Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3905 E. 2011/14714 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ tahsilat makbuzu↗ aldatma (hile)↗ adi ortaklık↗ pasif husumet yokluğu↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ iflas↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından tahsilat makbuzu isimli belge ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını, yargılama sırasında da o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “Jetpa Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu mahkemece tartışılmamıştır.
Tarihsiz, tahsilat makbuzu isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · adi ortaklık · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
21.12.1998 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 60.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5608 E. 2010/1894 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Tarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından «tahsilat makbuzu» isimli belge ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
28.02.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “Tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 150.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · ba formu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
5 benzer karar daha
-
Sözleşmenin Hükümsüzlüğü ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5582 E. 2012/5063 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… si gerektiği, ancak davacının alacağının tahsili için bu şirkete karşı hukuki yollara başvurmadığı, bu durumda davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı şirkete «husumet» yöneltip dava açmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”ne göre 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5586 E. 2012/5067 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… ını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ............’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, .....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5599 E. 2012/8374 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu kararda… a sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ... ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut 01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belgeyle 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5591 E. 2012/5071 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi Başkanlığı tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5589 E. 2012/5069 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 22.01.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık .............,’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 22.01.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Mahkemece akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3905 E. , 2011/14714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 4/06/2009 tarih ve 2008/1440-2009/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...Ş.'nin 1997 yılında kurulduğunu, tek imza yetkilisinin diğer davalı ...olduğunu, Jetpa grubunun Almanya’da dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerinde tek imza yetkilisinin de ...olduğunu, yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu bulunan davalı şirkete aktarılmasında kullanıldığını, Almanya ve Liechtenstein’da kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca DM para toplandığını, davacının da Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye ortak olmak üzere 5.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adı altında bir belge verildiğini, sonrasında ise ortaklık sözleşmesi isimli bir belge verilmek suretiyle istenildiğinde kar payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaat edildiğini, ihtarnameye rağmen paranın davacı tarafa ödenmediğini, yurt dışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye’de davalıların hesaplarına aktarıldığını, sebepsiz zenginleşen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, ...hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, toplam 5.000 DM karşılığı 5.463,15 TL’nın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı Jetpa International Marketing and Tradıng AG ‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini iddia etmesi nedeniyle davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından tahsilat makbuzu isimli belge ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını, yargılama sırasında da o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “Jetpa Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...
ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu mahkemece tartışılmamıştır.
Tarihsiz, tahsilat makbuzu isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu;
ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033764800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz