Şahsi defi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4249 E. 2010/10382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi↗ teminat çeki↗ delil sözleşmesi↗ acentelik ilişkisi↗ sebepten mücerretlik↗ ticari defter ibrazı↗ isticvap↗ mücerretlik↗ yetkili hamil↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ticari defter kayıtları↗ lehtar↗ acentelik↗ ciro↗ ispat yükü↗ hamil↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ çek↗ kötüniyet↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davacının iradesi dışında elinden çıktığı iddia edilmeyip sözleşme ilişkisine dayanılarak borçlu olunmadığının tespiti istendiği, ödeme vasıtası olan çekin düzenlenme nedeni sorgulanmaksızın ve sebepten mücerret olarak hukuki değer taşıyıp, yetkili hamile çek bedelini talep hakkı verdiği, hangi hukuki nedenle verildiği kanıtlandığı takdirde çek borçlusunun çek lehtarına ve TTK’nun 704. maddesi çerçevesinde yetkili hamile şahsi defilerini ileri sürmesinin mümkün olduğu, dava konusu çekin TTK’nun 692. maddesinde yazılı bütün unsurları taşıdığı, ciro yoluyla davalı ... ...Hiz.Ltd.Şti.’ne geçtiği, 14.11.2002 tarihli sözleşmede çekin teminat amacıyla verildiğinin yazılı olduğu, sözleşme örneğinin geçerliliği ve davalı şirketin kabulünde bulunup bulunmadığı davalı taraf beyanıyla belirlenememiş olmakla birlikte teminat amacıyla verildiği kabul edilse dahi davalının çek lehtarı davalı Başka İstanbul Ltd.Şti.’ne borçlu olmadığı ve davalı ... Ltd.Şti’nin çeki kötüniyetle edindiği iddialarının kanıtlanması gerektiği, bu konuda ispat yükünün davacıda olduğu, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verilmesine rağmen taraf ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davacı delillerinin davacı iddialarını ispata yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup yukarıda yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere davacı taraf dava konusu çekin davacı ile davalı Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. arasındaki tali acentelik ilişkisi nedeni ile düzenlendiğini, diğer davalı şirketin de kötüniyetini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Delil olarak da çekin akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğine ilişkin sözleşmeyi ibraz etmiştir. Dosya içerisinde bulunan sözleşmede de çekin bu sözleşme nedeni teminat olarak verildiğinin kayıtlandırıldığı, ayrıca da aynı sözleşmede ihtilaf halinde davalı şirket kayıtlarının esas alınacağının hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi çekin teminat çeki olması çekin karşılıksız olduğu sonucunu doğurmaz ise de çek ancak teminatını teşkil ettiği ilişkiden kaynaklanan tutar kadar karşılıklı olur. Akit taraflar arasında yapılan sözleşme ile davalı Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. kayıtlarının esas alınacağı hususunda delil sözleşmesi olduğuna göre, mahkemece davaya cevap vermemek sureti ile ve duruşmalara katılmamak suretiyle davayı inkar etmiş sayılan Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti.’ne sözleşmedeki imzanın kendisine, daha doğrusu temsilcisine ait olup olmadığı yönünde isticvap davetiyesi çıkarılmak ve sözleşmedeki imzanın anılan davalıya ait olduğu sonucuna varıldığında davalının delil sözleşmesine rağmen ticari kayıtlarını ibraz etmemesinin neticeleri değerlendirilmek ve çekin bu davalı yönünden hukuki durumu saptandıktan sonra diğer davalının TTK’nun 599. maddesi uyarınca hukuki durumu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1527 E. 2019/6414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19110 E. 2015/5214 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15074 E. 2016/3540 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · geçersiz sözleşme · nispi vekalet ücreti · pay devri · maktu vekalet ücreti · limited şirket · kâr payı · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacıya verilen adi yazılı belge ile «limited şirket pay devrinin» gerçekleşmeyeceği, pay devrinin TTK’nın 520. maddesine göre yapılması gerektiği, adi yazılı belgenin şirkete karşı ileri sürülemeyeceği ve davacının sadece ortaklar tarafından talep edilebilen kâr «payı» ve ortaklık payını talep edemeyeceği, davacının davalı N..
A..’e 5.000,00 TL verdiği ve «geçersiz sözleşmeye» dayalı verildiğinden dava tarihindeki güncel değerini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.427,19 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
A.. lehine «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
A..’e verilen paranın iadesi ve yine şirketten kâr «payı» istemine ilişkin işbu davada, davalı şirkete «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı şirkete karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı şirkete karşı açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı A.....
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8459 E. 2018/1100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine dair karar kesinleşmekle bu davalı yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın..... yönünden kabulüne dair verilen kararın davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6953 E. 2014/11242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4249 E. , 2010/10382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2005/436 - 2008/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti. arasında 14.11.2002 tarihinde imzalanan tali acentelik sözleşmesinin teminatı olarak davalı Başka İstanbul Ltd.Şti. lehtar gösterilmek suretiyle 25.10.2003 keşide tarihli 20.000.000.000.00 TL bedelli çek düzenlenerek verildiğini, diğer davalı ... Hiz.Ltd.Şti’nin davalı Başka Sigorta ...Hiz.Ltd.Şti. ile organik bağı bulunduğundan müvekkili tarafından sürdürülen tali sigortacılık faaliyetinin GR Sigorta Ltd.Şti’ni de kapsadığını, çekin GR Sigorta Ltd.Şti’ne ciro edilerek, arkasının yazdırıldığını ve takibe konulduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davacının iradesi dışında elinden çıktığı iddia edilmeyip sözleşme ilişkisine dayanılarak borçlu olunmadığının tespiti istendiği, ödeme vasıtası olan çekin düzenlenme nedeni sorgulanmaksızın ve sebepten mücerret olarak hukuki değer taşıyıp, yetkili hamile çek bedelini talep hakkı verdiği, hangi hukuki nedenle verildiği kanıtlandığı takdirde çek borçlusunun çek lehtarına ve TTK’nun 704. maddesi çerçevesinde yetkili hamile şahsi defilerini ileri sürmesinin mümkün olduğu, dava konusu çekin TTK’nun 692. maddesinde yazılı bütün unsurları taşıdığı, ciro yoluyla davalı ... ...Hiz.Ltd.Şti.’ne geçtiği, 14.11.2002 tarihli sözleşmede çekin teminat amacıyla verildiğinin yazılı olduğu, sözleşme örneğinin geçerliliği ve davalı şirketin kabulünde bulunup bulunmadığı davalı taraf beyanıyla belirlenememiş olmakla birlikte teminat amacıyla verildiği kabul edilse dahi davalının çek lehtarı davalı Başka İstanbul Ltd.Şti.’ne borçlu olmadığı ve davalı ...
Ltd.Şti’nin çeki kötüniyetle edindiği iddialarının kanıtlanması gerektiği, bu konuda ispat yükünün davacıda olduğu, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verilmesine rağmen taraf ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davacı delillerinin davacı iddialarını ispata yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup yukarıda yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere davacı taraf dava konusu çekin davacı ile davalı Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. arasındaki tali acentelik ilişkisi nedeni ile düzenlendiğini, diğer davalı şirketin de kötüniyetini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Delil olarak da çekin akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğine ilişkin sözleşmeyi ibraz etmiştir. Dosya içerisinde bulunan sözleşmede de çekin bu sözleşme nedeni teminat olarak verildiğinin kayıtlandırıldığı, ayrıca da aynı sözleşmede ihtilaf halinde davalı şirket kayıtlarının esas alınacağının hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi çekin teminat çeki olması çekin karşılıksız olduğu sonucunu doğurmaz ise de çek ancak teminatını teşkil ettiği ilişkiden kaynaklanan tutar kadar karşılıklı olur.
Akit taraflar arasında yapılan sözleşme ile davalı Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. kayıtlarının esas alınacağı hususunda delil sözleşmesi olduğuna göre, mahkemece davaya cevap vermemek sureti ile ve duruşmalara katılmamak suretiyle davayı inkar etmiş sayılan Başka İstanbul Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti.’ne sözleşmedeki imzanın kendisine, daha doğrusu temsilcisine ait olup olmadığı yönünde isticvap davetiyesi çıkarılmak ve sözleşmedeki imzanın anılan davalıya ait olduğu sonucuna varıldığında davalının delil sözleşmesine rağmen ticari kayıtlarını ibraz etmemesinin neticeleri değerlendirilmek ve çekin bu davalı yönünden hukuki durumu saptandıktan sonra diğer davalının TTK’nun 599. maddesi uyarınca hukuki durumu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030701500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz