Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/108 E. 2010/10282 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava↗ sermaye taahhüdü↗ tahsilat makbuzu↗ aldatma (hile)↗ ortaklık sözleşmesi↗ ba formu↗ dolandırıcılık↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında tahsilat makbuzu, kâr payı, ortaklık sertifikası talep formu aldıkları ve ortaklık sözleşmesi imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ... Holding A.Ş.’nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, bu şirketle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekeceği, doğrudan doğruya davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ...Ş.’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 25.000 DM karşılığı olan 24.545,75 YTL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “... Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding A.Ş.’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ... GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan
ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 12.03.1998 tarihli “Kâr payı ortaklık sertifikası” ve “tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekeceği düşüncesi ile dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8790 E. 2010/4166 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · ihtarname · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ...GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ...Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ...AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
… ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ...International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğ …
Davacı ile dava dışı ...International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4201 E. 2010/584 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu karardaHolding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet
Benzer bu kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
21.12.1998 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 60.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5608 E. 2010/1894 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · ba formu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 12.03.1998 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
28.02.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “Tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 150.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Tarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından «tahsilat makbuzu» isimli belge ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Tarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Tarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından «tahsilat makbuzu» isimli belge ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Tarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/104 E. 2010/10523 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · ba formu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 12.03.1998 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ...
Benzer bu kararda… apsamına göre, davanın nitelik olarak davacı tarafından yurtdışı merkezli dava dışı bir şirkete ödenen paranın, davalıların hesaplarına aktarıldığı iddiasına dayalı «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanan «alacak davası» olduğu, dosyaya toplanan ve tarafların sunmuş olduğu .belge ve deliller çerçevesinde, ayrıca sunulan ortaklık belgesine göre, davacıların dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla, ödeme yaptıkları, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», «kar payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · alacak davası · yasal faiz
Benzer bu kararda… apsamına göre, davanın nitelik olarak davacı tarafından yurtdışı merkezli dava dışı bir şirkete ödenen paranın, davalıların hesaplarına aktarıldığı iddiasına dayalı «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanan «alacak davası» olduğu, dosyaya toplanan ve tarafların sunmuş olduğu .belge ve deliller çerçevesinde, ayrıca sunulan ortaklık belgesine göre, davacıların dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla, ödeme yaptıkları, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», «kar payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
Davacı vekili, yurtdışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye’de davalıların hesaplarına aktarıldığını, davalıların bu suretle «sebepsiz zenginleştiğini», yürüttükleri faaliyetlerin hukuka aykırı olduğunu, ... hakkında ceza yargılaması yapılarak mahkumiyet verildiğini ve bu şahsın «yönetim kurulu» başkanı olması nedeniyle TTK.nun 336/5 nci maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davalıların Bankalar Kanunu, SPK Kanunu, TTK hükümlerini ihlal ettiklerini ileri sürerek, davalıların doğrudan sorumluluklarının bulunduğuna, taraflar arasında kurulan mevzuata aykırı olan ilişkinin hükümsüzlüğüne, toplam 30.000 DM (15.338,75 EURO)'nin karşılığı 29.455,75 TL'nin «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… .Ş. nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları, dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi, sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, bu şirketle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekmekte olup, «tüzel kişiliği» farklı, dava dışı bir şirketle ilgili talepte bulunmadan, doğrudan doğruya davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın erken açılmış olması sebebiy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8596 E. 2014/16857 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık F.
A...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık M..
İnternational Marketing an Trading Ag 'ye ortaklık «payı» olarak verdiği 50.000 Mark'ın davalılardan talep etmesi yönünde davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · teminat
Benzer bu karardaİnternational Marketing an Trading Ag 'ye ortaklık «payı» olarak verdiği 50.000 Mark'ın davalılardan talep etmesi yönünde davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın doğrudan davalılara 50.000 Alman Markı'nı vermediği gibi davalıların da söz konusu paranın ödenmesi hususunda davacıya yönelik olarak «teminat» veya benzeri bir «taahhütlerinin» bulunmadığı, davacının ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip olan dava dışı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/108 E. , 2010/10282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2008/253 - 2008/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...Ş.'nin 1997 yılında kurulduğunu, tek imza yetkilisinin diğer davalı ... olduğunu, ... grubunun Almanya’da dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerinde tek imza yetkilisinin de ... olduğunu, yurtdışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu bulunan davalı şirkete aktarılmasında kullanıldığını, Almanya ve Liechtenstein’da kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca DM para toplandığını, davacının da ... International Marketıng and Tradıng AG’ye ortak olmak üzere 25.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adı altında bir belge verildiğini, sonrasında ise ortaklık sözleşmesi isimli bir belge verilmek suretiyle istenildiğinde kar payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaat edildiğini, ihtarnameye rağmen paranın davacı tarafa ödenmediğini, yurtdışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye’de davalıların hesaplarına aktarıldığını, sebepsiz zenginleşen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, ...
hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, toplam 25.000 DM (12.782,25 EURO) karşılığı 24.545,75 YTL’nın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı ... International Marketing and Tradıng AG ‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini iddia etmesi nedeniyle davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında tahsilat makbuzu, kâr payı, ortaklık sertifikası talep formu aldıkları ve ortaklık sözleşmesi imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ... Holding A.Ş.’nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, bu şirketle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekeceği, doğrudan doğruya davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ...Ş.’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 25.000 DM karşılığı olan 24.545,75 YTL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “... Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ...
Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding A.Ş.’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ... GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan
ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 12.03.1998 tarihli “Kâr payı ortaklık sertifikası” ve “tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekeceği düşüncesi ile dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu;
ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030592300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz