6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/4201 E. 2010/584 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü aldatma (hile) ortaklık sözleşmesi dolandırıcılık pasif husumet ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye iflas taahhütname ihtarname eksik inceleme husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan pasif husumet yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamaması halinde davalı şirkete karşı dava açılması gerektiği, buna göre işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı Memet ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “... Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ...

GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.

16.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge ile 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8790 E. 2010/4166 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/108 E. 2010/10282 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8596 E. 2014/16857 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5608 E. 2010/1894 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5587 E. 2012/5068 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/4201 E.  ,  2010/584 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2007 tarih ve 2007/472-2007/739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...Ş.’nin 03.10.1997 tarihinde diğer davalı Memet ... tarafından kurulup, şirketin tek imza ile yetkilisinin davalı Memet ... olduğunu, ... Grubu’nun Almanya ayağı olan ... International Marketing and Trading GmbH’nin 19.12.1996 tarihinde, Liechteristein’da da ... International Marketing and […]G.’nın kurulduğunu, ... AG’nın topladığı paraları Türkiye’ye aktardığını ve 07.07.1999 tarihinde hileli olarak iflas ettirdiğini, davalıların Almanya ve Lechtenstein’de kurdukları şirketler aracılığı ile yüksek oranlarda faiz garantisi ve geri ödeme güvencesi ile milyonlarca DM para topladıklarını, davacıya da aynı garantileri vererek tahsil ettikleri 100.000 DM’nı 09.05.2007 tarihli ihtarnameye rağmen davacıya iade etmediklerini, yurt dışında kurulan adı geçen şirketlerin müvekkilinden ve diğer mağdurlardan toplanan paraların Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı kararında belirtildiği üzere davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, “davacının farklı tüzel kişi olan

... AG’ye yatırdığı parayı davalılardan isteyemeyeceği” şeklindeki davalı tarafın ret gerekçesinin “hukuka aykırı faaliyetlere kılıf uydurulması” olduğunu ileri sürerek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespitine, davacı ile davalılar arasında mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM’nın (51.129,18 Euro’nun) karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında para alış-verişi olmadığından müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin yasalara aykırı bir davranışı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğu, yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, akdi ilişkinin davacı ile yurt dışı şirket arasında kurulduğundan pasif husumet yönünden red kararı verilebilirse de, ortaklık ilişkisi göz önünde tutulduğunda, öncelikle yurt dışı şirket yönünden alacak isteminde bulunulması, sonuç alınamaması halinde davalı şirkete karşı dava açılması gerektiği, buna göre işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu ... Grubu’nun Almanya’da ... International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da ... International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle ... International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 100.000 DM karşılığı olan 92.032 YTL’nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı Memet ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “... Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... AG’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ...

Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ...

GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.

16.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge ile 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı ... International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007904900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.