Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11419 E. 2011/3853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yaşarbank antetli satım belgesiyle 29.09.1997 tarihinde hazine bonosu satın aldığı, ...’in iş sözleşmesi 16.04.1996 tarihinde feshedilse de adı geçenin bankadaki görevine devam ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.131 TL asıl alacak ve 6.720 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.851,35 TL alacağın ödemede tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 29 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankanın eski çalışanının düzenlediği sahte hazine bonosu satım belgesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalılar bünyesinde çalışan ...’in sahte hazine bonosu düzenleyerek davacıya verdiğini ileri sürmüş, davalılar vekili, söz konusu sahte hazine bonosunun düzenlenip verilmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece, davaya konu olayda, davacının müterafik kusurunun olup olmadığı varsa ne oranda olduğu hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemesi doğru değildir.
3- Öte yandan, davacı tarafça talep edilen asıl alacak için 29.12.1997 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra ise avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılarak faiz miktarının belirlenmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5829 E. 2013/5387 K.
Ortak:asıl alacak · Alacak
İncelediğiniz kararda… m ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.131 TL «asıl alacak» ve 6.720 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 7.851,35 TL alacağın ödemede tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 29 ve değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
3- Öte yandan, davacı tarafça talep edilen «asıl alacak» için 29.12.1997 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra ise «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılarak faiz miktarının belirlenmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ki görevine devam ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği, davacınında olay nedeniyle %25 «müterafik kusuru» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 848,25 TL «asıl alacak», 4.421,46 TL faiz olmak üzere 5.269,71 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · yargılama gideri · kusur
Benzer bu kararda… ki görevine devam ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği, davacınında olay nedeniyle %25 «müterafik kusuru» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 848,25 TL «asıl alacak», 4.421,46 TL faiz olmak üzere 5.269,71 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… da kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Ancak; davacı taraf olayda %25 oranında kusurlu kabul edildiği halde, anılan oran üzerinden «yargılama giderinin» taraflara yükletilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · infaz · bono · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, Marmara Bankasından davalı idare tarafından ihraç edilen hazine bonosu aldığını, bankaya el konulup «iflasına» karar verildiği, 3l.08.1994 vadeli «bononun» ana parasının 09.07.2002 tarihinde «308».400.000 TL olarak ödendiği, davalının hazine bonosu bedelinin ödenmesi için gereken tedbirleri zamanında almadığı gerekçesiyle 39.000.00 TL'nın davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin «infazda» dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3243 E. 2010/9656 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · pasif husumet · vade · taahhütname · vekalet ücreti · temsil · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılar ...,BDDK,... hakkında idari yargıda dava açılabileceği,davalı ...’nın davacıya herhangi bir «taahhüdünün» bulunmadığı,davalı ...’ın banka yöneticisi olmadığı,dava konusu bonoların dava tarihi itibariyle «vadelerinin» dolmadığı,bu nedenle davalılar ...,... ve ... hakkında talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle,davalılar ...,BBDK,... yönünden idari yargı «görevli» olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden,davalı ... yönünden davanın «pasif husumetten», diğer davalılar ..., ...,... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
3-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, davada aleyhine «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiğine göre,mahkemece kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken,bu durum nazara alınmadan hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
… arı yaptığı anlaşıldığına göre, TTK 336 madde uyarınca bu davalıların hukuki durumları değerlendirilip neticesine göre karar oluşturmak gerekirken, hazine bonosunun «vadesi» dolmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11419 E. , 2011/3853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2009 tarih ve 2007/1475-2009/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...’in davalı Yaşarbank Şentepe Şubesinde müdür olarak görev yaptığı dönemde davacıyı yanıltarak davalı bankanın bilgisi dahilinde davacıdan %120 faizle 870 TL aldığını, bu paranın 1.131 TL olarak 29.12.1997 tarihinde iadesi gerekirken dava tarihine kadar ödenmediğini ileri sürerek, 1.131 TL’nın 29.12.1997 tarihinden itibaren %120 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, T. Tütüncüler Bankası Yaşarbank A.Ş.’ nin 21.12.1999 da TMSF’ye devredildiğini, 26.01.2001 de Sümerbank A.Ş. ile birleştirildiğini ve Oyakbank A.Ş.’ne satıldığını, diğer davalı ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. nin de 19.12.2001 de imzalanan devir sözleşmesi ile Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ne satıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı bankanın somut olay ile bir ilgisinin bulunmadığını, ...’in iş sözleşmesinin 26.04.1996 tarihinde feshedildiğini, diğer davalının ise 01.01.1997 tarihinde faaliyete başladığını, ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu ve ...’in davalı ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. bünyesinde hiç çalışmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yaşarbank antetli satım belgesiyle 29.09.1997 tarihinde hazine bonosu satın aldığı, ...’in iş sözleşmesi 16.04.1996 tarihinde feshedilse de adı geçenin bankadaki görevine devam ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.131 TL asıl alacak ve 6.720 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.851,35 TL alacağın ödemede tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 29 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankanın eski çalışanının düzenlediği sahte hazine bonosu satım belgesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalılar bünyesinde çalışan ...’in sahte hazine bonosu düzenleyerek davacıya verdiğini ileri sürmüş, davalılar vekili, söz konusu sahte hazine bonosunun düzenlenip verilmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece, davaya konu olayda, davacının müterafik kusurunun olup olmadığı varsa ne oranda olduğu hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemesi doğru değildir.
3- Öte yandan, davacı tarafça talep edilen asıl alacak için 29.12.1997 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, bu tarihten sonra ise avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılarak faiz miktarının belirlenmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019024000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz