Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3081 E. 2019/7864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece baba ... için 2.875,20 TL, anne ... için 4.839,74 TL maddi tazminat ile baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... her bir kardeş için 2.500,00’er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10842 E. 2018/4832 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece baba ... için 2.875,20 TL, anne ... için 4.839,74 TL «maddi tazminat» ile baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... her bir kardeş için 2.500,00’er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ölenin ana babasına SGK tarafından ölüm geliri bağlanmadığından rücuen «maddi tazminat» talep edilemeyeceği, tazminat davalarındaki «masrafların» poliçe «teminatı» dışında kaldığı, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamında kaldığı, alacağın miktarının tesbitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının ancak ödediği manevi tazminat kalemini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kablune, takibin 56.000,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · karine · rücuen tahsil · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ölenin ana babasına SGK tarafından ölüm geliri bağlanmadığından rücuen «maddi tazminat» talep edilemeyeceği, tazminat davalarındaki «masrafların» poliçe «teminatı» dışında kaldığı, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamında kaldığı, alacağın miktarının tesbitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının ancak ödediği manevi tazminat kalemini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kablune, takibin 56.000,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, ölenin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla anne-baba ve kardeşlere işveren sigortalı davacı tarafından ödenen tazminatın İnşaat ...Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı sigortacıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Yargılama sonucunda ödenen manevi tazminat yönünden dava kabul edilirken «destekten yoksun kalma tazminatı» yönünden yazılı gerekçe davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa 22.06.2018 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da açıklandığı gibi desteğin, anne-babaya fiilen destek olduğu «karine» olup, destek ilişkisinin varlığı yönünden SGK tarafından gelir bağlanma şartının aranmasına da gerek yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8413 E. 2011/1565 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde,davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş olması karının bozulmasını gerektirmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3081 E. , 2019/7864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/12/2015 gün ve 2013/550 - 2015/882 sayılı kararın Daire'nin 19/02/2018 gün ve 2016/13935 - 2018/1206 sayılı kararı ile onanması üzerine davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden... ve ...'ın oğlu ..., ..., ... ve ...'ın kardeşleri olan ...'ın TCDD Genel Müdürlüğü'ne ait trene Tekirdağ'dan binerek seyahat ettiği esnasında trenden inmeye çalıştığı sırada düşerek vefat ettiğini, vefat eden ...'in başarılı bir öğrenci olduğunu, yolcu taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyıcının sorumlu olduğunu, anne ve baba için destekten yoksun kalma nedeni ile belirsiz alacak davası olarak açtıkları maddi tazminat ve talep ettikleri manevi tazminat talepleri ile kardeşleri için talep edilen manevi tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmişlerdir.Davalı vekili, vefat eden ...'ın hareket halindeki trenden atlayarak kendi kusuru ile vefat ettiğini, yürütülen savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece baba ... için 2.875,20 TL, anne ... için 4.839,74 TL maddi tazminat ile baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... her bir kardeş için 2.500,00’er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, demiryolu ile yolcu taşıması sırasında meydana gelen kaza sonucu vefat eden yolcunun desteğinden mahrum kalınması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve yasada gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş.
17. 06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesi (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Geçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı TCDD Genel Müdürlüğüdür, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş. dava derdestken 17.06.2016 tarihinde tüzel kişilik kazanmıştır. Bu durumda mahkemece, davalının pasif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa Şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Şayet yapılacak değerlendirmede, husumetin TCDD Taşımacılık A.Ş olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatı son bulup, Şirket taraf sıfatını kazanacaktır. Şu halde Mahkemece, yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere karar düzeltme isteminin re'sen kabulü ile Daire onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561698500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz