6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/5608 E. 2010/1894 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü tahsilat makbuzu aldatma (hile) ortaklık sözleşmesi ba formu dolandırıcılık ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye iflas taahhütname ihtarname cy/cy kaydı eksik inceleme husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında tahsilat makbuzu, kâr payı, ortaklık sertifikası talep formu aldığı, ortaklık sözleşmesi imzaladığı, “yurt dışındaki şirket kaydının ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak iflas ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 150.000 DM karşılığı olan 138.049 YTL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “Jetpa Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.

28.02.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr payı ortaklık sertifikası” ve “Tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 150.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8303 E. 2012/1225 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5597 E. 2012/8372 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5591 E. 2012/5071 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5589 E. 2012/5069 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5583 E. 2012/5064 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/5608 E.  ,  2010/1894 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2007/446-2007/881 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların Almanya ve Liechtenstein’da kurdukları şirketler aracılığı ile yüksek oranlarda faiz garantisi ve geri ödeneceği güvencesi ile milyonlarca DM para topladığını, davalılar tarafından davacıya da aynı garantilerin verilmesi üzerine 28.02.1999 tarihinde 150.000 DM’nı davacıdan tahsil ettiklerini, davalılar tarafından verilen garantilere ve gönderilen ihtarnameye rağmen davacı parasının iade edilmediğini, davacının yatırdığı para karşılığı verilen belgede Jetpa AG yazmakla birlikte, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı kararı ve resmi kurum raporlarında belirtildiği üzere Jetpa Holding A.Ş.’ne ve ...’ün şahsi hesaplarına paraların aktarıldığını, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı olan davalı ...

ile diğer davalı ...Ş. işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davacı ile davalılar arasında hukuka aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 150.000 DM (76.693,77 Euro) karşılığı 138.049 YTL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı iddiasının dava dışı Jetpa International Marketing Und Trading AG’ye sessiz ortak olduğu ve adı geçen şirkete para verdiği iddiasına dayalı olup, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin hesaplarına yasa dışı ve usulsüz biçimde aktarılmış tek kuruş bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının doğrudan davalılara değil yurt dışında bulunan şirkete ortak sıfatı ile para yatırdığı ve karşılığında tahsilat makbuzu, kâr payı, ortaklık sertifikası talep formu aldığı, ortaklık sözleşmesi imzaladığı, “yurt dışındaki şirket kaydının ticaret sicilinden silindiği, şirketin 07.07.1999 tarihinde hileli olarak iflas ettirildi, toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığı” iddia olunmuş ise de, davalıların dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan sorumlulukları bulunmadığı, davalıları sorumlu kılabilmek için öncelikle ödeme yapılan dava dışı şirkete husumet yöneltilerek dava açılması, sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading AG aracılığı ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, davalıların hukuka aykırı para topladıklarının tespiti ile taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 150.000 DM karşılığı olan 138.049 YTL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Yargılama sırasında davacı vekili, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını ve o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “Jetpa Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ...

olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu tartışılmamış olup, işbu davada emsal olarak kabul edilemez.

28.02.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, “Kâr payı ortaklık sertifikası” ve “Tahsilat makbuzu” başlıklı belge ile 150.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden de adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, öncelikle o şirkete müracaat edilmesi, sonuç alınamaması halinde işbu davanın açılması gerektiği belirtilerek dava reddedilmiş ise de, davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009329000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.