Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10946 E. 2010/10327 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ tavzih↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede ilanına, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemizce asıl karar onanmış, tavzih kararının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, tavzih kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ticaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece uyulan Dairemizin 05.11.2002 gün ve 2002/6527 – 2002/10016 karar no'lu bozma ilamında belirtildiği üzere davalının ticaret ünvanında ve daha önce iptaline karar verilen markalarında da yer alan ...sözcüğünün markasal olarak kullanılması ve kullanıma daha önce davalının iptal edilen markalarında yer alan HT ibaresinin de ilave edilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçların ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 02.06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 10.07.2007 tarihli ek raporda davalının etiket ve levhalarda HT işaretini kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davalının tescilli ticaret ünvanını tescil edildiği şekilden farklı olarak ve markasal olarak kullanımının da davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu açıklanmış, mahkemece bu raporlar benimsenerek ve hükmün gerekçesine esas alınarak davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ilana ve maddi – manevi tazminata karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 02.02.2008 tarihli tavzih kararında davalının unvanındaki “...” sözcüğünün silinmesi, bu sözcüğü ve “HT” rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına, karar verilmiştir. HUMK'nun 74.maddesine göre, hakim talepden fazlaya hükmedemez. HUMK 455.madde uyarınca da, hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar taraflardan her biri tavzih isteyebilir. Hakim tavzih suretiyle hükme yeni bir şey ekleyemez, önceki hükümde karar vermeyi unuttuğu hususu tavzihle karara ilave edemez. Ancak hükümde yer alan bir husus müphem ve gayrivazıh ise bu hususu tavzihle açıklayabilir, bu halde tavzihle hükme ilave yapılması sözkonusu değildir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin “talep konusu” bölümünde haksız rekabetin önlenmesini istemiş “ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlardan ve tabelalardan kaldırılması” taleplerini de sıralamıştır. Mahkemece ticaret unvanındaki ...sözcüğünün ve ünvanda yer almayan, daha önce iptal edilen markada yer alan HT ibaresinin marka olarak kullanımının haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine karar verildiğine ve özellikle “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına” karar verildiğine göre, hükümde yer alan “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılması”ndan neyin anlaşılması gerektiğinin, yani hükümdeki müphem ve gayrivazıh bu hususun açıklanması HUMK 455.maddesindeki tavzih kapsamındadır. Tavzih kararında sadece markasal kulanım şeklinde, ...sözcüğü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanmasına basılı kağıtlardan kaldırılmasına ünvanı tam içermeyen sadece ...sözcüğünü taşıyan markasal kullanım şeklindeki ve HT rumuzu içeren ilan ve tabelaların kaldırılmasına karar verilmesi talebe ve asıl hükme uygun olup kararın bu kısmının onanması gerekir. Bu nedenle ticaret unvanının haksız rekabet oluşturacak şekilde markasal kullanımı ve HT rumuzunun kullanımıyla ilgili haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair hükmü açıklayan tavzih kararının Dairemizce bozulması ve bozma ilamında bu konuya ilişkin olarak davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri arasında bir talep bulunmadığı belirlemesi dosya içeriğine ve asıl hükme göre yerinde olmayıp kaldırılması gerekmiştir. Tavzih kararında, davalının tescilli ticaret unvanındaki “...” sözcüğünün de silinmesine ve ilan ve tabelalardan kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle haksız rekabet davası olduğuna ve TTK 54.maddesi kapsamında davada ticaret unvanının terkini talep edilmediğine göre, tavzihle talebin de aşılarak, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün silinmesine ve unvandaki ibarelerin tam olarak yer aldığı, ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayan tabelalar ve ilanların da kaldırılmasına karar verilmesi Usul ve Yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması yerinde ve davacı vekilinin bu hususlara ilişkin karar düzeltme istemleri kabul edilmemiş, yukarıda 1 nolu bent kapsamında reddedilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1444 E. 2011/4853 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu kararda1- HUMK.nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Mahkemece «tavzih» yolu ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının değiştirilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 10.11.2006 tarihli “DÜZELTME” başlıklı kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hatanın düzeltilmesi · vekile tebliğ · maddi hata · havale · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemenin 19.04.2006 tarihli gerekçeli kararından sonra davalılar vekili Av..... tarafından verilen 06.11.2006 «havale» tarihli dilekçe ile karar harcı ve avukatlık ücretinin fazla olduğu belirtilerek, «maddi hatanın düzeltilmesi» istenilmiş, mahkemece 10.11.2006 tarihli “DÜZELTME” başlıklı karar ile hüküm fıkrasının (2) ve (4) numaralı bentlerinde yazılı rakamlar değiştirilmiştir.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, davacı vekili ise “karar ve ilam harcı ile «vekalet ücretine»” ilişkin mahkemenin 10.11.2006 tarihli düzeltme kararını temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Mahkemenin 10.11.2006 tarih ve 2006/50-170 sayılı ek kararı davacı yararına bozulmuş olmakla, işbu bozma kararı taraf «vekillerine tebliğ» edilerek, karar düzeltme süresi beklenildikten sonra davalı vekilinin karar düzeltme itirazları incelenmek üzere dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15135 E. 2011/7643 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Mahalli mahkemece 01.10.2009 tarihli kararda 497,43 TL tercüme gideri eklenmeden «yargılama giderinin» eksik hesaplanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7979 E. 2010/7240 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu karardaKarar kesinleştikten sonra davalı kooperatif vekilince, davacı ... vekilinin asıl davada talep ettiği alacağa 24.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesini istediği, ayrıca (5.000)YTL tutarındaki talep miktarının da «ıslah» edilmediği, mahkemece verilen kararla talebin açıldığı ileri sürülerek, «tavzih» talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, «temerrüt tarihinin» sehven 29.11.2003 yerine 20.11.2003 olarak yazıldığı gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki «maddi hatanın» temerrüt tarihinin 24.11.2003 olarak düzeltilmesi suretiyle giderilmesine, davacı vekilince «ıslah» talebinde bulunulduğu ve harcın da nihai karar ile tamamlandığı gerekçesiyle diğer «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Asıl dava, davalı kooperatif «ortaklığından çıkma payının» tahsili, birleşen dava, davalı kooperatifçe girişilen icra takibi dolayısıyla «borçlu olunmadığının tespiti» istemlerine ilişkin olup, mahkemece 29.04.2008 günlü karar ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildikten sonra, davalı vekilinin 14.07.2008 günlü dilekçesi üzerine mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile hüküm fıkrası «tavzih» edilerek, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi» değiştirilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · çıkma payı · ortaklıktan çıkma · faiz başlangıç tarihi · borçlu olunmadığının tespiti · temerrüt tarihi · maddi hata · oy yasağı
Benzer bu kararda1- Asıl dava, davalı kooperatif «ortaklığından çıkma payının» tahsili, birleşen dava, davalı kooperatifçe girişilen icra takibi dolayısıyla «borçlu olunmadığının tespiti» istemlerine ilişkin olup, mahkemece 29.04.2008 günlü karar ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildikten sonra, davalı vekilinin 14.07.2008 günlü dilekçesi üzerine mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile hüküm fıkrası «tavzih» edilerek, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi» değiştirilmiştir.
Mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, «temerrüt tarihinin» sehven 29.11.2003 yerine 20.11.2003 olarak yazıldığı gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki «maddi hatanın» temerrüt tarihinin 24.11.2003 olarak düzeltilmesi suretiyle giderilmesine, davacı vekilince «ıslah» talebinde bulunulduğu ve harcın da nihai karar ile tamamlandığı gerekçesiyle diğer «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin «tavzih» talebini içeren dilekçesi üzerine, «temerrüt faiz başlangıç tarihinin» tavzih yolu ile değiştirilmesi, anılan yasa maddelerine açıkça aykırı olduğundan, davacı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen 16.07.2008 tarihli tavzih kararının bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin «asıl alacak» miktarının da «tavzih» edilmesi talebinin reddine vaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı vekilinin mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarına ilişkin olan tavzih istemi de yukarıda açıklandığı üzere hükmün değiştirilmesi «yasağı» kapsamında bulunduğundan, mahkemece davalı vekilinin anılan tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile «haksız rekabetin» önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede «ilanına», 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin «tavzih» istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemi …
Davacı vekili, «tavzih» kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
… icaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm «ilan» ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren «tavzih» kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerd …
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10946 E. , 2010/10327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2007 gün ve 2005/498 - 2007/384 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.01.2010 gün ve 2008/4640 - 2010/971 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının uzun yıllardan beri “...”markası ile traktör pulluğu imal edip sattığını, bu ibarenin aynı zamanda ticaret unvanının çekirdek kelimesi olduğunu, davalının da “...” markası ile aynı ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, davacının daha önce, marka iptali, haksız rekabetin ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi için açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ancak unvandaki “...” sözcüğünün unvandan çıkarılmasının unutulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın başlamasıyla, davalının “ ...” “......”, “HT ...” markalarıyla haksız rekabetini sürdürdüğünü, davalının davranışlarında kötüniyetli olup, davacının bundan, büyük zarar gördüğünü belirterek, haksız rekabetin önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, şimdilik 10 milyar lira maddi ve 20 milyar lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede ilanına, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemizce asıl karar onanmış, tavzih kararının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, tavzih kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ticaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece uyulan Dairemizin 05.11.2002 gün ve 2002/6527 – 2002/10016 karar no'lu bozma ilamında belirtildiği üzere davalının ticaret ünvanında ve daha önce iptaline karar verilen markalarında da yer alan ...sözcüğünün markasal olarak kullanılması ve kullanıma daha önce davalının iptal edilen markalarında yer alan HT ibaresinin de ilave edilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçların ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
02. 06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 10.07.2007 tarihli ek raporda davalının etiket ve levhalarda HT işaretini kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davalının tescilli ticaret ünvanını tescil edildiği şekilden farklı olarak ve markasal olarak kullanımının da davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu açıklanmış, mahkemece bu raporlar benimsenerek ve hükmün gerekçesine esas alınarak davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ilana ve maddi – manevi tazminata karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 02.02.2008 tarihli tavzih kararında davalının unvanındaki “...” sözcüğünün silinmesi, bu sözcüğü ve “HT” rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına, karar verilmiştir.
HUMK'nun 74.maddesine göre, hakim talepden fazlaya hükmedemez. HUMK 455.madde uyarınca da, hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar taraflardan her biri tavzih isteyebilir. Hakim tavzih suretiyle hükme yeni bir şey ekleyemez, önceki hükümde karar vermeyi unuttuğu hususu tavzihle karara ilave edemez. Ancak hükümde yer alan bir husus müphem ve gayrivazıh ise bu hususu tavzihle açıklayabilir, bu halde tavzihle hükme ilave yapılması sözkonusu değildir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin “talep konusu” bölümünde haksız rekabetin önlenmesini istemiş “ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlardan ve tabelalardan kaldırılması” taleplerini de sıralamıştır.
Mahkemece ticaret unvanındaki ...sözcüğünün ve ünvanda yer almayan, daha önce iptal edilen markada yer alan HT ibaresinin marka olarak kullanımının haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine karar verildiğine ve özellikle “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına” karar verildiğine göre, hükümde yer alan “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılması”ndan neyin anlaşılması gerektiğinin, yani hükümdeki müphem ve gayrivazıh bu hususun açıklanması HUMK 455.maddesindeki tavzih kapsamındadır. Tavzih kararında sadece markasal kulanım şeklinde, ...sözcüğü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanmasına basılı kağıtlardan kaldırılmasına ünvanı tam içermeyen sadece ...sözcüğünü taşıyan markasal kullanım şeklindeki ve HT rumuzu içeren ilan ve tabelaların kaldırılmasına karar verilmesi talebe ve asıl hükme uygun olup kararın bu kısmının onanması gerekir.
Bu nedenle ticaret unvanının haksız rekabet oluşturacak şekilde markasal kullanımı ve HT rumuzunun kullanımıyla ilgili haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair hükmü açıklayan tavzih kararının Dairemizce bozulması ve bozma ilamında bu konuya ilişkin olarak davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri arasında bir talep bulunmadığı belirlemesi dosya içeriğine ve asıl hükme göre yerinde olmayıp kaldırılması gerekmiştir. Tavzih kararında, davalının tescilli ticaret unvanındaki “...” sözcüğünün de silinmesine ve ilan ve tabelalardan kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle haksız rekabet davası olduğuna ve TTK 54.maddesi kapsamında davada ticaret unvanının terkini talep edilmediğine göre, tavzihle talebin de aşılarak, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün silinmesine ve unvandaki ibarelerin tam olarak yer aldığı, ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayan tabelalar ve ilanların da kaldırılmasına karar verilmesi Usul ve Yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması yerinde ve davacı vekilinin bu hususlara ilişkin karar düzeltme istemleri kabul edilmemiş, yukarıda 1 nolu bent kapsamında reddedilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, ticaret "unvanından ...sözcüğünün silinmesi" ve ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da, tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasına dair Dairemiz kararına karşı davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine,
2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin 28.01.2010 gün 2008/4640 esas – 2010/971 karar nolu ilamının, tavzih kararına yönelik bozmayı içeren 2 nolu bendinin, ...sözcüğünün ticaret unvanından farklı olarak markasal kullanımına ilişkin ve HT ibaresinin de kullanımına ilişkin haksız rekabetin önlenmesi ve maddi sonuçların ortadan kaldırılmasıyla ilgili olarak “...sözcüğünü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerinin toplanmasına, basılı kağıtlarından kaldırılmasına,ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına” dair tavzih hükmüyle ilişkin olarak kaldırılmasına, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün markasal kullanımı suretiyle ve HT rumuzunu kullanmak suretiyle haksız rekabete ilişkin maddi sonuçların ortadan kaldırılmasına yönelik tavzih hükmünün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029679900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz