile gemiyi teslim etmeye hazır olduğunu davacı - alıcıya ihtar ettiği, davacı - alıcı bu bildirime rağmen gemiyi teslim almadığı, davacı - alıcının gemiyi sözleşme koşullarında teslim almadığının 17/06/2004 tarihli hatırlatma ve 22/06/2004 tarihli protesto mektubu ile de sabit olduğunun değerlendirildiği, sözleşmeyi fesih hakkı olan ve bu hakkı kullanarak sözleşmeyi fesheden davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesine göre tarafına ödenen depozitonun lehine serbest kaldığı, davacı - satıcının sözleşmenin 13.maddesinin aleyhine yorumu suretiyle sadece menfi zararlarını talep hakkının olduğu ve menfi zararları toplamının 312.163,50 USD ile 362,50 Euro toplamından ibaret olduğu, davacı - satıcının fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 Euro zararın tazmini istemi ile açtığı davada 312.163,50 USD'nin çapraz kur karşılığının 254.266,92 Euro ile 362,50 Euro faiz geliri zararı toplamı 254.629,42 Euro olduğunun saptandığı, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin doğru şekilde ifa edilmesini güvence altına almak için düzenlenen depozitonun sözleşmenin 13.maddesi ile birlikte yorumu suretiyle cezai şart mahiyetinde olduğu, davacı - satıcının talep edebileceği menfi zararının 138.629,42 Euro olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı A..
K..'ın davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan, davalı E.. Y.. hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, esas davada davacı Mavi Yolculuk Turizm Denizcilik Nakliyat Sanayi Tic. Ld Şti'nin davalı Derin Denizcilik Gemi Taşımacılık Sanayi Ticaret Ldt. Şti hakkındaki davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı şirket ve A.. K../birleşen davada ise davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı şirket ile A.. K.. vekilinin asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki 2 nolu, birleşen davada ise davalı vekilinin birleşen davaya yönelik olarak aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı Mavi Yolculuk Turizm Den. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin alıcı davalı ...... Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin satıcısı olduğu, M/F Derin Deniz gemisinin satışına dair 02/06/2004 tarihli satış sözleşmesinin butlan nedeniyle feshi, ödenen 116.000 Euro depozitonun davalılardan müteselsilen tahsili, birleşen dava ise; davacı satıcının gemi satış sözleşmesinin haklı sebeple feshi sebebiyle doğan zararlarının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar.
Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan taraflar arasında İngilizce olarak düzenlenen sözleşmenin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak taraflar arasında yabancı dilde düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna varılarak satıcı lehine olan sözleşme hükümlerinden hareketle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1.ve 4 maddesi hükmü açık olup, anılan yasal hükümler çerçevesinde taraf şirketler arasında yabancı dilde yazılmış sözleşme hükümlerine değer verilemeyeceğinin kabulü gerekir.Bu bağlamda mahkemece, asıl davadaki uyuşmazlığın BK. hükümleri çerçevesinde ele alınması ve tarafların hukuki durumunun bu çerçevede tayin ve takdir edilmesi gerekirken davaya dayanak sözleşme hükümlerine 805 sayılı yasa hükümlerine rağmen değer verilerek asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın asıl davada davacılardan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; işbu davada davacının sözleşmeyi feshinin haklı olması ve bu bağlamda yalnızca menfi zararını isteyebileceğine ilişkin değerlendirme ve kabuller ilkesel olarak isabetli ise de, dava konusu geminin satımına ilişkin kaçırılan fırsatlar ile geminin kiralanmasına ilişkin istemlerin geri çevrilmesinden kaynaklanan menfi zarar kalemlerinin aynı anda ve her ikisinin bir arada istenemeyeceği gözardı edilerek bu hususta yanılgılı değerlendirmeye dayalı olan bilirkişi kurulu raporunun mahkemece hükme dayanak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı şirket ile A.. K.. vekilinin /birleşen davada ise davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davadaki hükmün davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davadaki kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınıp, asıl davada davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124546200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz