Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3541 E. 2024/1354 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ trafik kazası↗ kusur oranı↗ pasif husumet yokluğu↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ içtihadı birleştirme kararı↗ limited şirket↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.01.2020 tarih, 2018/94 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... Özden için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... Özden Rasulov için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ... Yıldırım yönünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2021/1458 E. ve 2022/3817 K. sayılı kararıyla manevi tazminatın; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminat olduğu, zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araç olduğu, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği, takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği, 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterildiği, bu husuların her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkının hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerektiği, somut olaya göre ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek şekilde az miktarda manevi tazminatın takdirinin doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile ölüm halinde, ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verileceği, 20.11.2010 tarihindeki trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in anne ve babası ile diğer altı kardeşi için toplamda 280.000,00 TL'lik manevi tazminatın trafik kazasına karışan davalı ... ve aracın maliki konumundaki Taş Otomotiv Ltd. Şti'den tahsiline yönelik tazminat davası açıldığı, taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, davalı Taş Otomotiv Ltd. Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğunun anlaşıldığı, dosya münderecatından davalı tarafların bu kazadan sorumlu oldukları sonucuna ulaşıldığı, davacılar ... annesi, babası ve altı kardeşinin bu elim kaza nedeniyle derin manevi acı, elem ve ızdırap çektiği, manevi yönden telafisi güç zararla karşı karşıya kaldığı ve psikolojilerinin bozulduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların kusur oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay içtihatı birleştirme kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle mirasçıları ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranına ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerinde fiilen hakimiyetin kalmadığı durumda ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumda işleten sıfatı ile sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın tarafları yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müteveffanın kazadan önce böbrek hastası olması ve bundan dolayı gelişen komplikasyonlar neticesi ölümün meydana geldiğinden ölümle kaza arasındaki nedensellik ilişkisinin ortadan kalktığını, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın miktarının çok yüksek ve abartılı olduğu, davacıların tazminatı bir zenginleşme aracı olarak talep ettiklerini, manevi tazminat tutarlarının pek fahiş olduğu ve davalı şirket açısından bir cezalandırma niteliğine ulaştığını, ayrıca hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cismani zarar nedeniyle manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi.)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1458 E. 2022/3817 K.
Ortak:trafik kazası · kusur oranı · hakkaniyet · içtihadı birleştirme kararı · yasal faiz · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.01.2020 tarih, 2018/94 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kard …
… n) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların «kusur» oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay «içtihatı birleştirme» kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle «mirasçıları» ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «kusur oranına» ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerinde fiilen hakimiyetin kalmadığı durumda ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumda «işleten sıfatı» ile sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın tarafları yönünden «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, müteveffanın kazadan önce böbrek hastası olması ve bundan dolayı gelişen komplikasyonlar neticesi ölümün meydana geldiğinden ölümle kaza arasındaki nedensellik ilişkisinin ortadan kalktığını, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın miktarının çok yüksek ve abartılı olduğu, davacıların tazminatı bir zenginleşme aracı olarak talep ettiklerini, manevi tazminat tutarlarının pek fahiş olduğu ve davalı şirket açısından bir cezalandırma niteliğine ulaştığını, ayrıca hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… nda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3081 E. 2019/7864 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece baba ... için 2.875,20 TL, anne ... için 4.839,74 TL «maddi tazminat» ile baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... her bir kardeş için 2.500,00’er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/347 E. 2014/1818 K.
Ortak:trafik kazası · içtihadı birleştirme kararı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.01.2020 tarih, 2018/94 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kard …
… n) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların «kusur» oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay «içtihatı birleştirme» kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle «mirasçıları» ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Şti'den tahsiline yönelik «tazminat davası» açıldığı, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «kusuru» nedeniyle meydana gelen kazada davacıların çocukları ve kız kardeşleri olan Hazal'ın hayatını kaybettiği, 818 sayılı BK.
41. ve 47. maddesi gereğince tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı tarafın beyanları, olayın oluşu, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği yer, davalının «kusur» durumuna göre baba S..
2- Dava, davacıların yakınının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı «trafik kazası» neticesi vefatı nedeni ile kazaya karışan aracın şoförü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10842 E. 2018/4832 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı
İncelediğiniz kararda… n) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların «kusur» oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K. sayılı Yargıtay «içtihatı birleştirme» kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle «mirasçıları» ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · karine · rücuen tahsil · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · maddi tazminat · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ölenin ana babasına SGK tarafından ölüm geliri bağlanmadığından rücuen «maddi tazminat» talep edilemeyeceği, tazminat davalarındaki «masrafların» poliçe «teminatı» dışında kaldığı, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamında kaldığı, alacağın miktarının tesbitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının ancak ödediği manevi tazminat kalemini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kablune, takibin 56.000,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, ölenin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla anne-baba ve kardeşlere işveren sigortalı davacı tarafından ödenen tazminatın İnşaat ...Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı sigortacıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Yargılama sonucunda ödenen manevi tazminat yönünden dava kabul edilirken «destekten yoksun kalma tazminatı» yönünden yazılı gerekçe davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa 22.06.2018 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da açıklandığı gibi desteğin, anne-babaya fiilen destek olduğu «karine» olup, destek ilişkisinin varlığı yönünden SGK tarafından gelir bağlanma şartının aranmasına da gerek yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3541 E. , 2024/1354 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/147 Esas, 2023/14 Karar
DAVACILAR 1. ...
2. ...
3. ...
4. ...
5. ...
6. ...
7. ...
8. ... vekili Avukat ...
DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...
2.Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... idaresindeki otomobil ile müvekkillerinin çocuğu veya kardeşi olan müteveffa ...'in aracına arkadan çarparak ölümüne neden olduğunu, davalının Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve bu hususun kanıtlandığını ileri sürerek davalılardan toplam 280.000,00 TL manevi tazminatın tahsini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasında müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, kazanın davacılar murisinin aniden aracını durdurması nedeni ile olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.01.2020 tarih, 2018/94 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ...
için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... Özden için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... Özden Rasulov için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ... Yıldırım yönünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2021/1458 E. ve 2022/3817 K. sayılı kararıyla manevi tazminatın; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminat olduğu, zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araç olduğu, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği, takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği, 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterildiği, bu husuların her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkının hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerektiği, somut olaya göre ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek şekilde az miktarda manevi tazminatın takdirinin doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile ölüm halinde, ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verileceği, 20.11.2010 tarihindeki trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in anne ve babası ile diğer altı kardeşi için toplamda 280.000,00 TL'lik manevi tazminatın trafik kazasına karışan davalı ... ve aracın maliki konumundaki Taş Otomotiv Ltd. Şti'den tahsiline yönelik tazminat davası açıldığı, taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, davalı Taş Otomotiv Ltd.
Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğunun anlaşıldığı, dosya münderecatından davalı tarafların bu kazadan sorumlu oldukları sonucuna ulaşıldığı, davacılar ... annesi, babası ve altı kardeşinin bu elim kaza nedeniyle derin manevi acı, elem ve ızdırap çektiği, manevi yönden telafisi güç zararla karşı karşıya kaldığı ve psikolojilerinin bozulduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak meydana gelen bu manevi zarardan ötürü tarafların sıfatı, sosyo-ekonomik/durumları, ayrıca olayın oluş şekli tarafların kusur oranları ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek ve manevi tazminatın takdirinde gözününde tutulacak özel hal ve şartlar ile objektif ölçülere ilişkin 22.06.1976 gün ve 7/7 E.K.
sayılı Yargıtay içtihatı birleştirme kararı muvacehesinde; açılan davada, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ancak davacılar nezdinde de zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktarda manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, kaza tarihi sonrası geçen zaman, enflasyon, paranın alım gücü, tarafların müteveffaya yakınlık dereceleri, ölüm ile sonuçlanan olaydan doğan manevi ağırlığı ile davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edildiği, bu itibarla davacıların talep ettiği 280.000,00 TL tazminat miktarı izah edilen bu ilkeler karşısında fazla olup davacıların taleplerinin kısmen kabulü ile davacı olan anne ve babaya(vefat etmeleri nedeniyle mirasçıları ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ...' e payları oranında verilmek üzere) ayrı ayrı 30.000,00 TL diğer kardeşler için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranına ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerinde fiilen hakimiyetin kalmadığı durumda ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumda işleten sıfatı ile sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın tarafları yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müteveffanın kazadan önce böbrek hastası olması ve bundan dolayı gelişen komplikasyonlar neticesi ölümün meydana geldiğinden ölümle kaza arasındaki nedensellik ilişkisinin ortadan kalktığını, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın miktarının çok yüksek ve abartılı olduğu, davacıların tazminatı bir zenginleşme aracı olarak talep ettiklerini, manevi tazminat tutarlarının pek fahiş olduğu ve davalı şirket açısından bir cezalandırma niteliğine ulaştığını, ayrıca hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cismani zarar nedeniyle manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi.)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030852600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz