Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/4201 E. 2010/584 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ aldatma (hile)↗ ortaklık sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ taahhütname↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan pasif husumet yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamaması halinde davalı şirkete karşı dava açılması gerektiği, buna göre işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı Memet ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “... Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ...
GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.
16.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge ile 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8790 E. 2010/4166 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · ihtarname · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ...GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ...Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ...AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
… ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ...International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğ …
Davacı ile dava dışı ...International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/108 E. 2010/10282 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaHolding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · tahsilat makbuzu · ba formu · yönetim kurulu kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu ödeme karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldıkları ve «ortaklık sözleşmesi» imzaladıkları, söz konusu şirketlerin aynı zamanda ...
… A.Ş.’nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmak için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, bu şirketle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerekeceği, doğrudan doğruya davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 12.03.1998 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · adi ortaklık · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından «tahsilat makbuzu» isimli belge ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · adi ortaklık · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTarihsiz, «tahsilat makbuzu» isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından «tahsilat makbuzu» isimli belge ile alınan paranın «ihtarnameye» rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
21.12.1998 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 60.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · tüzel kişilik · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının katılım bedelini yatırarak «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, kendisine kâr «payı» ortaklık sertifikası veren şirketin Jetpa International Marketing and Treding AG şirketi olup, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, davalılar ile «ortaklık ilişkisi» olmasının davalı şahsa imza yetkilisi sıfatı vermeyeceği sonucuna varılarak, «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
21.12.1998 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “«tahsilat makbuzu»” başlıklı belge ile 60.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8596 E. 2014/16857 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu karardaİnternational Marketing an Trading Ag 'ye ortaklık «payı» olarak verdiği 50.000 Mark'ın davalılardan talep etmesi yönünde davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü F.A...ve S.
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık F.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · ibraz · teminat
Benzer bu karardaİnternational Marketing an Trading Ag 'ye ortaklık «payı» olarak verdiği 50.000 Mark'ın davalılardan talep etmesi yönünde davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın doğrudan davalılara 50.000 Alman Markı'nı vermediği gibi davalıların da söz konusu paranın ödenmesi hususunda davacıya yönelik olarak «teminat» veya benzeri bir «taahhütlerinin» bulunmadığı, davacının ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip olan dava dışı ...
Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
… le dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacını …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5608 E. 2010/1894 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · ortaklık sözleşmesi · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
… ği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
28.02.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr «payı» ortaklık sertifikası” ve “Tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 150.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ba formu · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında «tahsilat makbuzu», kâr «payı», ortaklık sertifikası talep «formu» aldığı, «ortaklık sözleşmesi» imzaladığı, “yurt dışındaki şirket «kaydının» ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak «iflas» ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete «husumet» yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5587 E. 2012/5068 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · taahhütname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan «pasif husumet» yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamamas …
Holding AŞ’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ...
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ........., ve ..........,’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, .......,’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, .........,AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, ......., GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet Fadıl Akgündüz’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 13.04.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ba formu · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 13.04.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiştir.
Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/4201 E. , 2010/584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2007 tarih ve 2007/472-2007/739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...Ş.’nin 03.10.1997 tarihinde diğer davalı Memet ... tarafından kurulup, şirketin tek imza ile yetkilisinin davalı Memet ... olduğunu, ... Grubu’nun Almanya ayağı olan ... International Marketing and Trading GmbH’nin 19.12.1996 tarihinde, Liechteristein’da da ... International Marketing and […]G.’nın kurulduğunu, ... AG’nın topladığı paraları Türkiye’ye aktardığını ve 07.07.1999 tarihinde hileli olarak iflas ettirdiğini, davalıların Almanya ve Lechtenstein’de kurdukları şirketler aracılığı ile yüksek oranlarda faiz garantisi ve geri ödeme güvencesi ile milyonlarca DM para topladıklarını, davacıya da aynı garantileri vererek tahsil ettikleri 100.000 DM’nı 09.05.2007 tarihli ihtarnameye rağmen davacıya iade etmediklerini, yurt dışında kurulan adı geçen şirketlerin müvekkilinden ve diğer mağdurlardan toplanan paraların Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı kararında belirtildiği üzere davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, “davacının farklı tüzel kişi olan
... AG’ye yatırdığı parayı davalılardan isteyemeyeceği” şeklindeki davalı tarafın ret gerekçesinin “hukuka aykırı faaliyetlere kılıf uydurulması” olduğunu ileri sürerek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespitine, davacı ile davalılar arasında mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM’nın (51.129,18 Euro’nun) karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında para alış-verişi olmadığından müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin yasalara aykırı bir davranışı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan pasif husumet yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamaması halinde davalı şirkete karşı dava açılması gerektiği, buna göre işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı Memet ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “... Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...
Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ...
GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.
16.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge ile 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007904900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz