Yargı yolu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3243 E. 2010/9656 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ pasif husumet↗ vade↗ taahhütname↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle vadelerinin dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın pasif husumetten, diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere,davacı taraf,davalılar ...,...,...’ın ortağı bulunduğu müflis İmar Bankası’nın gerçek olmayan hazine bonosu satmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek iş bu davayı açtığına ve gerek dosya kapsamından gerekse emsal uyuşmazlıklarda anılan bankanın müşterilere gerçek olmayan hazine bonosu satışları yaptığı anlaşıldığına göre, TTK 336 madde uyarınca bu davalıların hukuki durumları değerlendirilip neticesine göre karar oluşturmak gerekirken, hazine bonosunun vadesi dolmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · infaz · bono · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, Marmara Bankasından davalı idare tarafından ihraç edilen hazine bonosu aldığını, bankaya el konulup «iflasına» karar verildiği, 3l.08.1994 vadeli «bononun» ana parasının 09.07.2002 tarihinde «308».400.000 TL olarak ödendiği, davalının hazine bonosu bedelinin ödenmesi için gereken tedbirleri zamanında almadığı gerekçesiyle 39.000.00 TL'nın davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin «infazda» dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11419 E. 2011/3853 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu kararda… m ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.131 TL «asıl alacak» ve 6.720 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 7.851,35 TL alacağın ödemede tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 29 ve değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
3- Öte yandan, davacı tarafça talep edilen «asıl alacak» için 29.12.1997 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra ise «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılarak faiz miktarının belirlenmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7634 E. 2013/23497 K.
Ortak:yargı yolu · pasif husumet · husumet · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir «taahhüdünün» bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle «vadelerinin» dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı «görevli» olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın «pasif husumetten», diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıra cetveli · iflas idaresi · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · tüzel kişilik · husumet yokluğu · havale · iflas
Benzer bu kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir.
İmar Bankası T.A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3243 E. , 2010/9656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.06.2006 tarih ve 2004/135-2006/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin T.İmar […]A.Ş. Bayrampaşa şubesi ...nolu hesabından 14.04.2003 tarih ve 28.04.2004 vadeli 79.220,70 YTL ve 18.04.2003 tarih ve 28.04.2004 vadeli 41.015,30 YTL faiz getirili hazine bonosu aldığını,bono bedellerinin kendisine ödenmediğini,davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 YTL’nın reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...,BDDK,...,Hazine Müsteşarlığı vekilleri davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak,davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... vekili,müvekkilinin bankanın yöneticisi olmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Davalılar ...,... vekilleri,banka yöneticilerine doğrudan dava açılamayacağı,öncelikle bankaya dava açılarak aciz vesikası alınması gerektiğini savunarak,davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle vadelerinin dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın pasif husumetten, diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere,davacı taraf,davalılar ...,...,...’ın ortağı bulunduğu müflis İmar Bankası’nın gerçek olmayan hazine bonosu satmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek iş bu davayı açtığına ve gerek dosya kapsamından gerekse emsal uyuşmazlıklarda anılan bankanın müşterilere gerçek olmayan hazine bonosu satışları yaptığı anlaşıldığına göre, TTK 336 madde uyarınca bu davalıların hukuki durumları değerlendirilip neticesine göre karar oluşturmak gerekirken, hazine bonosunun vadesi dolmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı ve davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030649100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz