Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15135 E. 2011/7643 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih↗ yargılama gideri↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli faydalı modelin yenilik kriterine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar tavzih edilerek hesaplamaya dahil edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün tavzihi, her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak ise mümkün değildir. Davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı vekilinin tavzih talebini içeren dilekçe üzerine, yargılama giderinde değişiklik yapılan 10.11.2009 tarihli tavzih kararı, HUMK'nun 455 ve devam eden maddelerine açıkça aykırı olduğundan tavzih kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Mahalli mahkemece 01.10.2009 tarihli kararda 497,43 TL tercüme gideri eklenmeden yargılama giderinin eksik hesaplanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1444 E. 2011/4853 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu kararda1- HUMK.nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Mahkemece «tavzih» yolu ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının değiştirilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 10.11.2006 tarihli “DÜZELTME” başlıklı kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hatanın düzeltilmesi · vekile tebliğ · maddi hata · havale · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemenin 19.04.2006 tarihli gerekçeli kararından sonra davalılar vekili Av..... tarafından verilen 06.11.2006 «havale» tarihli dilekçe ile karar harcı ve avukatlık ücretinin fazla olduğu belirtilerek, «maddi hatanın düzeltilmesi» istenilmiş, mahkemece 10.11.2006 tarihli “DÜZELTME” başlıklı karar ile hüküm fıkrasının (2) ve (4) numaralı bentlerinde yazılı rakamlar değiştirilmiştir.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, davacı vekili ise “karar ve ilam harcı ile «vekalet ücretine»” ilişkin mahkemenin 10.11.2006 tarihli düzeltme kararını temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Mahkemenin 10.11.2006 tarih ve 2006/50-170 sayılı ek kararı davacı yararına bozulmuş olmakla, işbu bozma kararı taraf «vekillerine tebliğ» edilerek, karar düzeltme süresi beklenildikten sonra davalı vekilinin karar düzeltme itirazları incelenmek üzere dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7979 E. 2010/7240 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu karardaKarar kesinleştikten sonra davalı kooperatif vekilince, davacı ... vekilinin asıl davada talep ettiği alacağa 24.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesini istediği, ayrıca (5.000)YTL tutarındaki talep miktarının da «ıslah» edilmediği, mahkemece verilen kararla talebin açıldığı ileri sürülerek, «tavzih» talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, «temerrüt tarihinin» sehven 29.11.2003 yerine 20.11.2003 olarak yazıldığı gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki «maddi hatanın» temerrüt tarihinin 24.11.2003 olarak düzeltilmesi suretiyle giderilmesine, davacı vekilince «ıslah» talebinde bulunulduğu ve harcın da nihai karar ile tamamlandığı gerekçesiyle diğer «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Asıl dava, davalı kooperatif «ortaklığından çıkma payının» tahsili, birleşen dava, davalı kooperatifçe girişilen icra takibi dolayısıyla «borçlu olunmadığının tespiti» istemlerine ilişkin olup, mahkemece 29.04.2008 günlü karar ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildikten sonra, davalı vekilinin 14.07.2008 günlü dilekçesi üzerine mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile hüküm fıkrası «tavzih» edilerek, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi» değiştirilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · çıkma payı · ortaklıktan çıkma · faiz başlangıç tarihi · borçlu olunmadığının tespiti · temerrüt tarihi · maddi hata · oy yasağı
Benzer bu kararda1- Asıl dava, davalı kooperatif «ortaklığından çıkma payının» tahsili, birleşen dava, davalı kooperatifçe girişilen icra takibi dolayısıyla «borçlu olunmadığının tespiti» istemlerine ilişkin olup, mahkemece 29.04.2008 günlü karar ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildikten sonra, davalı vekilinin 14.07.2008 günlü dilekçesi üzerine mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile hüküm fıkrası «tavzih» edilerek, «temerrüt faizinin başlangıç tarihi» değiştirilmiştir.
Mahkemece 16.07.2008 tarihli karar ile dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, «temerrüt tarihinin» sehven 29.11.2003 yerine 20.11.2003 olarak yazıldığı gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki «maddi hatanın» temerrüt tarihinin 24.11.2003 olarak düzeltilmesi suretiyle giderilmesine, davacı vekilince «ıslah» talebinde bulunulduğu ve harcın da nihai karar ile tamamlandığı gerekçesiyle diğer «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin «tavzih» talebini içeren dilekçesi üzerine, «temerrüt faiz başlangıç tarihinin» tavzih yolu ile değiştirilmesi, anılan yasa maddelerine açıkça aykırı olduğundan, davacı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen 16.07.2008 tarihli tavzih kararının bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin «asıl alacak» miktarının da «tavzih» edilmesi talebinin reddine vaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı vekilinin mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarına ilişkin olan tavzih istemi de yukarıda açıklandığı üzere hükmün değiştirilmesi «yasağı» kapsamında bulunduğundan, mahkemece davalı vekilinin anılan tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar «tavzih» edilerek hesaplamaya «dahil» edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün «tavzihi», her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün «tavzihi», hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/15135 E. , 2011/7643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2009 tarih ve 2009/62-2009/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın değişik ülkelerinde kullanılan “Hijyenik Tuvalet Kağıdı Dispanseri” isimli faydalı modeli üreterek sattığını, davalının yeni olmayan bu faydalı modeli kendi adına tescil ettirerek davacıdan üretim yapmamasını ve satmamasını istediğini, davalı adına tescilli anılan faydalı modelin yeni olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli faydalı modelin yenilik kriterine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece yazılan gerekçeli kararda 1.583,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin dilekçesi üzerine karar tavzih edilerek hesaplamaya dahil edilmeyen 497,43 TL tercüme giderinin de eklenmesi suretiyle 2.080,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün tavzihi, her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, HUMK'nun 456. maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak ise mümkün değildir. Davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı vekilinin tavzih talebini içeren dilekçe üzerine, yargılama giderinde değişiklik yapılan 10.11.2009 tarihli tavzih kararı, HUMK'nun 455 ve devam eden maddelerine açıkça aykırı olduğundan tavzih kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Mahalli mahkemece 01.10.2009 tarihli kararda 497,43 TL tercüme gideri eklenmeden yargılama giderinin eksik hesaplanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 10.11.2009 tarihli tavzih kararının KALDIRILMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, 01.10.2009 tarihli gerekçeli kararın 6. maddesinde yer alan “1.583,20 TL” ibaresi çıkartılarak, yerine “2.080,63 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029224900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz