6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yargı yolu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3243 E. 2010/9656 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu pasif husumet vade taahhütname vekalet ücreti temsil husumet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle vadelerinin dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın pasif husumetten, diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere,davacı taraf,davalılar ...,...,...’ın ortağı bulunduğu müflis İmar Bankası’nın gerçek olmayan hazine bonosu satmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek iş bu davayı açtığına ve gerek dosya kapsamından gerekse emsal uyuşmazlıklarda anılan bankanın müşterilere gerçek olmayan hazine bonosu satışları yaptığı anlaşıldığına göre, TTK 336 madde uyarınca bu davalıların hukuki durumları değerlendirilip neticesine göre karar oluşturmak gerekirken, hazine bonosunun vadesi dolmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.

3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11419 E. 2011/3853 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sıra cetveli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7634 E. 2013/23497 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3243 E.  ,  2010/9656 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.06.2006 tarih ve 2004/135-2006/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin T.İmar […]A.Ş. Bayrampaşa şubesi ...nolu hesabından 14.04.2003 tarih ve 28.04.2004 vadeli 79.220,70 YTL ve 18.04.2003 tarih ve 28.04.2004 vadeli 41.015,30 YTL faiz getirili hazine bonosu aldığını,bono bedellerinin kendisine ödenmediğini,davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 YTL’nın reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...,BDDK,...,Hazine Müsteşarlığı vekilleri davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak,davanın reddini istemişlerdir.

Davalı ... vekili,müvekkilinin bankanın yöneticisi olmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.

Davalılar ...,... vekilleri,banka yöneticilerine doğrudan dava açılamayacağı,öncelikle bankaya dava açılarak aciz vesikası alınması gerektiğini savunarak,davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle vadelerinin dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın pasif husumetten, diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere,davacı taraf,davalılar ...,...,...’ın ortağı bulunduğu müflis İmar Bankası’nın gerçek olmayan hazine bonosu satmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek iş bu davayı açtığına ve gerek dosya kapsamından gerekse emsal uyuşmazlıklarda anılan bankanın müşterilere gerçek olmayan hazine bonosu satışları yaptığı anlaşıldığına göre, TTK 336 madde uyarınca bu davalıların hukuki durumları değerlendirilip neticesine göre karar oluşturmak gerekirken, hazine bonosunun vadesi dolmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.

3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı ve davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030649100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.