6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanının terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10946 E. 2010/10327 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini tavzih ticaret unvanı marka hakkına tecavüz maddi ve manevi tazminat terkin taşıyan ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74HUMK 440HUMK 455 · TTK — TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede ilanına, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemizce asıl karar onanmış, tavzih kararının ise bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili, tavzih kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ticaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece uyulan Dairemizin 05.11.2002 gün ve 2002/6527 – 2002/10016 karar no'lu bozma ilamında belirtildiği üzere davalının ticaret ünvanında ve daha önce iptaline karar verilen markalarında da yer alan ...sözcüğünün markasal olarak kullanılması ve kullanıma daha önce davalının iptal edilen markalarında yer alan HT ibaresinin de ilave edilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçların ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 02.06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 10.07.2007 tarihli ek raporda davalının etiket ve levhalarda HT işaretini kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davalının tescilli ticaret ünvanını tescil edildiği şekilden farklı olarak ve markasal olarak kullanımının da davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu açıklanmış, mahkemece bu raporlar benimsenerek ve hükmün gerekçesine esas alınarak davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ilana ve maddi – manevi tazminata karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 02.02.2008 tarihli tavzih kararında davalının unvanındaki “...” sözcüğünün silinmesi, bu sözcüğü ve “HT” rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına, karar verilmiştir. HUMK'nun 74.maddesine göre, hakim talepden fazlaya hükmedemez. HUMK 455.madde uyarınca da, hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar taraflardan her biri tavzih isteyebilir. Hakim tavzih suretiyle hükme yeni bir şey ekleyemez, önceki hükümde karar vermeyi unuttuğu hususu tavzihle karara ilave edemez. Ancak hükümde yer alan bir husus müphem ve gayrivazıh ise bu hususu tavzihle açıklayabilir, bu halde tavzihle hükme ilave yapılması sözkonusu değildir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin “talep konusu” bölümünde haksız rekabetin önlenmesini istemiş “ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlardan ve tabelalardan kaldırılması” taleplerini de sıralamıştır. Mahkemece ticaret unvanındaki ...sözcüğünün ve ünvanda yer almayan, daha önce iptal edilen markada yer alan HT ibaresinin marka olarak kullanımının haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine karar verildiğine ve özellikle “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına” karar verildiğine göre, hükümde yer alan “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılması”ndan neyin anlaşılması gerektiğinin, yani hükümdeki müphem ve gayrivazıh bu hususun açıklanması HUMK 455.maddesindeki tavzih kapsamındadır. Tavzih kararında sadece markasal kulanım şeklinde, ...sözcüğü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanmasına basılı kağıtlardan kaldırılmasına ünvanı tam içermeyen sadece ...sözcüğünü taşıyan markasal kullanım şeklindeki ve HT rumuzu içeren ilan ve tabelaların kaldırılmasına karar verilmesi talebe ve asıl hükme uygun olup kararın bu kısmının onanması gerekir. Bu nedenle ticaret unvanının haksız rekabet oluşturacak şekilde markasal kullanımı ve HT rumuzunun kullanımıyla ilgili haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair hükmü açıklayan tavzih kararının Dairemizce bozulması ve bozma ilamında bu konuya ilişkin olarak davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri arasında bir talep bulunmadığı belirlemesi dosya içeriğine ve asıl hükme göre yerinde olmayıp kaldırılması gerekmiştir. Tavzih kararında, davalının tescilli ticaret unvanındaki “...” sözcüğünün de silinmesine ve ilan ve tabelalardan kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle haksız rekabet davası olduğuna ve TTK 54.maddesi kapsamında davada ticaret unvanının terkini talep edilmediğine göre, tavzihle talebin de aşılarak, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün silinmesine ve unvandaki ibarelerin tam olarak yer aldığı, ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayan tabelalar ve ilanların da kaldırılmasına karar verilmesi Usul ve Yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması yerinde ve davacı vekilinin bu hususlara ilişkin karar düzeltme istemleri kabul edilmemiş, yukarıda 1 nolu bent kapsamında reddedilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1444 E. 2011/4853 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15135 E. 2011/7643 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7979 E. 2010/7240 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10946 E.  ,  2010/10327 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aydın 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2007 gün ve 2005/498 - 2007/384 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.01.2010 gün ve 2008/4640 - 2010/971 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davacının uzun yıllardan beri “...”markası ile traktör pulluğu imal edip sattığını, bu ibarenin aynı zamanda ticaret unvanının çekirdek kelimesi olduğunu, davalının da “...” markası ile aynı ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, davacının daha önce, marka iptali, haksız rekabetin ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi için açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ancak unvandaki “...” sözcüğünün unvandan çıkarılmasının unutulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın başlamasıyla, davalının “ ...” “......”, “HT ...” markalarıyla haksız rekabetini sürdürdüğünü, davalının davranışlarında kötüniyetli olup, davacının bundan, büyük zarar gördüğünü belirterek, haksız rekabetin önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, şimdilik 10 milyar lira maddi ve 20 milyar lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın gazetede ilanına, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih istemi üzerine mahkemece hükmün fıkrasına paragraf eklenmek suretiyle karar tavzih edilmiş, davalı vekilinin asıl kararı ve tavzih kararını temyizi üzerine Dairemizce asıl karar onanmış, tavzih kararının ise bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili, tavzih kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ticaret ünvanından "..." sözcüğünün silinmesi ve "..." sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece uyulan Dairemizin 05.11.2002 gün ve 2002/6527 – 2002/10016 karar no'lu bozma ilamında belirtildiği üzere davalının ticaret ünvanında ve daha önce iptaline karar verilen markalarında da yer alan ...sözcüğünün markasal olarak kullanılması ve kullanıma daha önce davalının iptal edilen markalarında yer alan HT ibaresinin de ilave edilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçların ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

02. 06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 10.07.2007 tarihli ek raporda davalının etiket ve levhalarda HT işaretini kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davalının tescilli ticaret ünvanını tescil edildiği şekilden farklı olarak ve markasal olarak kullanımının da davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu açıklanmış, mahkemece bu raporlar benimsenerek ve hükmün gerekçesine esas alınarak davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ilana ve maddi – manevi tazminata karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 02.02.2008 tarihli tavzih kararında davalının unvanındaki “...” sözcüğünün silinmesi, bu sözcüğü ve “HT” rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına, karar verilmiştir.

HUMK'nun 74.maddesine göre, hakim talepden fazlaya hükmedemez. HUMK 455.madde uyarınca da, hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar taraflardan her biri tavzih isteyebilir. Hakim tavzih suretiyle hükme yeni bir şey ekleyemez, önceki hükümde karar vermeyi unuttuğu hususu tavzihle karara ilave edemez. Ancak hükümde yer alan bir husus müphem ve gayrivazıh ise bu hususu tavzihle açıklayabilir, bu halde tavzihle hükme ilave yapılması sözkonusu değildir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin “talep konusu” bölümünde haksız rekabetin önlenmesini istemiş “ambalaj ve etiketlerin toplanması, basılı kağıtlardan kaldırılması, tüm ilanlardan ve tabelalardan kaldırılması” taleplerini de sıralamıştır.

Mahkemece ticaret unvanındaki ...sözcüğünün ve ünvanda yer almayan, daha önce iptal edilen markada yer alan HT ibaresinin marka olarak kullanımının haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine karar verildiğine ve özellikle “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına” karar verildiğine göre, hükümde yer alan “haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılması”ndan neyin anlaşılması gerektiğinin, yani hükümdeki müphem ve gayrivazıh bu hususun açıklanması HUMK 455.maddesindeki tavzih kapsamındadır. Tavzih kararında sadece markasal kulanım şeklinde, ...sözcüğü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerin toplanmasına basılı kağıtlardan kaldırılmasına ünvanı tam içermeyen sadece ...sözcüğünü taşıyan markasal kullanım şeklindeki ve HT rumuzu içeren ilan ve tabelaların kaldırılmasına karar verilmesi talebe ve asıl hükme uygun olup kararın bu kısmının onanması gerekir.

Bu nedenle ticaret unvanının haksız rekabet oluşturacak şekilde markasal kullanımı ve HT rumuzunun kullanımıyla ilgili haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair hükmü açıklayan tavzih kararının Dairemizce bozulması ve bozma ilamında bu konuya ilişkin olarak davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri arasında bir talep bulunmadığı belirlemesi dosya içeriğine ve asıl hükme göre yerinde olmayıp kaldırılması gerekmiştir. Tavzih kararında, davalının tescilli ticaret unvanındaki “...” sözcüğünün de silinmesine ve ilan ve tabelalardan kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle haksız rekabet davası olduğuna ve TTK 54.maddesi kapsamında davada ticaret unvanının terkini talep edilmediğine göre, tavzihle talebin de aşılarak, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün silinmesine ve unvandaki ibarelerin tam olarak yer aldığı, ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayan tabelalar ve ilanların da kaldırılmasına karar verilmesi Usul ve Yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması yerinde ve davacı vekilinin bu hususlara ilişkin karar düzeltme istemleri kabul edilmemiş, yukarıda 1 nolu bent kapsamında reddedilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, ticaret "unvanından ...sözcüğünün silinmesi" ve ...sözcüğünün markasal kullanımı şeklinde olmayıp da, tescilli şekline uygun olan ticaret ünvanının yer aldığı tüm ilan ve tabelaların da kaldırılması hükmünü de içeren tavzih kararının bozulmasına dair Dairemiz kararına karşı davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine,

2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin 28.01.2010 gün 2008/4640 esas – 2010/971 karar nolu ilamının, tavzih kararına yönelik bozmayı içeren 2 nolu bendinin, ...sözcüğünün ticaret unvanından farklı olarak markasal kullanımına ilişkin ve HT ibaresinin de kullanımına ilişkin haksız rekabetin önlenmesi ve maddi sonuçların ortadan kaldırılmasıyla ilgili olarak “...sözcüğünü ve HT rumuzunu içeren davalıya ait ambalaj ve etiketlerinin toplanmasına, basılı kağıtlarından kaldırılmasına,ilanlarının ve tabelalarının kaldırılmasına” dair tavzih hükmüyle ilişkin olarak kaldırılmasına, ticaret unvanındaki ...sözcüğünün markasal kullanımı suretiyle ve HT rumuzunu kullanmak suretiyle haksız rekabete ilişkin maddi sonuçların ortadan kaldırılmasına yönelik tavzih hükmünün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029679900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.